Tatterdemalions türkçesi Tatterdemalions nedir

Tatterdemalions ingilizcede ne demek, Tatterdemalions nerede nasıl kullanılır?

Tatterdemalion : Yıkık dökük. Pejmurde kıyafetli.

İngilizce Tatterdemalions Türkçe anlamı, Tatterdemalions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tatterdemalions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dilapidated : Harap. Hurda. Külüstür. Yıkık. Yıkılmaya yüz tutmuş. Döküntü. Köhne. Harap edilmiş. Kırık dökük.

Ruinous : Batırıcı. Yıkkın. Yıkıcı. Tahrip edici. Harap. Perişan. Yıkık. Mahvedici. Viran.

Rattier : Fare gibi. Sinirli. Huysuz. Kılıksız. Fareli. Harap. Köhne. Rüküş. Sıçanların istilasına uğramış.

Weathered : Eskimiş. Ayrılmış. Hava tarafından dövülmüş. Parçalanmış. Suyun akıp gitmesi için meyilleştirilmiş (inşaatçılık). Hava tarafından darbe yemiş. Havaya maruz kalarak eskimiş. Havaya maruz kalmış olması nedeniyle zarar görmüş ve eskimiş. Havaya maruz kalmış olmasından dolayı solmuş veya rengi atmış. Bozulmuş.

Ramshackle : Külüstür. Yıkık. Viran. Müzelik. Yıkılmak üzere. Köhne. Dökük. Harap.

Tattered : Hırpani. Paramparça. Eski püskü. Bakımsız. Yırtık pırtık. Parçalanmış. Üstü başı dökülen. Pırtık. Lime lime. Üstü başı yırtık pırtık.

 

Derelict : Gemi enkazı. Harabe. İhmalci. Sahipsiz mal. Sorumsuz. İhmalkar kişi. İhmalkar. Terkedilmiş mal. Terkedilmiş. Metruk.

Rattiest : Fareli. Huysuz. Rüküş. Sıçanların istilasına uğramış. Fare gibi. Köhne. Farelerin istilasına uğramış. Asabi. Sinirli.

Tumble down : Düşürmek. Yıkılmak. Yuvarlanmak. Düşmek. Yere yığılmak. Yere yuvarlanmak. Devrilmek.

Weatherworn : Hava etkisiyle aşınmış. Havaya maruz kalmaktan dolayı rengi veya yüzeyi bozulmuş. Hava etkisiyle bozulmuş. Havanın tesiriyle bozulmuş.

Tatterdemalions synonyms : bedraggled, worn, damaged, tumbledown, storm tossed, in ruins, unsound, decrepit, broken down, tatterdemalion, ratty.

Tatterdemalions zıt anlamlı kelimeler, Tatterdemalions kelime anlamı

Undamaged : Hasar görmemiş. Sağlam. Zarar görmemiş.

New : Acemi. Değişik. Keşfedilmemiş. Yeni tarihli. Patlayıcı kullanılmadan yapılan savaş. Taze. Yeni olarak. Görülmemiş. Savaş silahı olarak kullanılan biyolojik ve veya veya tüksek teknoloji ürünü virüsler. Gıcır.