Kırmızı nedir, Kırmızı ne demek

Kırmızı; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Kırmızı" ile ilgili cümle

  • "Siyah zülüflü, kırmızı dudaklı, altın ve mercan gerdanlı kadınlar." - A. Haşim

Yerel Türkçe anlamı:

Altın : Babam, vaktiyle bu tarlayı beş kırmızıya almış.

Domates : Bugün kırmızı salatası yedim.

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

(Resim) Kan rengi, kızıl.

İngilizce'de Kırmızı ne demek? Kırmızı ingilizcesi nedir?:

red

Kırmızı hakkında bilgiler

Kırmızı, al veya kızıl; parlak gökkuşağının en dışındaki renk. Sarı ve mavi gibi ana renklerden biridir. Güneş içteki gökkuşağındaki kırmızı renk ve gözümüzün açısı 42 derecedir. Elektromanyetik tayf'ın görülebilen renklerinden biridir. Kırmızı ışığın dalgaboyu 630-760 nanometre civarındadır. Kırmızı en düşük frekanslı renktir. Kırmızının altındaki frekanslara kızılötesi, infrared (ya da infraruj) denir.

İnsan kanı oksijenin varlığında hemoglobin yüzünden kırmızıdır. Kırmızı renk deniz suyu tarafından emildiği için siyah gözükürler.

İştah açar. O yüzden dünyadaki gıda firmalarının çoğu logosunda kırmızıyı kullanır. Kırmızı tansiyonu yükseltir, kan akışını hızlandırır. Yanlış bir inanış vardır, boğa ların kırmızıya saldırdığı sanılır. Oysa boğalar renk körüdür. Kırmızıya değil kendilerine sallanan koyu renkli beze saldırır.

 

Kırmızı renginin bazı çağrışımları: aşk ya da sevgi, nefret, cesaret, kuvvet, ısı, enerji, mutluluk, refah, saldırganlık, kızgınlık, baştan çıkarma, cinsellik, erotizm, ahlâksızlık, sonbahar, sosyalizm, komünizm, tutkunluk, güzellik, ateş, erkeksilik, tehlike, kan, Noel, savaş.

Kırmızı ile ilgili Cümleler

  • Genellikle kırmızı şarapla yediğin bazı yiyecekler nedir?
  • Kırmızı alarm!
  • Ben bir mavi, bir kırmızı ve bir siyah kurşunkalem istiyorum.
  • Kırmızı bayrağı görmedin mi?
  • İki saat önce bu masada iki tane kırmızı şapka vardı.
  • Ağaçtaki yaprakların rengi kırmızıya döndü.
  • Kırmızı arabaya karar verdi.
  • Ağaçtaki yapraklar kırmızı renge dönüştü.
  • Bir ananas suyu, bir limonlu çay, bir bira ve bir bardak kırmızı şarap.
  • Bu resimdeki kırmızı şaraptan iki şişe var.
  • Kırmızı başlıklı kızı çıldırttılar.
  • Kırmızı balonu istiyorum.
  • Kırmızı bayrağı görmediniz mi?
  • Kırmızı araba lehine karar verdi.

Kırmızı anlamı, kısaca tanımı:

Renk : Çeşitlilik. Nitelik. Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum.

Kırmızı dipli mumla davet etmek : Birine bir yere gelmesi için çok yalvarmak, ısrar etmek.

Kırmızı bayrak : Atletizm yarışlarında hakemlerce gösterilen, sporcunun kurallara uygun olmayan bir biçimde atladığını veya koştuğunu belirten kısa saplı bayrak.

Kırmızıbiber : Patlıcangillerden bir tür biber (Capsicum annuum). Bu bitkinin olgunlaştığında kızarıp yakıcı bir acılık kazanan, kurutulup dövülerek yemeklerde baharat olarak kullanılan tozu, Türk biberi.

 

Kırmızı bülten : Uluslararası polis örgütünün dünya çapında aradığı suçlular için yayımladığı arama ve yakalama emri.

Kırmızıçizgi : Özellikle çam türü ağaçlarda görülen, uygunsuz koşullarda kurutulan ağacın çatlayan göze zarından giren mantarların yaptığı bir hastalık türü.

Kırmızı çizgi : Belli bir konuda taraflar arasında kabul edilebilir son nokta. Pasaport kontrolü sırasında geçilmesi yasak olan bölgeyi belirleyen çizgi.

Kırmızı çürük : Zararlı mantarların etkisi sonucu çam türü ağaçlardaki göbek odunun kırmızı kahverengi olması.

Kırmızı et : Büyükbaş hayvanların yağı ve proteini yüksek, besleyici eti.

Kırmızıfener : Genelev.

Kırmızı gömlek : Ne kadar saklanmaya çalışılırsa çalışılsın gizlenemeyen şey.

Kırmızı kart : Kurallara aykırı davranan veya daha önce hakem tarafından sarı kartla uyarılmış oyuncuyu oyundan çıkartmak için gösterilen kart.

Kırmızılahana : Rengi kırmızı olan bir tür lahana.

Kırmızı nokta : Televizyonda şiddet veya cinsellik içeren programların belli bir yaşın altındakilere izlettirilmemesini belirten işaret.

Kırmızı oy : Bir oylamada, karşı durum alındığını gösteren oy.

Kırmızı pasaport : Ülkesini yurt dışında temsil etmekle görevlendirilen kimselere belirli süreler için verilen pasaport.

