Charabanc türkçesi Charabanc nedir

  • Otobüs anlamında bir sözcük.
  • Bir sürü yolcu taşıyan araç (fransızca'dan).
  • Bazı çevrelerde hala kullanılan.
  • (ingiliz kullanımı) tur otobüsü (fransızca'dan).

Charabanc ingilizcede ne demek, Charabanc nerede nasıl kullanılır?

Charabancs : (ingiliz kullanımı) tur otobüsü (fransızca'dan). Otobüs anlamında bir sözcük. Bazı çevrelerde hala kullanılan. Bir sürü yolcu taşıyan araç (fransızca'dan).

Characines : Karaksgiller. Balıklar (pisces) sınıfının, kemikli balıklar (teleostei) takımının, kemik destekli keseliler (ostariophysi) alt takımından, dişleri keskin, yırtıcı, afrika ve amerika tatlı sularında yaşayan türleri olan bir familya.

Character : Bir türün bireylerinin sahip olduğu biçim, renk, büyüklük, yapı özellikleri. genlerin etkisi ile meydana çıkarak dölden döle taşınırlar. Kişilik. Rol. Oymak. İşaret. Damga. Kahraman. Huy. Şahıs. Harf türü.

Character actor : Belirli bir karakteri tüm ayrıntılarıyla yaratmakta usta olan oyuncu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Karakter oyuncusu.

Character actors : Karakter oyuncusu. Davranışları, sesi, yürüyüşü, giyimi ve makyajı ile özellikle kendinden daha yaşlı, ya da yabancı bir kişiyi canlandıran oyuncu (bk. ıra oyuncusu.).

Character check : Karakter denetimi.

 

Character at a time printer : Karakter yazıcı.

Character constant : Karakter değişmezi.

Character boundary : Karakter sınırı.

Character assassination : Kişilik katli. Kasıtlı küçük düşürücü iftira.

İngilizce Charabanc Türkçe anlamı, Charabanc eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Charabanc ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Double decker : Çift katlı otobüs. İki katlı sandviç. Çift katlı ranza. İki güverteli gemi. İki katlı ev. İki katlı otobüs. İki ciltlik roman.

Bus : Genbinit. Çok sayıda yolcu taşıyabilen, patlamalı ya da patlamasız motorla çalışan büyük taşıt. Otobüs. Veri yolu. Ana yol. Kent ve kasabalarda yolcuların topluca taşınmalarını sağlayan ve genellikle yerel yönetimlerce çalıştırılan taşıtlardan biri. Otobüsle taşımak. Veriyolu. Otobüsle götürmek. Genbini.

Omnibus : Tanıtım kitabı. Seçmeler. Omnibüs. Çok maddeli. Otobüs. Geniş kapsamlı. Antoloji. Çok amaçlı. Büyük otobüs.

Roof : Yuva. Ev. Çatısını örtmek. Çatısını yapmak. Üstünü kapamak. En yüksek çekit ya da düzey. Çatı olmak. Ruf. Tavan.

Minibus : Kaptıkaçtı. Minibüs. Genellikle 12 kişi veya daha az yolcu alan küçük otobüsler.

School bus : Okul taşıtı. Okul servisi. Çocukları okula götürmekte ve okuldan almakta kullanılan büyük otobüs. Okul otobüsü.

Trolleybus : Üstteki elektrik tellerinden akım alarak devinen kentiçi genbinit. Elektrikle çalışan büyük otobüs. Tramvay. Troleybüs. Tellitaşıt.

Trackless trolley : Raysız tramvay.

Trolley coach : Tramvay vagonu.

Jitney : Sabit düzenli bir güzergah üzerinde yolculuk yapan ve düşük ücret alan küçük yolcu otobüsü. Nikel (argo terim). Ruhsatsız taksi. Dolmuş. Beş sent. Ücret karşılığında yolcu taşıyan motorlu taşıt. 5-sentlik amadeni para. Beş sentlik madeni para. Borsaya doğrudan erişimi olan bir simsarın erişimi olmayan bir simsar yerine alım satım gerçekleştirdiği yasal düzenleme.

 

Charabanc synonyms : passenger vehicle, public transport, motorcoach, motorbus, coach, window, fleet, autobus.