Kızılderili nedir, Kızılderili ne demek

Kızılderili; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.

  • Amerika yerlisi

Bilimsel terim anlamı:

Amerikan yerlilerine, aslında kahverenginin değişik tonlarında olan derilerini, barış anlaşmaları sırasında kızıla boyamaları nedeniyle "beyazlarca" verilen ad.

İngilizce'de Kızılderili ne demek? Kızılderili ingilizcesi nedir?:

redskin

Kızılderili hakkında bilgiler

Kızılderililer ya da Amerika Yerlileri, Sibirya kökenli Eskimo - Aleut halkları dışında kalan bütün Amerika yerlileri için kullanılan ortak birleştirici ad. Dilce birbiriyle akraba olmayan iki ayrı ana grupta toplanırlar: Sibirya kökenli olan Na-Dene dilleri ile Na-Dene dilleri dışındaki bütün Kızılderili dillerini içeren Amerind dilleri.

Alaska yerlileri adı Alaska'da yaşayan Eskimo-Aleut halklarını ve Kızılderilileri topluca nitelemek için kullanılır. ABD'nin diğer eyaletlerinde Native Americans, American Indians ya da kısaca Indians

Kanada Yerlileri (Aboriginal peoples ) adı Kanada'da yaşayan Eskimo-Aleut halklarını (İnuit), Kızılderilileri (First Nations) ve Métisleri topluca nitelemek için kullanılır.

Çoğu anasoylu ve avcı ve toplayıcı, bazıları Olmekler ve Mayalar gibi Mezoamerika Kızılderilileri mısır, Keçuvalar ve Aymaralar gibi Güney Amerika Kızılderilileri patates tarımını keşiften önce de yapan halklardır.

 

Kızılderili ile ilgili Cümleler

  • Birkaç kızılderili Japonya'da yaşıyor.
  • Amerika'nın adı ilk olarak Kızılderili katliamlarıyla ortaya çıktı.
  • Kızılderililer, Birleşik Devletler'in yerli halkıdır.
  • Kızılderililer açtı.
  • Kızılderililer çok acı çekmiş.
  • Ya bir Kızılderiliysem?
  • Kızılderililer yaylarla ve oklarla savaştılar.
  • O bir kızılderili gibi görünüyor.
  • Kızılderililer ile barış içinde yaşamak istediler.
  • Bir sürü eski Kızılderili efsaneleri vardır.
  • Beni Amerikan Kızılderililerine götür.
  • Bir Amerikan kızılderili rezervini ziyaret etmek istiyorum.

Kızılderili kısaca anlamı, tanımı:

Amerika : Dünya üzerinde yer alan bir kıta.

Yerli : Oturduğu bölgede doğup büyüyen, ataları da orada yaşamış olan. Belli bir bölgede yetişen, otokton. Yurt içinde yapılmış olan veya bir yurdun kendine özgü niteliklerini taşıyan. Bir yerin ilk sakini olan, otokton. Taşınamayan, başka yere götürülemeyen. Amerika, Avustralya ve Afrika'nın uygarlıktan uzak, ilkel biçimde yaşayan kimi halklarına verilen ad.

Kızıl : Bu renkte olan. Altın. Parlak kırmızı renk. Genellikle küçük yaşlarda görülen, bulaşıcı, yüksek ateşli, kırmızı renkte geniş lekeler döktüren, kuluçka dönemi üç dört gün süren tehlikeli hastalık. Komünist. Aşırı derecede olan.

Köken : Soy, asıl. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları. Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin.

 

Eskimo : Bu topluluktan olan kimse. Kuzey Kutbu'nda yaşayan toplulukların adı.

Halk : Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Yaratma.

Kalan : Artan, mütebaki. Bölme işleminde bölünenden artan sayı. Kalma işini yapan. Bir çıkarmanın sonucu.

Ortak : Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar, partner. Kuma. Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek.

Akraba : Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular. Kan bağıyla birbirine bağlı olan kimseler. Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler.

Grup : Küme. Görüşleri, çıkarları bir olan kimseler bütünü, ekip. Ortak özellikleri olan varlıklar, nesneler bütünü. Çeşitli sınıf veya birliklere bağlı elemanların, belirli bir taktik görevi gerçekleştirmek üzere, tek komutanın emri altında birleştirilmesinden oluşan kıta topluluğu.

Kızılderili nişancılığı : Canlı hedefin çevresine oklar atarak siluet çizme.

Diğer dillerde Kızılderili anlamı nedir?

Almanca'da Kızılderili : n. Indianer, Rothaut

adj. indianisch

Rusça'da Kızılderili : n. краснокожий (M), индеец (M)

adj. индейский