Psychiatry türkçesi Psychiatry nedir

  • Psikiyatri.
  • Ussal bozuklukların, kişisel uyum sorunlarının ve örgensel hastalıkların ruhsal yönlerinin tanınması ve iyileştirilmesi ile uğraşan ve bu konularda incelemelere girişen hekimlik dalı.
  • Akıl hastalıkları bilim dalı.
  • Ruh hekimliği.
  • Eğitim alanında kullanılır.

Psychiatry ingilizcede ne demek, Psychiatry nerede nasıl kullanılır?

Child psychiatry : Çocuk psikiyatrisi.

Forensic psychiatry : Adli psikiyatri.

Neuropsychiatry : Sinir sistemi ve akıl hastalıkları arasındaki bağlantı üzerine yoğunlaşan tıp dalı (tıp veya medikal terimi). Nöroloji ve psikiyatrinin birleşmesi ile meydana gelen bilim dalı. Nöropsikiyatri.

Psychiatric : Pskiyatrik. Psikiyatrik. Akıl hastalıklarına ait.

Psychiatric interview : Özesağaltıcı görüşme. En az yöneltici bir tutumla görüşülen kişiyi sınırı belirsiz bir konu üzerinde ayrıntılı biçimde, özgürce konuşmaya özendiren ve yanıtlayıcının görüşlerini, düşüncelerini aydınlığa kavuştururken belli bilgileri açığa vurmasını bekleyen görüşme. bk. bireysel görüşme.

Neuropsychiatrically : Nöropsikiyatri bakış açısı ile (sinir sistemi ve akıl hastalıkları arasındaki bağlantı hakkında).

Neuropsychiatrist : Nöropsikiyatrist. Nöropsikiyatri uzmanı. Nöropsikiyatri uzamanı (sinir sistemi ve akıl hastalıkları arasındaki bağlantı).

 

Neuropsychiatric : Asabi ve ruhi. Nöropsikiyatri ile ilgili. Sinir sistemi ve akıl hastalıkları arasındaki bağlantı ile ilgili. Nöropsikiyatrik.

Psychiatrists : Psikiyatrist. Ruh doktoru. Akliyeci. Ruh hekimi. Akıl hastalıkları uzmanı. Psikiyatri uzmanı. Psikiyatr. Akil hastalıkları uzmanı.

Psychic impotence : Ruhsal iktidarsızlık.

İngilizce Psychiatry Türkçe anlamı, Psychiatry eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Psychiatry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Psychotherapy : Psikoterapi. Psikolojik tedavi. Psikomatik. Ruhsal tedavi. Psiko-terapi. Ruhsağaltım.

A priori knowledge : A priyori bilgi. Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. Önsel bilgi.

Abstract intelligence : Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği. Soyut zeka.

Achievement tests : Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testi. Başarı testleri.

Accustoming : Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Yetiştirim. Alıştırmak. Ünsiyet. Ülfet.

Achromatopsia : Renk körlüğü. Akromatopsi. Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu.

Academic preparation : Akademik hazırlık. Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık.

 

Academic intelligence : Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka. Akademik zeka.

Medicine : Doktorluk. İlaç vermek. Katlanmak. Afsun. Büyü. Tıp. Hekimlik. İlaç. Deva. Sihirbazlık.

Academy : Yüksek okul. Medrese. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Bilim adamları topluluğu. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Okul. Yüksekokul. Akademi.

Psychiatry synonyms : medical specialty, psychological medicine, academy of economic and commercial sciences, ability group, abulia, achievement age, alienism, abnormal child, active school, abstract reasoning, mental hygiene, psychiatries, psychotherapeutics, academic year, psychopathology.