To the extent that türkçesi To the extent that nedir

  • Halinde.
  • Bununla ilgili olarak.
  • Nispette.
  • -dığı ölçüde.

To the extent that ingilizcede ne demek, To the extent that nerede nasıl kullanılır?

To : E. Karşı. İle. Ya. E doğru. -e kadar. Göre. İla. Ye. Arasında.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık.

Extent : Boy. Bir kavram, simge ya da davranışın uzanım alanı ya da oluşturucu öğelerinin tümü. bk. içlem. Müsadere. Derece. Özdeğin kapladığı yer büyüklüğü ya da bir şeyin nereye dek vardığı. bk. uzamsal özellik. Uzantı. Yükseklik. Mertebe. Ölçü. Kapsam.

That : -en. -dığı. -an. -diği. O. Ki. Şu. O kadar. İçin. Diye.

To the accompaniment of : Eşliğinde.

To the best advantage : En karlı şekilde. En yararlı şekilde. En faydalı şekilde.

To the bad : Açık verme. İçerde olma. İflasa doğru gitme.

To the backbone : Sapına kadar. Her yoldan. Tamamen. Bütünüyle. Adamakıllı. Tam anlamıyla. Haza (arapça).

To the bearer : Hamiline. Hamiline kayıtlı olan. Taşıyana kayıtlı olan.

İngilizce To the extent that Türkçe anlamı, To the extent that eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak To the extent that ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Under : -den aşağı. Taşıyıcı. Altı. Alt. -den eksik. -in yönetiminde. Altta. Az. -den az.

In the act of : Halde.

In the case of : Durumunda. -ması durumunda. Olayında. -sı olursa. -ması halinde.

Hereon : Bunun üzerine. Buraya.

In this connection : Bu hususta. Bu konuda. Bu münasebetle. Bu bağlamda.

In the event of : Olduğu takdirde. Durumunda. Olursa. Takdirde. Diği takdirde. Vukuunda. Olduğunda. Takdirinde. Halinde – durumunda.

Granulated : Tanelenmiş. Taneli. Tanelendirilmiş. Öğütülmüş. Tane haline getirilmiş. Toz. Tanecikli. Granule.

Hereof : Bu konuda.

In case of : Olduğu takdirde. -dığı takdirde. Durumunda. Olursa. Vukuu halinde. Koşulunda. Olması halinde. Takdirde.

In : Gelmiş olan. De. İçeriye. İktidardaki. İçeri. İç. Mevsimi gelmiş. İçinde. Olarak. İçine.