Purplish türkçesi Purplish nedir

Purplish ingilizcede ne demek, Purplish nerede nasıl kullanılır?

Purpling : Eflatun. Lila. Ahlaksız. Kardinallik. Krala ait. Mor. Erguvani. Kötü. Erguvan rengi. Mora boyamak.

Empurpling : Morlaşmak. Mor hale gelmek. Kırmızılaşmak. Mor olmak. Mor renk vermek. Morartmak. Yüzü kızarmak. Mor renge boyamak. Morarma. Morartma.

Purple : Erguvani. Morumsu. Kötü. Mora benzer. Kardinallik. Mor. Kraliyet soyundan. Krala ait. Ahlaksız. Mora çalan.

Purple colour : Erguvan. Baklagiller (leguminosae) familyasından, yaprakları almaşık dizilişte ve kalp şeklinde olan, çiçekleri er dişi, taç yaprakları erguvan renkli, 10 tane erkek organı bulunan, batı ve güney anadolu'da doğal olarak yayılış gösteren, çalı ya da ağaç formunda yaprak döken bitkiler.

Purple heron : Kuşlar (aves) sınıfının, leyleksiler (ciconiiformes) takımının, balıkçılgiller (ardeidae) familyasından, kül rengi, kara, ak, kırmızı, kahverengi karışık tüylü, afrika, avrupa ve batı asya'da bataklık, sazlık ve kamışlarla kaplı alanlarda yaşayan, yurdumuzda toplu halde kuluçkaya yatan göçmen bir tür. Erguvani balıkçıl.

Purpleheart : Gül ağacı.

Purples : Ahlaksız. Erguvan rengi. Lila. Mor. Kötü. Kardinal kaftanı. Eflatun. Kardinallik. Erguvani. Mora boyamak.

 

Purple language : Küfür.

Purpleness : Morluk.

Purply : Erguvan rengine çalan. Eflatuni.

İngilizce Purplish Türkçe anlamı, Purplish eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Purplish ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Purply : Erguvan rengine çalan.

Magenta : Mor pembe. Mor. Morumsu kırmızı renk. Mora çalan kırmızı. Kızılımsı mor. Macenta. Galibarda.

Maroon : Kestanerengi. Kestane. Özellikle de bir adada tek başına bırakmak. Issız bir adaya bırakmak. Issız adada bırakmak. Sahnede patlama sesi veren düzen. Vişne çürüğü rengi. Bordo. Maron.

Chromatic : Renkle ilgili. Yarım tonlardan oluşan (müzik terimi). Biyoloji, gitar, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yarım seslerden oluşan ses dizisi. Parlak renkli ya da boyandığında parlak renk meydana getiren. Renklerle ilgili. Renkli. Renközü olan. renksemezin karşıtı. Renkser. Kromatik.

Violet : Menekşe. Koyumor. Mahçup kimse. Minik menekşe. Güvez. Menekşe renkli. Menekşe rengi. Mor. Utangaç kimse. Eflatun.

Violaceous : Morumsu mavi. Menekşe familyasından olan. Menekşemsi. Mora çalan mavi.

Red : Komünist. Kızıl saçlı. Değersiz. Rus. Kızılderili. Al. Kırmızı. Solcu. Kızgın. Kızıl tüylü.

Purple : Erguvan rengi. Lila. Mora boyamak. Mor. Kötü. Kraliyet soyundan. Kardinallik. Erguvani.

Redness : Kızarıklık. Kırmızılık. Kızıllık. Allık.

Purplish synonyms : fuschia, purplish red, violescent.

Purplish zıt anlamlı kelimeler, Purplish kelime anlamı

Achromatic : Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Renksemez. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renksiz. Perdesi değişmeyen. Akromatik.

 

Chromatic : Kromatik. Renkle ilgili. Renge ilişkin olayları ya da nesneleri belirleyen (özdek). içinden geçen güneş ışığını tek renkli bileşenlerine ayıran (özdek). Renkli. Renközü olan. renksemezin karşıtı. Renklere ait. Renksel. Yarım seslerden oluşan ses dizisi. Parlak renkli ya da boyandığında parlak renk meydana getiren. Yarım tonlardan oluşan (müzik terimi).

Purplish ingilizce tanımı, definition of Purplish

Purplish kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Somewhat purple.