Programs türkçesi Programs nedir

Programs ile ilgili cümleler

English: I can write programs in Visual Basic.
Turkish: Visual Basic ile programlar yazabiliyorum.

English: If you listen to English programs on the radio, you can learn English for nothing.
Turkish: Radyodaki İngilizce programlarını dinlersen bedava İngilizce öğrenebilirsin.

English: I never seem to want to watch the same TV programs as Tom does.
Turkish: Tom'un izlediği aynı TV programlarını izlemek istiyor gibi görünmüyorum.

English: I like news programs on TV.
Turkish: Televizyonda haber programlarını severim.

English: Ali is learning to write programs in JavaScript.
Turkish: Ali JavaScriptte programlar yazmayı öğreniyor.

Programs ingilizcede ne demek, Programs nerede nasıl kullanılır?

Custom programs folder : Özel programlar klasörü.

Client programs : Kullanıcı programlar. İstemci programlar.

Development programs : Kalkınma programları. Ülke içindeki bir yerleşim birimine veya ülkenin bütününe yönelik izlenecek iktisadi, sosyal ve kültürel politikalar bütünü. bk. yıllık program.

Economic development programs : Ülke içindeki bir yerleşim birimine veya ülkenin bütününe yönelik izlenecek iktisadi, sosyal ve kültürel politikalar bütünü. bk. yıllık program. Kalkınma programları.

 

Exporting text to other programs : Diğer programlara metin gönderme.

Heteredox stabilization programs : Heteredoks istikrar programları. Enflasyonu kısa sürede düşürmek ve enflasyon beklentilerini kırmak amacıyla para ve maliye politikalarına ek olarak döviz kuru çapası, gelirler politikası ya da fiyat denetimlerinden birini veya birkaçını içeren istikrar politikası.

Program block : İzlence yayın bölümü. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İzlence işliği ile sunucu işliğinden oluşan bölüm.

Program cards : Bağdarlama kartları. Program kartları.

User programs : Kullanıcı programları.

Program check : Bağdarlama denetimi. Program denetimi.

İngilizce Programs Türkçe anlamı, Programs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Programs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Defense program : Savunma programı.

Blueprint : Ozalit. Mavi kopya. Taslak. Ozalit kopya. Mavi kopya çıkarmak. Teknik bilginin yer aldığı mavi sayfalı kitap. Şablon. Plan. Prototip. Planı mavi kağıda çekmek.

Docket : Karar defteri. Fiş. Etiketlemek. Adres etiketi. Gümrük makbuzu. İş listesi. Özet olarak deftere geçirmek. Etiket. Makbuz. Yaftalamak.

Blueprinting : Dizayn etmek. Tasarlama. Motorun şartnamelere tam uygun olarak sökülmesi ve montajı. Karalamak.

Schedule : Zaman çizelgesi. Çalışma saatlerini yazmak. Takvim belirlemek. Yapılacak işlerin bölümlerini ve her bölümü gösteren örnekseme. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Çizelgelemek. Şifte yazmak. İlave etmek.

Concerting : Konser. Ses bütünlüğü. Bir araya gelerek karar almak. Ahenk. Birlik. Anlaşmak. Kararlaştırmak. Dinleti. Birlikte hareket etmek.

 

Architect : Yapmak. Bir filmin bezemlerinin hazırlanmasıyla ilgili tüm işleri yöneten kimse. Sanat yönetmeni. Yaratıcı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Mimar. Tasarlamak.

Charted : Çizelge ile göstermek. Taslağı çıkartılmış. Haritasını yapmak. Şemalandırılmış. Planını çizmek.

Pattern : Şekillerle süslemek. Desen. Model. Önörgü. Benzeterek yapmak. Numune. Şablon. Gidiş. Kopyasını çıkarmak. Aynen kopya etmek.

Programs synonyms : defence program, audit programme, road map, system of rules, employee savings plan, retirement program, retirement savings plan, superfund, retirement account, retirement savings account, pension account, works program, stock purchase plan, rehabilitation program, plan of action, retirement plan, superfund program, programmes, blue print, pension plan, tax program, project, regime, space program, schema, scheme, chart, budget, outline, contrives, tax policy, programme, arranges.

Programs zıt anlamlı kelimeler, Programs kelime anlamı

Regress : Dönmek. Geri gitme. Geri çekilme. Geri çekilmek. Gerilemek. Gerileme. Dönüş. Geri gitmek. İlkelleşmek.

Retreat : Geri çekilme. Geri hamle yapmak. Ricat. Çekilme. Geri adım atmak. Gitmek. Gerileme. Gerilemek. İnzivaya çekilmek. Yeniden işlemek.