Proposing türkçesi Proposing nedir

  • Teklif etmek.
  • Evlilik teklif etmek.
  • Getirmek (çözüm).
  • Evlenme teklif etmek.
  • İçmek (sağlığa vb.).
  • Sormak.
  • İçmek (şerefe).
  • Niyet etmek.
  • Çözüm getirmek.
  • Tasarlamak.
  • İleri sürmek.
  • Önermek.

Proposing ile ilgili cümleler

English: What exactly are you proposing?
Turkish: Tam olarak ne öneriyorsun?

English: What are you proposing?
Turkish: Ne öneriyorsun?

Proposing ingilizcede ne demek, Proposing nerede nasıl kullanılır?

Proposition : Önerme. Sorun. Teklif etmek. Mesele. Sav. Sevişme teklif etmek. Sevişme teklifi. Plan. Bir mantık dizgesine göre çeşitli doğruluk değerleri alabilen dilsel deyişler.

Propositional calculus : Önermeler matematiği. Önermeler hesaplama yöntemi. Önermeler hesabı.

Propositional function : Önermeli fonksiyon. Önermeli işlev.

Propositional logic : Önermeler mantığı. Önermeler hesabı. Önermeli mantık.

Propositioned : Mesele. Sorun. Uygunsuz teklif. Öneri. Kaziye. Teklif etmek. Önerme. Uygunsuz teklifte bulunmak. Teklif. Cümle.

Contradictory propositions : Karşı önermeler. Çelişik önermeler.

Algebra of propositions : Önermeler cebiri.

Contrary proposition : Ters önerme.

Propositions : Plan. Uygunsuz teklif. İfade. Öneri. İş teklifi. Cümle. Teklif. Mesele. Önerme. Sorun.

Compound proposition : Bileşik önerme.

İngilizce Proposing Türkçe anlamı, Proposing eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Proposing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Commits : Suç işlemek. Komisyona sunmak. Vaat etmek. Emanet etmek. Söz vermek. Teslim etmek. Adamak. İşlemek.

Enquired : Soruşturulmuş. Sual edilmiş. Soru sormak. Aranmış. Tahkikat yapılmış. Soruşturmak. Sorulmuş. Araştırılmış.

Advance : Alacağına sayılmak üzere önceden yapılan ödeme. Artmak. Yükseltmek. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Öndeleme. İleri gitmek. Peşinat vermek. Terfi. Terfi ettirmek. Öne almak.

Architect : Sanat yönetmeni. Bir filmin bezemlerinin hazırlanmasıyla ilgili tüm işleri yöneten kimse. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Planlamak. Mimar. Yapmak. Yaratıcı.

Remedying : Çare bulmak. İyileştirmek. Deva. İyi etmek. Çare. Düzeltmek. Gereğine bakmak. Onarmak. Sağaltmak.

Proposed : Önerilen.

Asserting : Savunmak (hak). İddia etmek. Öne sürmek. Söylemek. Davacı. Müddei.

Bright : Akıllı. Şaşaalı. Umut verici. Canlı. Uyanık. Aydın. Şeffaf. Işıltılı. Aydınlık. Zeki.

Inquire about : Sorup soruşturmak. Hakkında bilgi almak istemek. Bilgi edinmeye çalışmak. Birisi hakkında bilgi edinmek. Hakkında bilgi almak. Bilgi aramak. Hakkında bilgi edinmek.

Proposing synonyms : proposes, hold out, affirming, pop the question to, contemplates, contemplating, intends, aim at, calculates, enquires, demands, cogitating, moves, proffers, alleges, cast around, allege, argues, going to, meant, aimed, blueprint, likely, posit, make a suggestion, enquire, contemplate, inquire, cogitate, offers, commit, calculate, offer a suggestion.

Proposing zıt anlamlı kelimeler, Proposing kelime anlamı

Unlikely : Olasılık dışı. İhtimali olmayan. Alışılmadık. Beklenilmeyen. Olasısız. Pek mümkün olmayan. Muhtemel olmayan. Uzak. İhtimali olmadan. Olası olmayan.

Inauspicious : Kutsuz. Şanssız. Uğursuz. Menhus. Talihsiz. Meşum. Meymenetsiz.