Lymphoproliferative disease türkçesi Lymphoproliferative disease nedir
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Lenfositlerin tümör oluşturacak tarzda çoğalmasıyla belirgin hastalık grubu.
- Lenfoproliferatif hastalık.
Lymphoproliferative disease ingilizcede ne demek, Lymphoproliferative disease nerede nasıl kullanılır?
Lymphoproliferative : Lenfoid dokuda artış gösteren, lenfoid doku artışıyla belirgin. Lenfoproliferatif.
Disease : Hastalık. Nedeni, vücutta oluşturduğu değişimleri ve iyileşme olanağı bilinen veya bilinmeyen, karakteristik belirtiler ve bulgular dizisiyle kendini gösteren vücudun herhangi bir bölümü, organ veya sisteminin normal yapısı ve işlevlerinin kesilmesi veya sapması, sayrılık, maraz, rahatsızlık, hlk. illet, kem, morbus, toga. Çeşitli dış faktörlerin etkisi sonucu vücudun bir bölümü veya tamamında normal fonksiyonun bozulması durumu. Sayrılık. Lyme hastalığı. İllet. Dert. Maraz. Rahatsızlık.
Acute disease : Akut hastalık. Ciddi hastalık.
Addison disease : Böbrek üstü bezlerinden kortikosteroitlerin hiç salgılanmaması ya da az salgılanması sebebiyle deri pigmentasyonunun arttığı bir hastalık. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Birincil hipoadrenokortisizm. Tunç hastalığı. Addison hastalığı.
Addisons disease : Birincil hipoadrenokortisizm. Addisonhastalığı.
Aftermath disease : Çayır amfizemi. İkinci ürün çayır hastalığı.
İngilizce Lymphoproliferative disease Türkçe anlamı, Lymphoproliferative disease eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lymphoproliferative disease ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abdomen : Batın. Karın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Abdomen. Karnın altı. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın (böcek gövdesinde).
Abaxial : Eksenden uzak. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksendışı. Eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak, eksen dışı. Abaksiyal.
A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.
A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.
Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.
Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.
Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Abdominal gerginlik.
Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.
A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.
Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha. Kesimevi. Salhane.
Lymphoproliferative disease synonyms : a amplitude mod, abdominal pain, abamectin, a band, a c deformity, a dna.

Bu kısımda Lymphoproliferative disease kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lymphoproliferative disease ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lymphoproliferative disease anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lymphoproliferative disease ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.