Caliber türkçesi Caliber nedir

Caliber ingilizcede ne demek, Caliber nerede nasıl kullanılır?

Cannon caliber : Topun kalibresi. Top namlusunun genişliği veya çapı.

Calibered : Kalibreli.

Calibergage : Çapölçer.

Calibers : Kalite. Kapasite. Ölçü. Çap. Yetenek. Kabiliyet. Kalibre.

Subcaliber : Namlucuk. Namlucuğa ait. Küçük kalibreli.

Calibrating : Derecelendirmek. Kalibresini bulmak. Ayarlamak. Ayar etmek.

Caliban : Prospero'nun canavara benzeyen kölesi. Uranüs'ün uydusu. Shakespeare'in the tempest (fırtına) eserindeki prospero'nun canavara benzeyen kölesi.

Calibrate : Çaplamak. Ayarlamak. Düzeltmek. Kalibrasyon yapmak. Derecelendirmek. Çapını ölçmek. Ayarlanmış. Ayar etmek. Kalibresini bulmak.

Calibrated : Derecelendirmek. Ölçülü. Ölçülenmiş. Kalibre edilmiş. Ayarlı. Ayarlanmış. Taksimatlı. Ayarlamak. Kalibresini bulmak. Ayar etmek.

Calibrated air speed : Kalibre edilmiş hava hızı. Düzeltilmiş hava sürati.

İngilizce Caliber Türkçe anlamı, Caliber eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Caliber ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aptness : Meyil. Zekilik. Yatkınlık. Münasiplik. Çabuk kavrama. Uygunluk. Yerindelik.

Aptitude : Yatkınlık. Bir öğrenim ve yetiştirme süreci sonunda bireyin varabileceği gelişme düzeyini belirleyen doğal yeti. Uygunluk. Doğal yetenek. Eğilim. Anıklık. Doğuştan yetenek. Meyil.

 

Superiority : Büyüklük. Yeğlik. Üstünlük. Amirlik. Meziyet. Üstün olma. Kendini beğenme. Faiklik.

Aptitudes : Meyil. Anıklık. İstidat. Yatkınlık. Uygunluk. Eğilim. Doğuştan yetenek.

Level : Seviyeli. Seviye. Bir nesnenin bir başkasına göre kimi niceliklerinde ya da konumunda gösterdiği ayrılık derecesi. Yıkmak. Nicem düzeneğinde, öğecik özdeciklerinin bulunabildiği kesikli değerlerdeki erkelerden her biri. Ölçülü. Düzeçlemek. Mantıklı. Dengeli. Ölçülen bir niceliğin değişkene bağlı olarak değişiminde ulaştığı düzlük.

Gauged : Değer biçmek. Hassas ölçülü. Ölçülmüş. Tartmak. Ölçmek. Ayarını hesaplamak.

Quality : Özdek ya da olayların özünü, durumunu ve başkalarından ayrımını belirleyen özelliklerin tümü. Bünye. Nevi. Nesnelerin sayıya vurulamayan ya da sözlü olarak dile getirilebilen özelliği. Kaliteli. Bir şeyi o şey yapan ve başka şeylerle karıştırılmamasını sağlayan varoluş biçimi. Çeşit. Asalet. Özellik. Ses rengi.

Diam : Bir objenin bir tarafından diğerine merkezden geçen hat uzunluğu. Kalınlık. Diameter (çap).

Duality : Çiftlik. İkilem. Dualite. Çifteşlik. Çift olma durumu. Ekonomi, fizik alanlarında kullanılır. Değişik yapıda iki öğenin birlikte bulunması. ikili özellik gösteren durum. İkililik. İkilik.

Capacities : Yeterlik. İktidar. Verim. Güç. Hacim. Sıfat.

Caliber synonyms : low quality, ground plan, grade, bents, foot rule, acumen, qualities, diameter, abilities, cadaster, dimensions, gauges, benting, worthed, artistry, admeasurement, accomplishments, benchmarks, dualities, dimension, bores, worths, capabilities, waters, benchmark, accomplishment, calibres, galliot, degree, denominations, adequacy, ability, extent.

 

Caliber zıt anlamlı kelimeler, Caliber kelime anlamı

Superior : Yüksek. İlgisiz. Asil. Kibirli. Daha kuvvetli. Üst (rütbe). Üstünlük taslayan. Amir. Üst.

High quality : Üstün kalite. İyi kalite. Yüksek kaliteli. Yüksek nitelikli.

Inferiority : Aşağılık. Adilik. Bayağılık.

Caliber antonyms : low quality, superiority, inferior.

Caliber ingilizce tanımı, definition of Caliber

Caliber kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Or the weight or size of the projectile which a firearm will carry. The diameter of the bore, as a cannon or other firearm, or of any tube. As, an 8 inch gun, a 12-pounder, a 44 caliber.