Extents türkçesi Extents nedir

Extents ingilizcede ne demek, Extents nerede nasıl kullanılır?

Extent of authority : Salahiyetin şümulü.

Extent of the patent right : Bulgucuya verilen hakların kapsamı. Bağışlanan hakkın genişliği.

To the extent that : Bununla ilgili olarak. Halinde. -dığı ölçüde. Nispette.

Areal extent : Alansal uzanım. Alansal kapsam. Yüzey kaplamı. Bir katmanın yeryüzünde kapladığı alan.

Go to any extent : Her şeye başvurmak.

To a large extent : Büyük ölçüde veya çapta. Öyle çok. Büyük oranda. Bolca. Fazlasıyla. Büyük ölçüde.

To a certain extent : Belirli bir dereceye kadar. Belirli bir sınıra kadar. Tam olarak değil. Bir yere kadar. Belirli bir noktaya kadar. Bir kısım. Bir derece. Bir ölçüde. Kısmen. Belirli bir yere kadar.

Horizontal extent : Yatay uzanma. Bir katmanın yatay doğrultuda yayılması.

To some a certain extent : Bir dereceye kadar.

Lateral extent : Yanal uzanma. Bir katmanın yanlardan yayılması.

İngilizce Extents Türkçe anlamı, Extents eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Extents ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exaltation : Heyecan. Büyük heyecan. Vecit. Coşkunluk. Büyük sevinç. Yüceltme. Yükseltme. Övme. Aşırı heyecan.

 

Highnesses : Yücelik.

Comprehensiveness : Kapsayıcılık. Kapsamlılık. Etraflı olma. Etraflılık. Bütünlük.

Size : İrilik. Sertleştirmek (şapka). Herhangi bir veri öğesinin ya da veri yapısının uzunluğu, örn. tutanak boyu; uzunluk. Çirişlemek. Beden (elbise için). Tutkallamak. Uzam. Boyutlandırmak.

Increase : Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Yükselmek. Artışa geçmek. Artış. Artma. Yükseltmek. Eder artırımı. Zam yapmak. Çoğaltmak.

Calibers : Kabiliyet. Kalite. Yetenek. Kapasite. Kalibre. Çap.

Film length : Bir filmin uzunluk birimiyle (metre ya da ayak) belirtilen boyu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Contextual mea ning : Bir kelimenin söz içindeki diğer ögelerle birlikte ve bu ögelerin yardımıyla bir kavramı karşılamak üzere meydana getirdiği anlam. örnek olarak sırt kelimesini ele alalım: bu kelimenin birbirinden farklı beş, altı anlamı vardır. fakat kelimenin anlam kapsamı ancak söz içinde kendisine yardımcı olan öteki ögelerin yardımıyla belirlenebilmektedir. eğer kelime sırtım ağrıyor cümlesinde geçiyorsa sırt kelimesi kapsam bakımından "insanlarda vücudun boyundan bele kadar uzanan kısmı" anlamıyla; yok, boğaz sırtlarında güzel bir evi vardı cümlesinde yer alıyor ise "boğazdaki tepelerin üst bölümü" anlamıyla; yazıyı kitabın sırtına yazsınlar cümlesinde ise "ciltlenmiş kitapta dikişin bulunduğu bölüm" anlamıyla kullanılmıştır. kelimenin kapsamı da her söz içinde ifade ettiği anlam veya anlamlarla sınırlanır.

Length : Boy. Müddet. Bir filmin uzunluk birimiyle (metre ya da ayak) belirtilen boyu. Taşınabilir geri lambaları. Metres in length. Perde ya da pano arkalarında kullanılan yukardan aşağıya dizilmiş lambalar. Mesafe. Bilgisayar, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Süre.

 

Airfield : Hava alanı. İniş pisti. Hava meydanı. Pist. Uçak pisti. Havaalanı. Tenekalanı.

Extents synonyms : globalise, exhaustiveness, expanses, elevations, compass, court, coverages, amplitudes, contents, denominations, grade, continent, ampleness, gauge, heights, broadness, exaltations, pitch, calibre, gaging, statures, expand, expanse, breadths, eminences, contextual meaning, caliber, capaciousness, enclosures, circus, len, headroom, cover.

Extents zıt anlamlı kelimeler, Extents kelime anlamı

Decrease : Düşüş göstermek. Eksiltme. İnişe geçmek. Küçültmek. Azaltmak. Azalma. Düşmek. Küçülmek. Düşüş. Eksiltmek.