Quale türkçesi Quale nedir

  • Şahsi ve kişiyle yakından bağlantılı tecrübenin niteliği veya doğası.
  • Bir şeyin vasfı.

Quale ile ilgili cümleler

English: Two times two equaled four before the Arithmetic Revolution.
Turkish: Aritmetik Devriminden önce iki kere iki dört ederdi.

Quale ingilizcede ne demek, Quale nerede nasıl kullanılır?

Duplicitas inequales : Eşit olmayan ikizler. İkizlerden biri normal gelişme göstermiş olmasına karşın, diğerinin eksik gelişme gösterdiği yapılış bozukluğu.

Equaled : Eş değerde olmak. Yetişmek. Bir olmak. Eşitlenmiş. Dengelenmiş. Eşdeğerde olmuş. Muadili olmuş. Denkleştirilmiş.

Squalene : Özellikle insan sebumunda ve köpekbalıkları ile diğer balıkların karaciğer yağında bulunan renksiz yağlı hidrokarbon (biyokimya). Skualen.

Unequaled : Benzersiz. Eşi bulunmaz. Benzersiz (ayrıca unequalled). Üstün. Emsalsiz. Eşsiz.

Qualcomm : Kablosuz sistemler ve cep telefonlarında uzmanlaşan dünya çapında şirket (san diego merkezli, kaliforniya, abd).

Qualification : Ehliyet. Nitelendirme. Kalifikasyon. Yetenek. Minimum katılım sermayesi. Özellik. Kayıt. Yeterlilik. Kayıtlama. Kısıtlama.

Qualificative adjective : Nitelik sıfatı. Niteleme sıfatı. Varlıkları durum, biçim, renk vb. bakımlardan niteleyen sıfat: sonra türk kumandanının daha toz konmamış olan yumuşak ve geniş koltuğuna yerleşti. (ö. seyfettin, beyaz lale, s. 150). uzun ve uzak gurbetlerde zannedildiğinden çok fazla kaybeder; ilk kazançlarının değeri düşer (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi: türk şiirinde büyük ürperme, s. 293). çöl gecesinin soğuk karanlığı içinde dizi dizi ampul ışıklarına doğru yaklaşıyoruz (f. r. atay, gezerek gördüklerim: dicle üstünde bağdat, s. 69). bu seste insanı küçük hesaplardan, hırslardan… ve dertlerden utandıran bir şeyler vardı (t. buğra, dönemeçte, s. 5). hasta evvela, muğlak ve meçhul, gizli ve karışık düşüncelerin baskısı altında kısılmız zekakısının hayreti bir şey anlatmak istiyor, fakat kendi de anlatamıyordu (p.safa, şimşek, s. 229). burada büyük millet asil ve mağdur çehresiyle bakıyor, ıslak gözleriyle yardım istiyor zannediyorum ve bu beni evvelkinden daha derin ürpermelerle sarsıyor, sarsıyor (r. n. güntekin, acımak, s. 48) vb.

 

Qualified acceptance : Karşı teklif. Şartlı kabul. Kısmi kabul.

Qualification test : Yeterlik sınavı.

Qualificative : Niteleyici.

İngilizce Quale Türkçe anlamı, Quale eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Quale ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Geological phenomenon : Jeolojik olay.

Quiver : Titremek. Ok kılıfı. Okluk. Titreşmek. Titreme. Kıpırdamak. Titretmek. Sadak.

Earthquake : Zelzele. Yer kabuğu içindeki katmanların yerinden oynamalarıyla oluşan sarsıntının, dışa ve çevreye doğru yayılan titreşim biçimindeki devinimi. Deprem. Yersarsıntısı. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Yer sarsıntısı. Toplumsal sarsıntı. Zel-zal. Zilzal. Kent, kasaba ve köylerin tümüyle ya da kimi bölümlerinin yeniden hazırlanacak bir düzentasara göre bayındırılmasını gerektiren bir doğal kıran türü. bk. deprem.

 

Earth tremor : Hafif yer sarsıntısı.

Temblor : Deprem.

Microseism : Mikrosizm. Mikrosismisite. Mikrodepremsellik.

Palpitate : Pırpır etmek. Palpitat. Hızlı atmak (kalp). Çarpmak. Kalbi çarpmak. Küt küt atmak. (yürek) hızlı ve düzensizce atmak. Hop etmek.

Tremor : Ürperme. Tremor. Titreme. Sarsıntı. Çarpıntı. Çalkantı. Sallantı.

Seaquake : Denizde meydana gelen depremi. Ocağı deniz dibinin altında olan, çoğunlukla karada duyulmayıp gemilerde duyulan deprem. Deniz depremi. Deniz dalgası.

Shock : Elektroşok uygulamak. Damar sisteminin kapasitesiyle dolaşım kanının hacmi arasındaki ilişkinin kan miktarı aleyhine bozulması sonucu oluşan, derinin solgunluğu, soğuk terleme, bilincin kaybolması, huzursuzluk, nabzın zayıf ve süratli olmasıyla belirgin, akut sistemik kanlanma yetersizliği, dolaşım kollapsı, dolaşım yetmezliği, kariyovasküler kollaps, asistolizm. Sarsmak. Çok şaşırtmak. Çarpma. Şok etmek. Şaşırtmak. Elektrik şoku vermek. Donakalmak. Tahıl balyaları.

Quale synonyms : seismic disturbance, submarine earthquake, seism, tremble.