Kırmız nedir, Kırmız ne demek
Kırmız; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
Diğer sözlük anlamları:
Kırmız böceği
Fransızca'da Kırmız ne demek?:
cochenille
Kırmız hakkında bilgiler
Kırmız ( Arapça قرمز), Akdeniz çevresinde yetişen kırmız meşesinin (Quercus coccifera) üzerinde yaşayan kırmız böceğinin (Kermes) dişisinin kurutulmuş bedeninden elde edilen kırmızı renkte boyarmadde. Türkçedeki «kırmızı» ile İngilizcedeki «crimson» renk adlarının kökenini oluşturur.
Ortaçağda İtalya ve Sicilya'da ipekleri kırmızıya boyamada kullanılırdı ve bu kullanım antik çağlardaki deniz salyangozlarından elde edilen Sur moru (purpura) adlı boyarmadde çılgınınlığını aşmıştı
Kırmız ile ilgili Cümleler
- Genellikle kırmızı şarapla yediğin bazı yiyecekler nedir?
- Kırmızı bayrağı görmediniz mi?
- Bir ananas suyu, bir limonlu çay, bir bira ve bir bardak kırmızı şarap.
- Ağaçtaki yaprakların rengi kırmızıya döndü.
- Kırmızı bayrağı görmedin mi?
- İki saat önce bu masada iki tane kırmızı şapka vardı.
- Ben bir mavi, bir kırmızı ve bir siyah kurşunkalem istiyorum.
- Kırmızı balonu istiyorum.
- Kırmızı araba lehine karar verdi.
- Ağaçtaki yapraklar kırmızı renge dönüştü.
- Kırmızı başlıklı kızı çıldırttılar.
- Kırmızı alarm!
- Bu resimdeki kırmızı şaraptan iki şişe var.
- Kırmızı arabaya karar verdi.
Kırmız anlamı, tanımı:
Kırmız böceği : Zar kanatlılardan, küçük bir böcek (Coccus ilicis).
Kırmız madeni : Madenkırmız.
Madenkırmız : Antimon birleşimlerinden kırmızı renkte bir madde, kırmız madeni.
Kırmızı : Al, kızıl renk. Bu renkte olan.
Kırmızı bayrak : Atletizm yarışlarında hakemlerce gösterilen, sporcunun kurallara uygun olmayan bir biçimde atladığını veya koştuğunu belirten kısa saplı bayrak.
Kırmızı bülten : Uluslararası polis örgütünün dünya çapında aradığı suçlular için yayımladığı arama ve yakalama emri.
Kırmızı çizgi : Pasaport kontrolü sırasında geçilmesi yasak olan bölgeyi belirleyen çizgi. Belli bir konuda taraflar arasında kabul edilebilir son nokta.
Kırmızı çürük : Zararlı mantarların etkisi sonucu çam türü ağaçlardaki göbek odunun kırmızı kahverengi olması.
Kırmızı dipli mumla davet etmek : Birine bir yere gelmesi için çok yalvarmak, ısrar etmek.
Kırmızı et : Büyükbaş hayvanların yağı ve proteini yüksek, besleyici eti.
Kırmızı gömlek : Ne kadar saklanmaya çalışılırsa çalışılsın gizlenemeyen şey.
Kırmızı kart : Kurallara aykırı davranan veya daha önce hakem tarafından sarı kartla uyarılmış oyuncuyu oyundan çıkartmak için gösterilen kart.
Kırmızı kart görmek : Oyundan çıkarılma cezasına çarptırılmak. dışlanmak. ciddi bir biçimde uyarılmak.
Kırmızı kart göstermek : Dışlamak. oyundan çıkarma cezasına çarptırmak. ciddi bir biçimde uyarmak.
Kırmızı nokta : Televizyonda şiddet veya cinsellik içeren programların belli bir yaşın altındakilere izlettirilmemesini belirten işaret.
Kırmızı oy : Bir oylamada, karşı durum alındığını gösteren oy.
Kırmızı pasaport : Ülkesini yurt dışında temsil etmekle görevlendirilen kimselere belirli süreler için verilen pasaport.
Kırmızı plaka : Bakanlar Kurulu üyelerine ve bazı üst düzey yöneticilere tahsis edilen makam araçlarına ait plaka.
Kırmızıbiber : Patlıcangillerden bir tür biber (Capsicum annuum). Bu bitkinin olgunlaştığında kızarıp yakıcı bir acılık kazanan, kurutulup dövülerek yemeklerde baharat olarak kullanılan tozu, Türk biberi.
