Rod nedir, Rod ne demek

Rod; Biyoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Yunanca kırmızı anlamına gelen bir ön ek.

Rod hakkında bilgiler

Rod, İngiliz uzunluk ölçüsü birimidir. Tam olarak 5,0292 metreye tekabül etmektedir.

Rod kısaca anlamı, tanımı

Truss rod cover : Telli çalgılarda sap demiri vidasının bulunduğu yuvayı kapatan kapak

Uzunluk ölçüsü : Uzunluğu ölçmek için kullanılan metre, yarda vb. herhangi bir birim.

Tekabül : Karşılık olma, karşılama, yerini tutma. Karşı olum.

İngiliz : İngiltere halkından olan kimse.

Yunanca : Yunan dili. Bu dille yazılmış olan.

Kırmızı : Al, kızıl renk. Bu renkte olan.

Uzunluk : Bir şeyin bir uçtan öbür uca kadar olan uzaklığı. Bir yüzeyin iki temel boyutundan en büyük olanı, boy, en karşıtı. Yazının, sözün kapsam yönünden genişliği. Süre yönünden uzun olma durumu. İki nokta arasındaki yer aralığının ölçümü, tul.

Uzunlu : Kilis ilinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Samsun şehrinde, Çarşamba ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Yozgat kenti, Boğazlıyan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Kırmız : Kırmız böceğinden çıkarılan parlak al boya, çiçek boyası.

İngili : Ağaç tepesi.

Anlam : Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

 

İngil : Küçük baş hayvanlara takılan ip ya da kayış tasma: Köpek boğazındaki ingili kırmış. Çocuk başlığı ya da şapkanın çene altından geçen bağcığı. İplik. Kibir: Fatma nine çok ingillidir. Kuşku. Çok zayıf insan ya da hayvan. Sümük. Koyun ve kuzunun boynuna geçirilen tasma.

Birim : Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.

Metre : Yer meridyen çemberinin kırk milyonda biri olarak kabul edilen, 100 cm'lik temel uzunluk ölçüsü birimi. Genellikle desimetre, santimetre, milimetrelere bölünmüş ölçü aracı.

Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

Yunan : Yunanistan'da yaşayan veya Yunanistan halkından olan kimse, Yunanistanlı, palikarya.

Ön ek : Bazı yabancı dillerde kökün önüne gelerek kelimeye belirli bir anlam katan ek: anormal, biçare, nadan gibi.

Kırmı : Kene.

Etme : Etmek işi.

Diğer dillerde Rockydağları odun kenesi anlamı nedir?

İngilizce'de Rockydağları odun kenesi ne demek ? : rocky mountains wood tick)