Rabats türkçesi Rabats nedir

  • Rabat.
  • Fas'ın başkenti.

Rabats ingilizcede ne demek, Rabats nerede nasıl kullanılır?

Rabat conference : Filistin problemi ile alakalı kararlara varılan fas'taki arap zirvesi veya konferansı (1974). Rabat konferansı.

Rabat : Fas'ın başkenti. Fas'ın (kuzeybatı afrika'da krallık) başkenti.

Araba : Ortadoğu'da yaygın olan tekerlekli at arabası. Türkiye'de ve küçük asya'da kullanılan öküz veya atlar tarafından çekilen yük arabası.

Araban : Araban. Bitkilerde bulunan arabinoz polimeri depo polisakkarit. Bileşik şeker türü.

Asarabacca : Çobandüdüğü.

Contraband goods : Kaçak mallar. Gümrüğü ödenmemiş mal. Yasaklanmasına karşın yasa dışı yollardan gizlice alınıp satılan mal. Kaçak mal.

Contraband : Kaçak. İthal veya ihracı kanunen yasaklanmış olan mallar. Ülkeye sokulan kaçak eşya. İthal veya ihracı yasaklanmış. Kaçakçılık. Kaçakçılıkla ilgili. Kaçak mal. Savaş firarisi. Kaçak eşya. Köle.

Contrabandist : Kaçakçı.

Charabanc : (ingiliz kullanımı) tur otobüsü (fransızca'dan). Bir sürü yolcu taşıyan araç (fransızca'dan). Otobüs anlamında bir sözcük. Bazı çevrelerde hala kullanılan.

Contrabass : Kontrbas. Bas sesli yaylı çalgı.

İngilizce Rabats Türkçe anlamı, Rabats eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rabats ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Channel : Arna. Çevirmek. Yöneltmek. Oluk. Oymak. Alıcı oluğu. Kanal açmak. Kanala dökmek. Maceraya sevketmek. Maceraya sevk etmek.

Rabat : Fas'ın (kuzeybatı afrika'da krallık) başkenti.

Rabbet : Aşoz. Yiv. Oluk açmak. Lambalı geçme yapmak. Zıvana. Can yuvası. Oluk. Lamba yivi açmak. Lambalı geçme (kapı). Yiv açmak.

Groove : Alışkanlık. Çizmek. Plağın çizgileri. Oluk. Oluk açmak. Yiv açmak. Uğraşmak. Alay etmek. Kertik. Yiv.

Morocco : Faslı. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. Ciltçilikte çok kullanılan işlenmiş keçi derisi. Maroken. Marok. Fas.

Rabats synonyms : kingdom of morocco, maroc, marruecos, capital of morocco, al magrib.

Rabats zıt anlamlı kelimeler, Rabats kelime anlamı

Increase : Çoğalmak. Artış. Yükseltmek. Eder artırımı. Artmak. Büyümek. Artırmak. Artma. Çoğaltmak.

Disjoin : Bağları kopmak. Ayırmak. Birleşmesine engel olmak.