Proliferates türkçesi Proliferates nedir

Proliferates ingilizcede ne demek, Proliferates nerede nasıl kullanılır?

Proliferate : Artmak. Çoğalmak. Hızla çoğalmak. Çabuk çoğalmak. Tomurcuklanmak. Tomurcuk vermek. Üremek.

Proliferated : Hızla çoğalmak. Çoğalmak. Tomurcuklanmak. Üremek. Tomurcuk vermek. Çabuk çoğalmak.

Proliferating : Üremek. Çoğalma. Tomurcuklanmak. Çoğalmak.

Proliferation : Yayılma (silah vb). Hızla çoğalma. Proliferasyon. Tomurcuk verme. Çabuk çoğalma. Tomurcuktan üreme. Yaygınlaşma. Hücrelerin çoğalması, artması. Üreme. Çoğalma.

Proliferations : Tomurcuktan üreme. Proliferasyon. Yayılma (silah vb). Çoğalma. Yaygınlaşma. Tomurcuk verme. Çabuk çoğalma. Üreme.

Proliferative : Proliferatif.

Lymphoproliferative disease : Lenfositlerin tümör oluşturacak tarzda çoğalmasıyla belirgin hastalık grubu. Lenfoproliferatif hastalık.

Proliferative fascitis : Nodüler fasya yangısı. Proliferatif keratokonjunktivitis.

Nonproliferation : Yaygınlaşmanın önlenmesi. Yayılmasını önleme (nükleer silahlar vb). Bir şeyin üretimini veya dağıtımını sınırlama (özellikle nükleer silahlar). Çoğalmayan. Bir şeyin çoğalmasını önleme.

Proliferative hamorrhagic enteropathy : Üremeli kanamalı enteropati. Genç domuzların akut veya perakut seyirli anemi, kanlı ishal, ateş ve bağırsaklarda adenomatöz üremelerle ve kanamalarla belirgin hastalığı. bağırsaklardan campylobacter hyointestinalis izole edilmekle birlikte, kesin nedeni bilinmemektedir.

 

İngilizce Proliferates Türkçe anlamı, Proliferates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Proliferates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accrues : Gelmek. Gerçekleşmek. Büyümek. Eklenmek. Payına düşmek. Ziyadeleşmek. Tahakkuk etmek. Artmak. Birikmek.

Burgeons : Gelişmeye başlamak. Sürmek. Filiz. Tomurcuk. Filizlenmek. Tomruk. Filiz vermek.

Augment : Sayısını arttırmak. Çoğaltmak. Büyütmek. Değerlendirmek. Artırmak. Uzamak. Arttırmak. Artmak. Uzatmak.

Bred : Doğurmak. Üretmek. Yavrulamak. Beslemek. Çiftleşmek. Yetiştirmek.

Proliferate : Artmak.

Come into leaf : Yeşermek. Dallanıp budaklanmak. Yapraklanmak.

Burgeon : Gelişmeye başlamak. Sürmek. Filiz vermek. Filizlenmek. Tomurcuk. Filiz. Tomruk.

Propagates : Yavrulamak. Yaymak. Dağıtmak. Bulaştırmak. Çoğaltmak. Çiftleştirmek. Neşretmek. Üretmek.

Gain : Fizik, gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Edinmek. Bir elektrik akını ya da geriliminin yükseltim oranı. telsiz iletişiminde akımmıknatıssal dalgaların gücünü yükseltme oranı. Bir elektronik dizgede ya da bu dizgenin yükselteç gibi bir bölümündeki im gücünde artış. (genellikle çıkış gücünün, giriş gücüne desibel oranıyla belirtilir). Artırmak. Bir devredeki çıkış sinyalinin giriş sinyaline oranını ifade eden yükseltim ölçüsü. Yükselmek. Sağlamak. İlerlemek.

 

Proliferates synonyms : proliferated, gone off, accrue, burgeoned, propagating, gemmated, be reproduced, increases, go off, procreated, bud, gemmate, escalate, escalates, propagated, burgeon out, accumulates, procreating, multiply, procreates, grow, budded, propagate, augments, mushroom, gained, braird, manifold, pullulate, accumulate, proliferous, heighten, proliferating.