Psychoanalyse türkçesi Psychoanalyse nedir

  • Psikanalize tabi tutmak.
  • Psikanaliz yapmak.
  • Psikanaliz tedavisi uygulamak.

Psychoanalyse ingilizcede ne demek, Psychoanalyse nerede nasıl kullanılır?

Psychoanalyses : Ruhsal çözümleme. Psikanalize tabi tutmak. Psikanaliz tedavisi uygulamak. Psikanaliz yapmak. Psikanaliz.

Psychoanalysis : Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bilinçaltında, karmaşa olarak bulunup birtakım ruhsal ve bedensel rahatsızlıklara yol açan anı, istek ve imgeleri bilinç alanına çekmek yoluyla ruh hastalarını iyileştirmeyi amaç edinen ve ilkeleri freud'ca saptanan bir hekimlik yöntemi. (not: fr. psychanalyse, ing. psychoanalysis karşılığı ruhbilim terimleri sözlüğü'nde ruhsal çözümleme terimi önerilmiştir. ). Psikoanaliz. Psikanaliz. Ruh çözümlemesi. Sinirsel ve anlıksal bozuklukların "özgür çağrışım" yordamı ile çözümlenmesine ve iyileştirilmesine ilişkin olan, toplumsal yaşamın gözlemlenmesinde de kendisinden yararlanılabilen bir genel kuram ve yöntem. Ruh çözümleme. Ruhsal çözümleme. Özeçözümleme. Ruhçözüm.

Psychoanalyst : Ruhçözümcü. Psikanalist. Psikanalizci. Psikoanalist.

Psychoanalysts : Psikanalist. Psikanalistler.

Psychoanalytic : Psikoanalizsel. Ruhçözümsel. Psikoanalitik. Psikanalitik.

Psychoanaleptic : Merkezi sinir sistemi üzerine uyarıcı etki yaparak etkisini oluşturan psikotrop ilaç grubu. Psikoanaleptik.

 

Psychoanalitical theory : Halkbilim ürün ve olaylarını, cinsel organlarla, cinsel birleşmelerin birer simgesi olarak benimseyenlerin ileri sürdükleri kuram. bk. tinçözömsel okul. Tinçözümsel kuram.

Psychoanalyzing : Psikanaliz tedavisi uygulamak. Psikanaliz yapmak. Psikanalize tabi tutmak.

Psychoanalyzes : Psikanaliz tedavisi uygulamak. Psikanaliz yapmak. Psikanalize tabi tutmak.

Psychoanalytical : Psikanalitik.

İngilizce Psychoanalyse Türkçe anlamı, Psychoanalyse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Psychoanalyse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Care for : Sevmek. Çocuk büyütmek. Çocuk yetiştirmek. İlgilenmek. İstemek. Bakımını üstlenmek. Hoşlanmak. Sevmek (birini veya bir şeyi). Bakmak.

Analyze : Araştırmak. Analiz yapmak. [#çözümleme Çözümlemek]. İncelemek. Tahlil etime, inceleme. Analiz etmek. Tahlil yapmak. Tahlil etmek.

Analyse : Çözümlemek. Araştırmak. Analiz yapmak. Tahlil etmek. Analiz etmek. İncelemek. Tahlil yapmak.

Psychoanalyses : Psikanaliz. Ruhsal çözümleme.

Treat : Tedavi etmek. Muamele etmek. Yeniden düzenlemek. Bahsetmek. Ele almak. Davranmak. Kullanılır duruma getirmek. Zevk veren şey. Otalamak.

Psychoanalyse synonyms : psychoanalyzing, psychoanalyze, psychoanalyzes, psychoanalyzed.