Granulated türkçesi Granulated nedir

  • Tanelenmiş.
  • Granule.
  • Tanelendirilmiş.
  • Halinde.
  • Tanecikli.
  • Taneli.
  • Toz.
  • Öğütülmüş.
  • Tane haline getirilmiş.

Granulated ingilizcede ne demek, Granulated nerede nasıl kullanılır?

Granulated refined sugar : Kristal rafine şeker.

Granulated sugar : Toz şeker. Tozşeker.

Granulate : Kabarcıklanmak. Tanelemek. Öğütmek. Tanelenmek. Kabartmak. Granüle etmek.

Granulates : Tanelenmek. Kabarcıklanmak. Granüle etmek. Tanelemek. Öğütmek. Kabartmak.

Granulating : Öğütmek. Granüle etmek. Tanelenmek. Ufalama. Kabarcıklanmak. Tanelemek.

Degranulation : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yerel iltihaplanmalarda veya bazı alerjik durumlarda mast hücreleri, bazofil lökositler gibi hücrelerin sitoplazmasında bulunan granüllerin hücre dışına bırakılması. Yerel iltihaplanmalarda ya da bazı alerjik durumlarda mast hücreleri, bazofil lökositler vb.nin sitoplazmasında bulunan granüllerin hücre dışına bırakılması. Degranülasyon. Yerel yangılarda veya kimi alerjik durumlarda mast hücreleri, bazofil lökositler vb. hücrelerin sitoplazmasında bulunan granüllerin hücre dışına bırakılarak kaybedilmesi.

Granulation : Tanecik oluşumu. Tane dağılımı. Taneleme. Taneleşme. Uzay, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tanelenme. Ufalandırılma. Granülasyon. Yangı sonucu oluşan küçük, yuvarlak, kitle biçimindeki patolojik oluşum, yaraların içinde oluşan ve onların birleşmesini sağlayan küçük tanecikler. Kristalize olma.

 

Photospheric granulation : Işıkyuvarında görülen bulgur gibi taneciklerin kaynayıp oynaması. Işılyuvar bulgurlanması. Fotosferik bulgurlanma. Işıkyuvarı bulgurlaması.

Granulators : Tanecikler yapan kişi. Ufalayıcı. Şeker kurutucusu. Öğütücü. Taneleyen kimse veya şey. Taneleyici.

Granulatio : Granülasyo. Taneciklenme, granulum.

İngilizce Granulated Türkçe anlamı, Granulated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Granulated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Honeycombed : Petek petek. Göz göz. Petekli. Delik deşik. Karıncalanmış. Petek beton. Çopur.

Harsh : Kırıcı. (söz) acı. Dağlı. Haşin. Kaba. Acımasız. Sert. Ağır. Acı. Şiddetli.

Scrunched : Çatırdamış. Ezilmiş. Buruşturulmuş. Buruşuk. Çatırdatılmış. Kıtır kıtır olmuş.

Corny : Eski. Ele geçirmek. Aptal. Çok kullanılan. Modası geçmiş. Bayat. Basmakalıp. Klişe. Tahıl bakımından zengin.

Heroins : Eroin. Beyaz zehir. Mal. Beyaz.

Granulous : Granül.

Silt : Çökelme sonucu oluşan çamur ve kum tabakası. Sulu kum. Balçık. İnce kum. Lığ. Alüvyon. Çakıl tabakası. Sualtı sedimanı. Mil.

In case of : Olduğu takdirde. Takdirde. Olması halinde. Vukuu halinde. Koşulunda. -dığı takdirde. Olursa. Durumunda.

In the act of : Halde.

Grainier : Damarlı. Pürüzlü. Tane tane. Çekirdekli. Ağaç damarına benzeyen. Pütürlü. Kumlu. Damarlarla dolu. Granüllü.

Granulated synonyms : powder, dunnage, corniest, grainiest, silts, sugary, grinded, grainy, cornier, noncohesive, in, under, milled, graininess, poudre, in the event of, dusty, graniferous, coarse, in the case of, granulose, heroin, mote, snow, dirt, graininesss, granularis, powdered, grained, motes, granular, dust, to the extent that.

 

Granulated zıt anlamlı kelimeler, Granulated kelime anlamı

Fine : Ağır para cezası. Zamanında geri getirilmeyen kitaplar için ödünç alanın ödemesi gereken ceza. Cezalandırmak. Para cezası. Trafik cezası kesmek. Ceza vermek. Hoş. Ceza kesmek. İyi.