Çap nedir, Çap ne demek
Çap; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.
- Cisimlerin genişliği, kutur

- Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı bir biçimde.
- Uç noktaları dairenin çevresi üzerinde bulunan ve çemberin merkezinden geçen doğru parçası.
- Yapının veya arsanın boyutlarını ve sınırlarını gösteren harita.
- Büyüklük.
- Ölçü, ölçek.
- Bilgi, deneyim ve yeteneklerin tümü, kalibre.
- Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı.
"Çap" ile ilgili cümle
- "Tüfeklerin çaplarını sorsanız cevabını veremezler." - Ö. Seyfettin
- "Bir romanım Türkiye çapında ilk kez bu kadar çok okunuyordu." - A. Ağaoğlu
- "Gövdesi ise yaklaşık dört karış çapında ve üç karış yüksekliğindeydi." - İ. O. Anar
- "Dostumuza da düşmanımıza da hürmet etmeyi, onun çapını doğru tayin etmeyi bilmeliyiz." - N. F. Kısakürek
Yerel Türkçe anlamı:
Kağnı tekerleğinin ölçüsü.
Aykırı, eğri, dolaşık.
Sıva.
Tahıl ölçeği.
İnce, kuru ağaç.
En, boy.
Deste, çile, bağ.
Hile.
Köşe.
80 kg. lık buğday birimi.
Güveç, toprak tencere.
Bağ, deste, tutam
Tutam
Bir avuç.
Kor.
Bir fizik terimi olarak tanımı:
Bir çemberin özeğinden geçen bir doğrunun çemberi kestiği iki nokta arasındaki uzaklık.
Matematik terimi olarak kelime anlamı:
Bir toparda özekten geçen bir doğrunun toparın içinde kalan parçası ya da bu doğru parçasının uzunluğu 4 - (X, d) ölçevli uzayının bir A altkümesi için, eküs ( )sayısı. Simgesi : d(A)( )
Bir çemberde özekten geçen dilemsel bir kiriş.
Bu kirişin uzunluğu.
Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:
Uç noktaları dairenin çevresi üzerinde bulunan ve çemberin merkezinden geçen doğru parçası.
Bilimsel terim anlamı:
fotoğrafçılık: Kesilecek tıpkıçekimlerin üstüne konulan, cam ya da madenden yapılmış yaprak.
genel uygulayım: Yuvgusal küresel cisimlerin genişliği.
matematik: Bir çemberin özeğinden geçerek iki noktasını birleştiren doğru.
İngilizce'de Çap ne demek? Çap ingilizcesi nedir?:
diameter
Fransızca'da Çap ne demek?:
diamètre
Osmanlıca Çap ne demek? Çap Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
kutur, çap
Çap tanımı, anlamı:
Çaptan düşmek : Çalışma gücü, verimi azalmış veya tükenmiş olmak.
Açısal çap : Ay, Güneş vb. gök cisminin çapını gözlemciden gören açı.
Dış yarıçap : Düzgün bir çokgenin köşelerinden geçen dairelerin yarı çapı.
İç yarıçap : Düzgün bir çokgenin içine çizilen dairenin yarıçapı.
Yarıçap : Çemberin herhangi bir noktasıyla merkezini birleştiren doğru parçası, çapın yarısı, nısıf kutur.
Küçük çapta : Yaygın olmayan. Belirli bir ölçüde.
Ufak çapta : Önemsiz. Küçük olan.
Kutur : Köşegen. Daire ve kürede çap.
Büyüklük : Büyüklere yaraşır bağışlayıcı davranış. Büyük olma durumu. Depremde oluşan enerjinin düzeyini belirten ölçü. Ululuk.
Ölçü : Ölçme sonucu bulunan rakam. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Değer, itibar. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Ölçüt. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Belirlenmiş boyut.
Ölçek : Bu ölçü miktarında olan. Birim kabul edilen herhangi bir şeyin alabildiği kadar ölçü. Tahıl ölçmeye yarar kap, kile. Dört okkaya eşit ağırlık ölçüsü. Bir harita veya resimde görülen uzaklıklarla bunların işaret ettiği, karşılandığı gerçek uzunluklar arasındaki oran. Bir ölçü aletinin üzerinde çizgilerle ayrılmış bölüm, kadran.
Bozuk : Bozulmuş olan. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık. Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz.
Eğri : Yatay veya düşey olmayan, bütünüyle bir yana eğilmiş bulunan, eğik, mail. Doğru veya düz olmayan çizgi, yüzey. Yay gibi kavislenmiş, eğmeçli, mukavves. Doğru veya düz olmayan, bir noktasında yön değiştiren, çarpık, münhani, doğru karşıtı. Yanlış bir biçimde. Bir olayın şiddetindeki azalış ve çoğalışları gösteren çizgi.
Dolaşık : Amacını doğrudan doğruya değil de dolayısıyla sezdiren. Karışık (saç, ip vb.). Dolaşarak giden (yol). Kolay çözülmeyecek veya içinden çıkılmayacak derecede karışık.
Aykırı : Alışılmışa, doğru olarak kabul edilmişe uygun olmayan, karşıt, ters, mugayir, muhalif. Çapraz, ters. Toplumda görüş ve yaşayış biçimiyle uçlarda bulunan (kimse), marjinal. Gidilen yol üzerinde olmayıp gidiş yönüne ters düşen. Bütün noktaları aynı düzlemde bulunmayan.
Çap çap : Ağzını şapırdatarak yemek yemeyi anlatır. Yeni yürüyen çocukların yürüyüşü (hk.). Şapır şapır
Çap çarap : Yalan dolan.
Çap demiri : Testere dişlerini içeri, dışarı bükmeğe yarayan yassı, girintili çıkıntılı demir.
Çap demürü : El hızarlarının dişlerini ayarlamaya yarar alet
Çap gitmek : Zıt gitmek.
Çap vermek : Testerenin dişlerini düzene koymak.
Çap yapmak : Söz verdiği işi yapmamak.
Diğer dillerde Çap anlamı nedir?
İngilizce'de Çap ne demek? : [cap] n. hat; cover, cork; maximum limit or quota; summit, peak; symbol used to denote an intersection (Mathematics); top part of a mushroom; noisemaker made of paper containing a bit of gunpowder; (Dentistry) crown
v. put a cap on; put a top on; crown; do better than
n. cape, point, headland
Fransızca'da Çap : diamètre [le], calibre [le], échelle [la], jauge [la], module [le]
Almanca'da Çap : n. Abmessung: Abmessungen, Diameter, Durchmesser, Durchschnitt, Kaliber, Maß: Maße
Rusça'da Çap : n. диаметр (M), поперечник (M), калибр (M), величина (F), масштаб (M)
adj. диаметральный

Bu kısımda Çap nedir? Çap ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Çap tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Çap hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.