Prune türkçesi Prune nedir

Prune ile ilgili cümleler

English: Have you ever pruned a tree?
Turkish: Hiç bir ağaç budadın mı?

English: I cannot prune this tree. It's too high.
Turkish: Bu ağacı budayamam. Çok yüksek.

English: You need to prune the roses.
Turkish: Gülleri budaman gerekiyor.

English: Ali pruned the tree.
Turkish: Ali ağacı budadı.

Prune ingilizcede ne demek, Prune nerede nasıl kullanılır?

Pruned : Muaf tutmak. Kısaltmak. Budamak. İstisna etmek. Kesmek.

Prunella : Karamandola (kumaş). Prunello. Boğaz iltihabı. Anjin. Karamandola.

Prunelle : Kuru erik. Erik likörü. Üryani.

Prunello : Karamandola.

Pruner : Budayıcı. Budayan kimse.

Pruning : Budama.

Pruning shears : Bahçıvan makası. Budama makası. Bahçe makası.

Prunus : Laz kirazı.

Artificial pruning : Suni budama.

Prunes : Muaf tutmak. Kısaltmak. Kesmek. İstisna etmek. Budamak.

İngilizce Prune Türkçe anlamı, Prune eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prune ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dried fruit : Meyve kurusu. Kuru meyve. Kak. Kurutulmuş meyve. Kuru yemiş.

Amputated : Organını almak. Kesmek (ağaç, organ).

Cuts : Dişi çıkmak. İndirmek. Görmemezlikten gelmek. Ortadan kaybolmak. Kesişmek. Biçmek. Kesmek. Açmak. Yontmak. Geçerli vuruşlar.

 

Pollard : Boynuzlarını kesmek. Budanmış ağaç. Ağaç budamak.

Chop off : Kesmek. Uçurmak.

Pinch : Yakalamak. Sıkmak. Çimdiklemek. Kıstırmak. Vurmak (ayakkabı). Kaldırmak. Kısmak. Ayağını sıkmak. Çimdik. İç etmek.

Exsect : Oymak. Organını almak. Kesip atmak. Atmak. Kesmek. Kesip almak. Kesip çıkartmak.

Shear : Yoksun bırakmak. Kırkmak. Bilgisayar, jeoloji alanlarında kullanılır. Birbirine koşut olan karşıt yönlerdeki güçlerin etkimesi. Kısa budamak. Kesip koparmak. Biçme. Kesilmek. Çok kısa kesmek (hayvanın tüylerini). Kaykılma.

Cut away : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir görünçlüğün kurgusunda zaman ya da akıcılık yönünden duyulan boşluğu doldurmak için kullanılan çekim. Kesip atmak. Kesip çıkartmak (örneğin, oğluma ağaçtan dışarı uzanan dalları kesmesini rica ettim). Tüymek. Film çekimi sırasında hızlıca başka bir sahneye geçmek veya başka bir şeye odaklamak (örneğin, savaş sahnesinin çekimi sırasında, askerin yaralandığı zaman yönetmen 'şimdi kesip atın!' diye bağırdı). Bağlayıcı çekim. Kesip çıkartmak. Kesip çıkarmak.

Crop : Kalabalık. Rekolte. Kursak. Mahsul. Kesip kısaltmak. Ürün vermek. İşleme. Kısa kesilmiş saç. Verim. Hasat.

Prune synonyms : prunelle, lopped, chipped, nip, dress, lops, disbud, trim, clip, lopping, top, poll, french plums, amputate, thin out, amputates, cut back, lop, snip, detruncate, french plum, amputating.

Prune ingilizce tanımı, definition of Prune

Prune kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To trim: as, to prune trees. - used humorously or in contempt. To lop or cut off the superfluous parts, branches, or shoots of. Esp., a dried plum, used in cookery. To prune an essay. To dress. To prink. A plum. To shape or smooth by trimming. California prunes. To clear of useless material. As, French or Turkish prunes.