Radioprotective compounds türkçesi Radioprotective compounds nedir

  • Radyasyondan koruyucular.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Canlıyı radyasyona karşı olduğundan daha dayanıklı hale getiren maddeler. radyoprotektif maddeler.

Radioprotective compounds ingilizcede ne demek, Radioprotective compounds nerede nasıl kullanılır?

Radioprotective : Radyoprotektif. Radyasyondan koruyucu.

Compounds : Karıştırma. Duvarla çevrili binalar topluluğu. Bileşik. Karıştırılma. Bileşik kelime. Mandıra. Ağıl. Alaşım. Bileşim.

Radioprotective compound : Radyoprotektif maddeler. Canlıyı radyasyona karşı daha dayanıklı duruma getiren maddeler. proteinlerin terkibinde bulunan sistin, radyasyona karşı koruyucudur, radyoprotektif maddeler. Radyasyondan koruyucu bileşik.

Active clorine compounds : Aktif klor bileşikleri. Hipoklorit, klordioksit, klor gazı vb. klor kökenli bakterisit kimyasal bileşikler.

Alicyclic compounds : Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alifatik bileşikler. Alisiklik bileşik.

Aliphatic compounds : Alifatik bileşikler. Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn.

İngilizce Radioprotective compounds Türkçe anlamı, Radioprotective compounds eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Radioprotective compounds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Yer domuzu. Borudişli. Karınca yiyen.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

 

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Radioprotective compounds synonyms : a site, acacia, radioprotector, abiotic factor, aardwolf, abramis zone, abiotic environment.