Shred türkçesi Shred nedir

Shred ile ilgili cümleler

English: Ali shredded the lettuce.
Turkish: Ali marulu parçaladı.

English: Ali can't remember how to use the shredder.
Turkish: Ali kağıt öğütücüyü nasıl kullanacağını hatırlayamıyor.

English: Your child tore my book to shreds.
Turkish: Çocuğun kitabımı paramparça etti.

English: There wasn't a single shred of evidence.
Turkish: Tek bir parça delil yoktu.

Shred ingilizcede ne demek, Shred nerede nasıl kullanılır?

Shredded : Küçük küçük kesilmiş. Dilinmiş. Küçük parçalara bölünen. Kıyılmış. Doğranmış. Parçalanmış. Uzun parçalara ayrılan. Lime lime edilmiş. Dilimlenmiş.

Shredder : Yok etme kutusu. Parçalama makinesi. Kağıt doğrayıcı. Kağıt öğütücü. Kamış kırıcı. Dilimleme makinesi. Kağıt kıyma makinesi. Rende. Öğütücü (kağıt için).

Shredders : Parçalayıcı. Dilimleme makinesi. Rende.

Shredding : Küçük parçalara kıyılma işlemi. Dilme. Yırtarak küçük parçalara ayırma eylemi. Kırpıntılama. Kırpma makinası ile belgeleri yoketme eylemi. Ufalama. Doğrama.

Shreds : Paçavra. Parçalanmış eski kağıt parçaları. Dilim. Parça. En küçük parça.

 

Shrewder : Daha kurnaz. Daha sert. Daha zeki. Daha açıkgöz. Daha zekice. Açıkgöz. Daha uyanık. Kurnaz. Uyanık. Zekice.

Shrewd : Zekice. Anlayışlı. Akıllıca. Zeki. Açıkgöz. Cin gibi. Anaç. Kurnaz. Sert. Uyanık.

Shrewdest : Açıkgöz. Zeki. Cin gibi. Kurnaz. Zekice. Sert olan. En cin gibi. Uyanık. Sert. Akıllıca.

Shrewdness : Cin gibilik. Kurnazlık. Kiyaset. Açıkgözlük. Açıkgözlülük. Cingözlük. Zekilik. Anaçlık. Açık fikirlilik. Akıllılık.

Tear to shreds : Lime lime etmek.

İngilizce Shred Türkçe anlamı, Shred eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shred ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mince : İnce doğramak. Önemsiz göstermek. Kırıtmak. (eti) kıymak. Ufaltmak. Kıyma. Doğramak (et vb). Ufak adımlarla kırıta kırıta yürümek. Yapmacık nezaketle konuşmak.

Batch : Küme. Yığın. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sarmak. Harman. Yaprak. Grup. Bir defada alınan miktar. Kuru gereç karışımı. Boş film yapımında, aynı işlemden geçerek bir kezde gerçekleştirilmiş duyarkatlı yüzey. (aynı yapraktan çıkan boş filmler aynı duyarkat sayısıyla belirlenir).

Tittle : Zerre. Ufak veya küçük parça. Harf üstü simgesi. Çekit. İşaret. Nokta. Küçük şey.

Scutch : Ditmek (yün). Atmak (pamuk). Etmak. Döverek temizlemek. Dövmek (pamuk). Döverek kabartmak. Duvarcı çekici. Sopayla vurarak temizlemek. Didiklemek.

Tatter : Çaput.

Scrap : Kırıntı. Iskarta. Peletlendikten sonra parça irilikleri granül forma küçültülmüş olan yem. Kupür. Artık. Şamata. Bir yana atmak. Hurda. Atışma.

 

Crumbles : Ufalamak. Yıkılmak. Düşmek.

Rags and tatters : Yırtık pırtık giysi. Yırtık pırtık. Lime lime.

Tranche : Tranş. Kısım.

Shred synonyms : small indefinite amount, small indefinite quantity, smidge, smidgin, tear to ribbons, cakes, crush, break down, scraps, bits, attachment, tear up, broken pieces, dash, come apart, snap, rags, article, chop up, tear, hack, carve, break into pieces, tatters, aliquots, segment, carbonado, rip up, busts, butcher, massacre, cut something asunder, sector.

Shred ingilizce tanımı, definition of Shred

Shred kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To cut or tear into small pieces, particularly narrow and long pieces, as of cloth or leather. A long, narrow piece cut or torn off. A strip.