Purifiers türkçesi Purifiers nedir

  • Arıtma sistemi.
  • Temizleyici.
  • Arındırıcı.
  • Sasör.
  • Arıtma makinesi.
  • İrmik sasörü.
  • Arıtma cihazı.
  • Arıtıcı.

Purifiers ingilizcede ne demek, Purifiers nerede nasıl kullanılır?

Air purifier : Havadan toz ve kokuyu gideren bir şey. Hava filtresi.

Oil purifier : Yağ tasfiye cihazı.

Water purifier : Su arıtıcı. Su arıtma cihazı. Su arıtıcısı.

Purifier : Sasör. Arıtma cihazı. Arıtma sistemi. Arındırıcı. Arıtıcı. Arıtma makinesi. Temizleyici. İrmik sasörü.

Purified : Saflaştırılmış. Arıtılmış. Arıtılmak. Arındırmak. Durultulmuş. Temizlemek. Arınmış. Saf hale getirmek. Temizlenmiş. Arındırılan.

Purification : Arıtım. Arındırma. Bir karışımdaki protein ve nükleik asit gibi büyük organik moleküllerin bireysel düzeyde elde edilmesi işlemi, pürifikasyon. Bir kimyasal özdeği yabancı özdeciklerden ayırma içlemi. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Saflaştırma. Herhangi bir özdeği, birlikte bulunduğu başka özdeklerden (katışkılardan) ayırma işlemi. Tabuları çiğneme, dinsel buyruklara aykırı davranma sonucu tinsel kirlenmeden arınmak için belirli işlemleri ve kuralları (örneğin yıkanma, ateş üstünden atlama, oruç tutma, bir süre yalnız başına yaşama vb.) yerine getirerek hem kendi, hem de üyesi bulunduğu topluluğun gözünde arınma. Temizleme. Arınma.

 

Be purified : Arınmak. Arındırılmak. Özleşmek.

Purifications : Arıtma. Arınma. Temizleme. Arıtım. Tasfiye. Temizleme ya da arıtma. Arındırma.

Purified diet : Deneme hayvanlarına besleme çalışmalarında yedirilen, saf nişasta ve saf selüloz, kazein gibi saf formda olan, beslenme için gerekli besin maddelerinin karışımı, sentetik rasyon, pürüfiye rasyon. Sentetik rasyon. Saf rasyon.

Unpurified : Saflaştırılmamış. Arındırılmamış. Temizlenmemiş.

İngilizce Purifiers Türkçe anlamı, Purifiers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Purifiers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abluent : Deterjan. Temizlik için kullanılan deterjan.

Detersion : Geridönme.

Civilizer : Medenileştiren veya geliştiren kimse. Çiftçi. Yetiştirici.

Cleansers : Açmalık. Arındırıcı madde. Temizleyici madde. Temizlikçi. Sabun. Temizleme maddesi. Temizlik maddesi.

Aperitive : Yumuşatıcı (tıp veya medikal terimi). Aparetif.

Effacers : Silici. Yokedici. Bozucu. Yok edici. İmha edici.

Deflator : Nominal (cari fiyatlarla ifade edilen) iktisadi büyüklükleri gerçek (reel, yani sabit fiyatlarla ifade edilen) büyüklüklere çevirmek, yani fiyat artışlarının etkilerini gidermek için kullanılan ve temel bir yıla göre oluşturulan dizin. İndirgeyici. Deflatör. Deflasyona neden olan bir şey (tedavüldeki para miktarında azalma, satın alma gücünün artması, fiyatların düşmesi). Fiyat indirgeyicisi. Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır.

Refiners : Detaycı kimse. İnce eleyip sık dokuyan kimse. Arıtım işçisi. Düzelten kimse. Gelişme sağlayan kimse.

Purifiers synonyms : purifier, purifying apparatus, expurgators, chasteners, cleaner, cleansing agent, detersive, chastener, filterers, clarifier, cleansing, disinfector, cathartic, depuratory, detergent, effacer, purifying, apparatus, cleanser, civilizers, kathartic, filterer, expurgator, clarifiers, purificatory, setup, scrubber.