Redder türkçesi Redder nedir

Redder ile ilgili cümleler

English: Ali can't remember how to use the shredder.
Turkish: Ali kağıt öğütücüyü nasıl kullanacağını hatırlayamıyor.

Redder ingilizcede ne demek, Redder nerede nasıl kullanılır?

Paper shredder : Kağıt imha makinesi. Evrak imha makinesi.

Shredder : Yok etme kutusu. Kamış kırıcı. Kağıt öğütücü. Dilimleme makinesi. Öğütücü (kağıt için). Kağıt kıyma makinesi. Parçalama makinesi. Parçalayıcı. Kağıt doğrayıcı. Rende.

Shredders : Dilimleme makinesi. Rende. Parçalayıcı.

Redden : Kırmızılaşmak. Kızarmak. Kızartmak. Kızıllaşmak. Kırmızılaştırmak.

Reddendum : Şart maddesi.

Reddest : Kızıl. Solcu. Kızıl tüylü. Kırmızı (renk). Kızgın. Kızılderili. Kızıl saçlı. Rus. Komünist. Al.

Reddened star : Bir bulutun, bir soğurucu ortamın arkasında duran, bu yüzden rengi olduğundan daha kırmızı görünen yıldız. Kızıllaşmış yıldız.

Reddish : Kırmızımsı. Kırmızımtrak. Kırmızımtırak. Kızılca. Kızılımsı.

Redd : Çukurcuk. Boşaltmak.

Redding : Kaliforniya eyaletinde şehir. Connecticut eyaletinde şehir. Otis redding (1941-1967). İowa eyaletinde şehir. Amerikan soul şarkı sözü yazarı ve müzisyen. Bir soyadı. Kuzey kaliforniya'da (abd) bir şehir.

 

İngilizce Redder Türkçe anlamı, Redder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Redder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crimsoning : Fes rengi. Kıpkırmızı olmak. Koyu kırmızı. Kan kırmızı. Al al. Kırmızılaştırmak. Kıpkırmızı. Koyu kırmızı renk. Kızarmak.

De minimis : Çok küçük olduğu için yasanın göz önünde bulundurmayacağı bir şey veya farklılık. Kanun ufak tefek şeylerle ilgilenmez. Ivır zıvır. (latince) of minimal things (küçük şeyler). Önemsiz. Of minimum importance (küçük önemde). Önemsiz şeyler.

Superordinate : Yüksek. Üstanlamlık. Üst. Üstanlam.

Carmine : Canlı al. Karmen. Vişne çürüğü. Karmin. Kıpkırmızı. Tespit edilmiş hücrelerin boyanmasında kullanılan bir boya. Parlak kırmızı. Lal. Parazitlerin boyanmasında kullanılan koyu kırmızı bir boya maddesi.

Gules : Kırmızı renk.

Spiritual leader : Guru. Hayranlık duyulan kimse. Manevi lider. Ruhani lider.

Amerindian : Yerli. Eskimo.

Boiling : Kaynar. Kaynatma. Bir sıvının doygun buhar basıncının bulunduğu ortamın basıncına denk olduğu durumda, kabarcık oluşumuyla birlikte buhar evresine geçişi. Çok sıcak. Haşlama. Kaynayan. Kavurucu. Kaynama. Köpüren.

Burnings : Yakış. Yakma. Yakıcı. Yanma. Büyük. Fırınlama. Yanan. Mühim. Şiddetli.

Cheerleader : Amigo. Sevinç içerisindeki bir gruba liderlik eden kimse (genellikle bir spor olayında).

Redder synonyms : civil leader, puppet leader, ubermensch, religious leader, military leader, presiding officer, puppet ruler, pied piper, misleader, role model, point woman, nationalist leader, civic leader, fugleman, galvaniser, point man, higher up, strike leader, political leader, pol, choragus, father, amerinds, soul, scholarly person, drecks, torchbearer, individual, boss, model, blotchiest, american indian, aristocrat.

 

Redder zıt anlamlı kelimeler, Redder kelime anlamı

Employee : Eleman. Müstahdem. Görevli. Memur. İşçi. Hizmetli. Çalışan. Personel. Adam.

Follower : Hizmetli. Mürit. Havari. Yandaş. Ahşap başlık. Baskıcı. Başlık. Kuyruk. Peyk. Destekçi.

Inferior : İkinci derecede. Bayağı. Aşağı derecede olan kimse. Aşağı derecede olan şey. Ast rütbede. İnferiyor. Alt. Alt veya aşağı anlamında. Ast.

Redder antonyms : kern, take.