Tatter türkçesi Tatter nedir

Tatter ile ilgili cümleler

English: A tattered flag which continues to flutter in the wind.
Turkish: Parçalanmış bir bayrak rüzgarda dalgalanmaya devam ediyor.

English: Jale thought to herself that she ought to buy a new cover for the ironing board since the old one was getting pretty tattered.
Turkish: Jale eskisi oldukça yırtık pırtık olduğundan dolayı ütü masası için yeni bir örtü alması gerektiğini düşündü.

Tatter ingilizcede ne demek, Tatter nerede nasıl kullanılır?

Tatterdemalion : Pejmurde kıyafetli. Yıkık dökük.

Tatterdemalions : Yıkık dökük. Pejmurde kıyafetli.

Tattered : Yırtık pırtık. Parçalanmış. Hırpani. Lime lime. Üstü başı yırtık pırtık. Paramparça. Üstü başı dökülen. Eski püskü. Bakımsız. Pırtık.

Tattered and torn : Yırtık pırtık. Paramparça.

Tattering : Yırtma. Koparma.

Ragged and tattered : Yırtık pırtık.

In tatters : Lime lime.

Tattersall : Kareli kumaş. Damalı. Açık zemin üstünde koyu renk kare desenlerden oluşmuş bir çeşit kumaş. Dama desenli.

Be in tatters : Lime lime olmak. Yırtık pırtık olmak. Mahvolmak (itibar vb).

Tear to tatters : Paramparça etmek. Paçavraya çevirmek.

İngilizce Tatter Türkçe anlamı, Tatter eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Tatter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bust up : Dalaşmak. Son vermek. Mahvetmek. Kavga. Ağız kavgası. Çıngar. Sona erme. Tartışma. Harap etmek.

Tatters : Paçavralar. Yırtık pırtık giysi.

Rag : Kesik tempolu caz müziği. Şamata yapmak. Adi gazete. Dalga geçmek. Fırça atmak. Bez parçası. Takılmak. Herkesi ayağa kaldırmak. Gürültü.

Break into pieces : Parçalarına ayırmak. Parçalara ayırmak.

Cut up : Hilekar. Sarsmak. Şakacı. Biçmek. Acımasızca eleştirmek. Dalavereci. Ölmek. Mahvetmek. Acı çektirmek. Yerden yere vurmak.

Tag : İsimlik takmak. Peşinden koşturmak. Kovalamaca. Meşhur laf. Yafta koymak. Peşini bırakmamak. Püskül. Kafiye bulmak. Bilgisayar, bilişim, veterinerlik alanlarında kullanılır. İsimlik.

Dashes : Savrulmak. Atmak. Atılmak. Fırlamak. Kesik çizgiler. Savurmak. Düş kırıklığina uğratmak. Cesaretini kırmak. Karalamak. Fışkırtmak.

Dash : Fırlamak. Kısa çizgi. Darbe. Vurma. Hayal kırıklığına uğratmak. Fışkırtmak. Düş kırıklığina uğratmak. Cesaretini kırmak. Atılmak. Yıkmak.

Clouting : Torpil. İndirmek. Darbe. Etki. Patlatmak. Prestij. İndirmek (argo terim). Nüfuz. Güç.

Tatter synonyms : pine tar rag, piece of cloth, piece of material, come to bits, chop, crash, crashes, scraps, clouts, rags, cloth, rags and tatters, tag end, shreds, scrap, crush, clout, break down, busts, cut something asunder, bust, crushes, crumbles, break up, cloths, swab, decay, shoddies, shoddy, break to pieces, bash in, shred, carbonado.

Tatter ingilizce tanımı, definition of Tatter

Tatter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A rag, or a part torn and hanging. One who makes tatting. Chiefly used in the plural. To rend or tear into rags. Used chiefly in the past participle as an adjective.