Shreds türkçesi Shreds nedir

Shreds ile ilgili cümleler

English: Your child tore my book to shreds.
Turkish: Çocuğun kitabımı paramparça etti.

Shreds ingilizcede ne demek, Shreds nerede nasıl kullanılır?

Tear to shreds : Lime lime etmek.

Shred : Parçalanmak. Küçük küçük kesmek. Paçavra. Kıymak. İnce ince doğramak. Parçalamak. En küçük parça. Ditmek. Dilmek. Doğramak.

Shredded : Parçalanmış. Küçük küçük kesilmiş. Doğranmış. Uzun parçalara ayrılan. Küçük parçalara bölünen. Kıyılmış. Dilimlenmiş. Lime lime edilmiş. Dilinmiş.

Shredder : Parçalayıcı. Rende. Kağıt öğütücü. Kamış kırıcı. Dilimleme makinesi. Yok etme kutusu. Parçalama makinesi. Öğütücü (kağıt için). Kağıt kıyma makinesi.

Shredders : Dilimleme makinesi. Rende. Parçalayıcı.

Shrew : Şirret. Cadı kadın. Cadaloz. Eli maşalı. Şirret kadın. Eli bayraklı. Kır faresi. Sivrifare. Acuze. Cırlak kadın.

Shrewder : Daha kurnaz. Akıllıca. Zekice. Zeki. Daha sert. Daha zekice. Uyanık. Daha zeki. Daha akıllıca. Kurnaz.

Shrewdest : Cin gibi. Zekice. Zeki. Akıllıca. Sert. Açıkgöz. Sert olan. En cin gibi. Uyanık. Kurnaz.

Shrewd : Dirayetli. Zekice. Açıkgöz. Akıllıca. Kurnaz. Sert. Anlayışlı. Cin gibi. Akıl küpü. Zeki.

 

Shrewd guess : Zekice tahmin.

İngilizce Shreds Türkçe anlamı, Shreds eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shreds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tatters : Paçavralar. Yırtık pırtık giysi.

Slice : Biçmek. Bölmek. Hisse. Dilimlere ayırmak. Servis spatulası. Kesmek. Spatula. Dilmek. Pay.

Bit : Nebze. Delgi. Figüranınkinden biraz daha önemli rol; kısa ama dikkati çeken bir tipin yaratıldığı rol. Kısa süre. Keser ucu. İkili savmak. İkili sayamak. Dizgin. Bit (bilişim veya bilgisayar terimi). Lokma.

Prosody : Aruz. Ölçü tekniği. Vezin. Ölçü. Ölçübilim. Vezin tekniği. Bürünbilim. Tartıbilim. Prozodi. Şiir sanatı.

Clouted : Etki. Nüfuz. İndirmek (argo terim). Güç. İndirmek. Darbe. Vurmak. Prestij. Torpil.

Word accent : Vurgu. Kelime vurgusu.

Cusp : Birleşme noktası. Doruk. Sivri uçlu. Sivri çıkıntı. Uç. Sivri uç. Zirve. Dönüm noktası. Kıyı çıkıntısı.

Cake : Kalıplaşmak. Kabuklaşmak. Kabuklaşmış kir. Kalıp. Kabuk bağlamak. Katılaşmak. Çörek. Topak. Pasta.

Batch : Yığın. Harman. Toplu iş. Küme. Bir defada alınan miktar. Boş film yapımında, aynı işlemden geçerek bir kezde gerçekleştirilmiş duyarkatlı yüzey. (aynı yapraktan çıkan boş filmler aynı duyarkat sayısıyla belirlenir). Yaprak. Bir fırın ekmek. Bir pişimde pişirilenler.

Shreds synonyms : re emphasise, tonic accent, re emphasize, ram home, pitch accent, point up, topicalize, press home, tranches, punctuate, scrap, attachments, sector, avulsions, segments, aliquots, underline, tatter, slice of, avulsion, rags and tatters, evince, accentuation, attachment, bits, rags, accentuate, clouts, background, downplay, inflection, scraps, bear down.

 

Shreds zıt anlamlı kelimeler, Shreds kelime anlamı

Play up : Üzerinde durmak. Oyun oynamak. Yaramazlık etmek. Vurgulamak. Sorun çıkarmak. Daha sesli çalmak. Belirtmek. Abartmak. Daha yüksek sesle çalmak. Elinden gelenin en iyisini oynamak (spor terimi).

Foreground : Ön. Ön plana almak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Önalan. Ön plan. En öndeki görüntü. Görünçlüğün önündeki bölüm; öne düşen yerler. dip karşıtı. bazı ikinci, üçüncü sınıf sinemalarda görüntülüğe en yakın sıralar. Önplan.

Unshared : Bölüşülmemiş. Paylaşılmamış. Bölünmemiş.

Shreds antonyms : separate.