Rendelemek nedir, Rendelemek ne demek
"Rendelemek" ile ilgili cümle örnekleri
- "Tahtayı rendelemek."
- "Peynir rendelemek."
Yerel Türkçe anlamı:
Yatak, yorgan, şilte ve benzerişeyleri kalın ve aralıklı aralıklı dikmek.
Bilimsel terim anlamı:
Rende ile ağaçtan talaş kaldırma eylemi.
Osmanlıca Rendelemek ne demek? Rendelemek Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
rendelemek
Rendelemek anlamı, tanımı:
Rendeleme : Rendelemek işi.
Rende : Üzerinde küçük delik ve kesici çıkıntıları bulunan, peynir, soğan, havuç vb.ni ufak parçalara ayırmak için kullanılan mutfak aleti. Bu aletle ufak parçalara ayrılmış şey. Tahta yüzeyleri pürüzsüz duruma getirmek, biçim vermek için marangozların kullandığı araç.
Pürüz : Engel, güçlük. Bir şeyin düzgünlüğünü bozacak çıkıntı, gedik veya kusur.
Gidermek : Dindirmek. Ortadan kaldırmak, yok etmek.
Biçim : Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Biçme işi. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Tarz. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl.
Vermek : Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Tespit etmek. Satmak. Dayamak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Bırakmak veya bağışlamak. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Ondan bilmek, atfetmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Ayırmak, harcamak. Ödemek. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Doğurmak. Yaymak. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Kazandırmak, katmak. Herhangi bir duruma yol açmak. Sahip olmasını sağlamak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek.
Ufak : Yaşça daha küçük olan. Önemsiz, çok az. Boyutları normalden küçük. Kısa bir süre. Makam, derece bakımından geri olan.
Parça : Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Müzik eseri. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.
Ayırmak : Bölmek. Birbirinden uzaklaştırmak. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek. Bir yeri bir engelle bölmek. Seçmek. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak. Farklı davranmak, fark gözetmek.
İle : Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde "... olarak, ... bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz.
Diğer dillerde Rendelemek anlamı nedir?
İngilizce'de Rendelemek ne demek? : v. grate, shave, plane
Fransızca'da Rendelemek : raboter, planer, râper
Almanca'da Rendelemek : v. behobeln, beschlagen, hobeln, raspeln, riffeln, schaben
Rusça'da Rendelemek : v. стругать, обстругивать, тереть, натирать, протирать, обстрогать, потереть, натереть, протереть


Bu kısımda Rendelemek nedir? Rendelemek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Rendelemek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Rendelemek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.