Pushup türkçesi Pushup nedir

Pushup ile ilgili cümleler

English: Ali is doing pushups.
Turkish: Ali şınav çekiyor.

English: Ali does thirty pushups every day.
Turkish: Ali her gün otuz şınav çeker.

English: Ali did twenty pushups.
Turkish: Ali yirmi şınav yaptı.

English: When Vin Diesel does pushups, he's not pushing himself up - he's pushing the Earth down.
Turkish: Vin Diesel şınav çekerken kendini yukarıya çekmez, dünyayı aşağıya iter.

Pushup ingilizcede ne demek, Pushup nerede nasıl kullanılır?

Pushup list : İlk önce gelip yerleşmiş öğenin ilk önce erişileceği, demek ki listeye ilk girenin ilk çıkacağı biçimde kurulan ve yaşatılan veri yapısı. Düz liste. Yukarı itimli liste. Kuyruk. Kayan dizelge.

Pushups : Şınav. Şınav çekmek.

Push about : Öteye beriye bakmak. Zorluk çıkarmak.

Push along : Devam etmek. Kaçmak. Gitmek. Yaylanmak. Kalkmak.

Push around : Boyun eğmeye zorlamak. (birisini) sindirmek. İtip kakmak. Gözünü korkutmak. Şamar oğlanına çevirmek. Emirler yağdırmak. Kabadayılık etmek.

Push away : Geriye itmek veya püskürtmek. Bir yana itmek. Bir kenara itmek. İtip defetmek.

Push button telephone : Tuşlu alısün. Tuşlu telefon.

Push forward : İleri sürmek. İlerletmek. Dikkat çekmek. İleri itmek. İleriye itmek.

 

Push button switch : Düğme anahtar. Basmalı anahtar. Butonlu şalter. Basma düğmeli anahtar. Düğme şalter.

Push down : Aşağı itmek. Bastırmak.

İngilizce Pushup Türkçe anlamı, Pushup eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pushup ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Push up : Yükseltmek. Yükseltmek (fiyat). Artmak. Yukarı sürmek. Artırmak. Yukarı itmek. Fiyatları yukarı çekmek.

Pushup synonyms : press up, arm exercise, widegrip pushup, pushups.