Kırmızı plaka : Bakanlar Kurulu üyelerine ve bazı üst düzey yöneticilere tahsis edilen makam araçlarına ait plaka.

Kırmızıturp : Turpgillerden, kökü kırmızı olan bir tür turp (Raphanus sativus var.radicula).

Açık kırmızı : Bu renkte olan. Kırmızının bir veya birkaç ton açığı.

Kankırmızı : Yaman.

Kan kırmızı : Çok kırmızı.

Koyu kırmızı : Bu renkte olan. Bordoya yakın kırmızı, kırmızının bir veya birkaç ton koyusu.

Alev kırmızısı : Bu renkte olan. Parlak kırmızı renk, alev rengi.

Ateş kırmızısı : Bu renkte olan. Yanan ateşin rengi.

Danimarka kırmızısı : Kılları kırmızı, ortalama 600 kilogram ağırlığında, iri yapılı, sert koşullara uyum sağlayan bir sütçü sığır ırkı.

Kök kırmızısı : Kök boyası.

Şeytan kırmızısı : Bu renkte olan. Kırmızının parlak bir türü.

Kırmız : Kırmız böceğinden çıkarılan parlak al boya, çiçek boyası.

Kırmızı kart görmek : Dışlanmak. ciddi bir biçimde uyarılmak. oyundan çıkarılma cezasına çarptırılmak.

Kırmızı kart göstermek : Ciddi bir biçimde uyarmak. oyundan çıkarma cezasına çarptırmak. dışlamak.

Kırmızılaşma : Kırmızılaşmak işi.

Kırmızımsı : Rengi kırmızıyı andıran, kırmızıya benzeyen, kırmızı gibi, kırmızımtırak.

Kırmızımtırak : Kırmızımsı.

Dibi kırmızı mumla mı çağırdım : "üzerinde önemle durmuyorum, önemsiz buluyorum" anlamında kullanılan bir söz.

Para peşin kırmızı meşin : "her işin karşılığı anında ödenmelidir" anlamında kullanılan bir söz.

Kızıl : Parlak kırmızı renk. Altın. Genellikle küçük yaşlarda görülen, bulaşıcı, yüksek ateşli, kırmızı renkte geniş lekeler döktüren, kuluçka dönemi üç dört gün süren tehlikeli hastalık. Bu renkte olan. Aşırı derecede olan. Komünist.

Parlak : Yüzü güzel (oğlan). Parlayan, ışıldayan. Temiz ve ışıklı. Göze çarpacak kadar başarılı.

Gökkuşağı : Düşmekte olan yağmur damlacıklarında güneş ışınlarının kırılıp yansımasıyla gökyüzünde oluşan yedi renkli, kemer biçimindeki görüntü, alkım, ebekuşağı, ebemkuşağı, eleğimsağma, hacılarkuşağı, meryemanakuşağı, alaimisema.

Mavi : Yeşil ile menekşe rengi arasında bir renk, bulutsuz gökyüzünün rengi. Bu renkte olan.

Güneş : Güneş ışınlarının ve ısısının etkilediği ortam. Gezegenlere ve yer yuvarlağına ışık ve ısı veren büyük gök cismi.

Derece : Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Başarı gösterme. Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Denli, kadar. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Sıcaklıkölçer.

Elektromanyetik : Elektromanyetizması bulunan veya bununla ilgisi olan.

Al : Dorunun açığı, kızıla çalan at donu. Yüze sürülen pembe düzgün, allık. Aldatma, düzen, tuzak, hile. Bu renkte olan (at). Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Bu renkte olan. Alüminyum elementinin simgesi.

Bu : En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz. Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz.

Kırmızı ağaç : Kerestesi parıltılı kırmızı renkli, hava kurusunun özgül ağırlığı 0,70-0,90 gr/cm3 olan, çoğunlukla kaplama Üretiminde kullanılan bir tür sıcak iklim ağacı.

Kırmızı ağaç kurdu : Ağaçların gövde bölgesini içten yıkımlayan ve iki yılda gelişen tüysüz tırtıl.

Kırmızı ağızlı neon : Doğal olarak Brezilya’daki Amazon Nehir Sistemi’nde yaşayan, boyları 4 cm olabilen, kuyruk yüzgecinde 3 geniş ve koyu siyah bant bulunan çok güzel renkli bir akvaryum balığı, kırmızı kafa.

Kırmızı akar : Kanatlı akarı.

Kırmızı alaca levrek : Mücevher çiklit.

Kırmızı ayak hastalığı : Kızıl ayak hastalığı.

Kırmızı ayaklı kerkenez : (zooloji)

Kırmızı ayaklı sümsük kuşu : Leyleksiler (Ciconiiformes) takımının, sümsükgiller (Sulidae) familyasından, tüyleri is renginde, tropik denizlere yatan yaşayan bir tür.

Kırmızı ayaklı sümsükkuşu : (zooloji)

Kırmızı bacaklı : Yaban çileği gibi toprak üstünde uzanan, dalları ezilerek yaralara sarılan kırmızı renkli bir ot.

Diğer dillerde Kırmızı anlamı nedir?

İngilizce'de Kırmızı ne demek? : adj. red, scarlet, ruby, cherry, florid, gules, ruddy

n. red, scarlet, ruby, carmine, gules

pref. erythr, erythro

Fransızca'da Kırmızı : rouge

Almanca'da Kırmızı : adj. karmesinrot, karminrot, rot

Rusça'da Kırmızı : adj. красный