Shredder türkçesi Shredder nedir

  • Öğütücü (kağıt için).
  • Kağıt doğrayıcı.
  • Rende.
  • Yok etme kutusu.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Kağıt öğütücü.
  • Parçalayıcı.
  • Kağıt kıyma makinesi.
  • Dilimleme makinesi.
  • Kamış kırıcı.
  • Parçalama makinesi.

Shredder ile ilgili cümleler

English: Ali can't remember how to use the shredder.
Turkish: Ali kağıt öğütücüyü nasıl kullanacağını hatırlayamıyor.

Shredder ingilizcede ne demek, Shredder nerede nasıl kullanılır?

Paper shredder : Kağıt imha makinesi. Evrak imha makinesi.

Shredders : Rende. Dilimleme makinesi. Parçalayıcı.

Shredded : Dilinmiş. Küçük parçalara bölünen. Doğranmış. Kıyılmış. Parçalanmış. Küçük küçük kesilmiş. Lime lime edilmiş. Dilimlenmiş. Uzun parçalara ayrılan.

Shredding : Kırpıntılama. Yırtarak küçük parçalara ayırma eylemi. Dilme. Küçük parçalara kıyılma işlemi. Kırpma makinası ile belgeleri yoketme eylemi. Doğrama. Ufalama.

Shred : Parça. Küçük küçük kesmek. Lime lime etmek. Dilimlemek. Paçavra. Dilim. Lime. En küçük parça. Kıymak. İnce ince doğramak.

Shrewdest : En cin gibi. Akıllıca. Cin gibi. Zekice. Zeki. Sert. Kurnaz. Sert olan. Uyanık. Açıkgöz.

Shrewdness : Açıkgözlülük. Anaçlık. Açık fikirlilik. Zekilik. Kiyaset. Açıkgözlük. Cin gibilik. Akıllılık. Zeka. Cingözlük.

 

Shreveport : Louisiana'nın (abd) kuzeybatısında bir şehir. Louisiana eyaletinde şehir. Teksas eyaletinde şehir.

Shrew : Cırlak. Şirret kadın. Acuze. Şirret. Cadaloz. Eli maşalı. Cırlak kadın. Eli bayraklı. Sivrifare. Kır faresi.

Tear to shreds : Lime lime etmek.

İngilizce Shredder Türkçe anlamı, Shredder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shredder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal end : Olağandışı sonlanma.

Disintegrator : Bölücü. Ufalayıcı. Elyaf açıcı. Öğütme makinesi. Yapı giderici. Özekkaç değirmen. Desintegratör. Parçalayan.

Shaves : Sıyırmak. Kırpmak. Tıraş olmak. Kesmek. Sıyırıp geçmek. Yüzmek. Sakal tıraşı olmak. Buz kazımak (buz kalıbından). Rendelemek.

Smasher : Topu sert olarak karşı alana indiren oyuncu. Darbe. Güzel kız. Kırıcı eleştiri. Smaççı. Çarpan. Müthiş şey. Çivici.

Ac adapter : Aa bağdaştırıcısı. Da bağdaştırıcısı. Ac bağdaştırıcısı.

Abort sequence : Durdurma dizisi.

Access control : Erişim denetim. Erişim denetimi. Giriş kontrolü. Sistemler veya dosyalara sınırlanmış erişim. Erişim kontrolü.

Abort : Baş tutmamak. Boşa çıkmak. Durdurmak. İptal etmek. Düşük yapmak. Çocuk düşürmek. Ölü çocuk doğurmak. Başarısızlıkla bitmek. (bilgisayar) prosedürü durdurmak. Düşürtmek (dölütü).

Slicer : Dilimleyici. Dilimleme aleti. Pancar bıçağı.

Accent bar : Vurgu çubuğu.

Shredder synonyms : shave, planes, access control entry, acception, accent char, abstract syntax tree, graters, access mechanism, disruptive, smashers, slicers, absolute loader, shredders, plane, grater, access key, blender, toothing plane, planers, planer, accelerator key, absolute device, device, abbreviate.