Proliferated türkçesi Proliferated nedir
- Tomurcuklanmak.
- Hızla çoğalmak.
- Çoğalmak.
- Çabuk çoğalmak.
- Tomurcuk vermek.
- Üremek.
Proliferated ingilizcede ne demek, Proliferated nerede nasıl kullanılır?
Proliferate : Tomurcuk vermek. Çabuk çoğalmak. Üremek. Hızla çoğalmak. Tomurcuklanmak. Çoğalmak. Artmak.
Proliferates : Üremek. Tomurcuk vermek. Tomurcuklanmak. Çoğalmak. Hızla çoğalmak. Çabuk çoğalmak.
Proliferating : Çoğalmak. Tomurcuklanmak. Üremek. Çoğalma.
Proliferation : Proliferasyon. Yayılma (silah vb). Yaygınlaşma. Tomurcuktan üreme. Çoğalma. Hızla çoğalma. Artma. Çabuk çoğalma. Üreme. Tomurcuk verme.
Proliferations : Yaygınlaşma. Proliferasyon. Tomurcuktan üreme. Üreme. Çoğalma. Tomurcuk verme. Çabuk çoğalma. Yayılma (silah vb).
Proliferative phase : Proliferasyon evresi. Proliferatif evre. Foliküler evre. Endometriyumun ovaryal siklusa bağlı olarak geçirdiği, endometriyumun kalınlaşması ve bağ doku hücrelerinde artışların olduğu üç evreden biri, folikül hormonu dönemi. bu evrede glandula uterina adı verilen döl yatağı bezlerinin gelişmesi ve kıvrımlarının artması görülür.
Nonproliferation : Çoğalmayan. Yayılmasını önleme (nükleer silahlar vb). Bir şeyin çoğalmasını önleme. Bir şeyin üretimini veya dağıtımını sınırlama (özellikle nükleer silahlar). Yaygınlaşmanın önlenmesi.
Non proliferation treaty : Nükleer silahların yayılımını önleme anlaşması.
Proliferative fascitis : Nodüler fasya yangısı. Proliferatif keratokonjunktivitis.
Proliferative : Proliferatif.
İngilizce Proliferated Türkçe anlamı, Proliferated eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Proliferated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Burgeon : Filizlenmek. Filiz. Gelişmeye başlamak. Tomurcuk. Filiz vermek. Sürmek. Tomruk.
Accumulates : Toplamak. Birikmek. Yığmak. Toplanmak. Yığılmak. Biriktirmek.
Procreated : Prokreat. Üretmek. Çocuğu olmak. Döllemek. Hayat vermek. Doğurmak. Yaratmak.
Gone off : İşlemez olmak. Kahkahayı basmak. Çıkmak. Kesilmek. İzin almadan gitmek. Ekşimek. Çürümek. Başlamak. Bozulmak.
Heighten : Büyütmek. Artmak. Şişirmek. Yükseltmek. Abartmak. Yükselmek. Çoğaltmak. Artırmak.
Increase : Yükseltmek. Artma. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Artmak. Zam yapmak. Eder artırımı. Artışa geçmek.
Accrues : Birikmek. Tahakkuk ettirmek. Gelmek. Tahakkuk etmek. Gerçekleşmek. Ziyadeleşmek. Büyümek. Eklenmek. Payına düşmek.
Propagate : Bulaştırmak. Yavrulamak. Nakletmek. Çiftleştirmek. Neşretmek. Çoğaltmak. Propaganda yapmak. Yaymak. Geçirmek.
Gemmated : Tomurcuklanan. Tomurcukla çoğalan.
Accruing : Meydana gelme. Tahakkuk etmek. Büyümek. Gerçekleşme. Artmak. Payına düşmek.
Proliferated synonyms : accumulate, proliferous, procreates, budded, grow, manifold, procreate, proliferates, burgeons, come into leaf, escalate, mushroom, go off, bred, propagates, bud, be reproduced, procreating, propagating, escalates, proliferate, augment, multiply, burgeoned, pullulate, braird, propagated, accrue, burgeon out, gemmate, augments, proliferating, increases.

Bu kısımda Proliferated kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Proliferated ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Proliferated anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Proliferated ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.