Kırmızıçizgi : Özellikle çam türü ağaçlarda görülen, uygunsuz koşullarda kurutulan ağacın çatlayan göze zarından giren mantarların yaptığı bir hastalık türü.
Kırmızıfener : Genelev.
Kırmızılahana : Rengi kırmızı olan bir tür lahana.
Kırmızılaşma : Kırmızılaşmak işi.
Kırmızımsı : Rengi kırmızıyı andıran, kırmızıya benzeyen, kırmızı gibi, kırmızımtırak.
Kırmızımtırak : Kırmızımsı.
Kırmızıturp : Turpgillerden, kökü kırmızı olan bir tür turp (Raphanus sativus var.radicula).
Açık kırmızı : Bu renkte olan. Kırmızının bir veya birkaç ton açığı.
Alev kırmızısı : Parlak kırmızı renk, alev rengi. Bu renkte olan.
Ateş kırmızısı : Yanan ateşin rengi. Bu renkte olan.
Danimarka kırmızısı : Kılları kırmızı, ortalama 600 kilogram ağırlığında, iri yapılı, sert koşullara uyum sağlayan bir sütçü sığır ırkı.
Dibi kırmızı mumla mı çağırdım : "üzerinde önemle durmuyorum, önemsiz buluyorum" anlamında kullanılan bir söz.
Kan kırmızı : Çok kırmızı.
Kök kırmızısı : Kök boyası.
Koyu kırmızı : Bordoya yakın kırmızı, kırmızının bir veya birkaç ton koyusu. Bu renkte olan.
Para peşin kırmızı meşin : "her işin karşılığı anında ödenmelidir" anlamında kullanılan bir söz.
Şeytan kırmızısı : Kırmızının parlak bir türü. Bu renkte olan.
Parlak : Yüzü güzel (oğlan). Göze çarpacak kadar başarılı. Temiz ve ışıklı. Parlayan, ışıldayan.
Boya : Yazmak için kullanılan mürekkep. Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli madde. Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu veya yağlı boya. Aldatıcı görünüş.
Çiçek : İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık. Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz. Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi. Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse.
Arapça : Bu dille yazılmış olan. Sami dilleri ailesine giren ve Arap ülkelerinde kullanılan dil, Arabi.
Akdeniz : Mersin iline bağlı ilçelerden biri.
Çevre : Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Yağlık. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.
Meşe : Kayıngillerden, üç yüz kadar türü arasında, yaz kış yapraklarını dökmeyenleri de bulunan, kerestesi dayanıklı bir orman ağacı (Quercus). Bu ağaçtan yapılan.
Kırmıza sarı yuvarlaklar : Kovalama yarışlarında, başlama ve bitirme yerlerini gösteren kırmızı ve sarı yuvarlaklar.
Kırmızböceği : Kabuklu böcekler familyasından olup, kaynanadili üzerinde gelişen ve çeşitli bilim dallarında kullandığımız çok yararlı bir boya yapımında kullanılan Meksika kökenli böcek.
Kırmızı ağaç : Kerestesi parıltılı kırmızı renkli, hava kurusunun özgül ağırlığı 0,70-0,90 gr/cm3 olan, çoğunlukla kaplama Üretiminde kullanılan bir tür sıcak iklim ağacı.
Kırmızı ağaç kurdu : Ağaçların gövde bölgesini içten yıkımlayan ve iki yılda gelişen tüysüz tırtıl.
Kırmızı ağızlı neon : Doğal olarak Brezilyadaki Amazon Nehir Sisteminde yaşayan, boyları 4 cm olabilen, kuyruk yüzgecinde 3 geniş ve koyu siyah bant bulunan çok güzel renkli bir akvaryum balığı, kırmızı kafa.
Kırmızı akar : Kanatlı akarı.
Kırmızı alaca levrek : Mücevher çiklit.
Kırmızı ayak hastalığı : Kızıl ayak hastalığı.
Kırmızı ayaklı kerkenez : (zooloji)
Kırmızı ayaklı sümsük kuşu : Leyleksiler (Ciconiiformes) takımının, sümsükgiller (Sulidae) familyasından, tüyleri is renginde, tropik denizlere yatan yaşayan bir tür.
Diğer dillerde Kırmız anlamı nedir?
İngilizce'de Kırmız ne demek? : n. cochineal, cochineal dye, kermes
Almanca'da Kırmız : n. Kermes


Bu kısımda Kırmız nedir? Kırmız ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kırmız tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kırmız hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.