Reducing türkçesi Reducing nedir
Reducing ile ilgili cümleler
English: Those green suits are special suits for reducing the risk of biological contamination.
Turkish: Bu yeşil takım elbiseler, biyolojik kirlenme riskini azaltmak için özel takım elbiselerdir.
English: This article analyzes both the benefits and the drawbacks of reducing military spending.
Turkish: Bu makale hem askeri harcamaları azaltmanın sakıncalarını hem de faydalarını analiz eder.
English: Karaoke is good for reducing stress.
Turkish: Karaoke stresi azaltmak için iyidir.
English: The WHO has a plan to reduce the harmful use of alcohol. It includes raising taxes on alcohol, reducing the number of places to buy alcohol and raising the drinking age. Officials say other measures include effective drunk driving laws and banning some alcohol advertising.
Turkish: Dünya Sağlık Örgütünün alkolün zararlı kullanımını azaltmak için bir planı var. Bu alkolle ilgili vergi yükseltme, alkol alacak yerlerin sayısını azaltma ve içme yaşını yükseltmeyi içermektedir. Yetkililer diğer önlemlerin etkili sarhoş sürücü yasalarını ve bazı alkol reklamlarını yasaklamayı içermektedir.
Reducing ingilizcede ne demek, Reducing nerede nasıl kullanılır?
Reducing agent : Redüktör. İndirgeme maddesi. İndirgeyici hücre. Azaltıcı. İndirgen madde. İndirgen. İndirgeyici madde. Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. İndirgeyici ajan. Bir oksidasyon-redüksiyon reaksiyonundaki elektron vericisi.
Reducing atmospheres : Redükleyici atmosfer. İndirgen atmosfer. İndirgeyici atmosfer. Kısıcı atmosfer.
Reducing diet : Rejim. Zayıflama rejimi. Zayıflama diyeti.
Reducing equivalent : İndirgeyici eşitlik. Hidrojen atomu veya hidrit iyonu biçimindeki bir elektron veya elektron eşitliği için genel veya nötral bir terim.
Reducing flame : Redükleyici alev. İndirgeyici alaz. İndirgen yalaz. İndirgeyici alev. Asetileni fazla kaynak alevi.
Reducing valve : Redüksiyon valfi. Kısma valfi. Kısma vanası. Redüksiyon supabı. Kısma supabı. Azaltma vanası.
Reducibility : İndirgenme. İndirgenebilirlik.
Net reducing factor : Ağ kesmede eksiltilen göze sayısının ağ yüksekliğindeki göze sayısına oranı. Göze eksiltme faktörü.
Net reducing : Ağ yapmada, düğüm sırasındaki göze sayısını, ağ içinde veya ağ kenarında azaltma işlemi. Göze eksiltme.
Reducing to writing : Yazıya dökmek. Yazmak. Yazdırmak.
İngilizce Reducing Türkçe anlamı, Reducing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Reducing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dutch auction : Alıcı çıkana kadar fiyatın düşürüldüğü satış. Kamu veya özel kuruluşların yaptıracakları işi veya gereksindikleri malı, önceden belirlenen yer ve zamanda, yarışma yoluyla en düşük fiyata satın aldıkları bir tür ihale yöntemi. krş. ihale, açık eksiltme, kapalı eksiltme. Müzayede. Açık artırma. En yüksek fiyat teklifi ile başlayıp aşağı doğru inen müzayede. Açık eksiltme.
Abatement : Fütur. Azaltılma. İptal (hukuk terimi). Boyut ufalması. İptal. Zayiat. Yürürlükten kaldırma. Hafifletme.
Palliatives : Hafifletici şey. Yatıştırıcı. Oyalayıcı. Özür kabilinden. Geçici çare. Palyatif. Hafifletici (hastalık). Geçici.
Maceration : Yumuşama. Maserasyon. Sindirime hazırlama. Islatarak yumuşatma. Sert bir cismin su içinde kalışı nedeniyle yumuşaması. dölüt maserasyonu. Kemikten ayırmadan önce değişik solüsyonlar içerisinde bekletilerek dokunun yumuşatılması işlemi. Islanıp yumuşama. Makerasyon.
Emaciation : Emasiyasyon. İlerleyici zayıflama. Aşırı zayıflık. Çok zayıflatma. Anormal derecede zayıflatma. Zayıflık. İğne ipliğe dönme (argo terim).
Deduction : Genelden özele, tümelden tikele giderek ya da önsayıtlardan vargılar ve çıkarımlar türeterek bilgi üretme yöntemi. Sonuç çıkarma. Sonuç. Çıkarma. Çıkarılan miktar. Çıkarım. Tümdengelim.
Extenuating : Yapılan hareketin ciddiyetini azaltmak için kısmen özürler veya sebepler sunan. -'ın ciddiyetini azaltan (bir faaliyetin veya suçun).
Derogation : Kötüleşme. İhlal. Bozulma. Gerileme. Zarar. Dokunma. Küçülme. Zillet.
Decrease : Küçültmek. Düşüş göstermek. İnmek. Düşmek. Azalmak. Azaltmak. Eksilme. Düşüş. Eksilmek.
Depreciation : Değer azalması. Bir taşınmaz malın, işlevsel ve ekonomik eskime ve bozulma gibi nedenlerle, değerinde azalma olması. bk. yıpranma. taşınmaz mal değerindeki bu azalmanın, malvarlığından düşülmesi ya da karşılığının para olarak hesaplanması. Değer yitirimi. Katıştırma. Eskime payı. Değerini düşürme. Bir işletmede kullanılan bina, makine, demirbaş gibi fiziki mallarda ortaya çıkan yıllık aşınma veya eskime. Madensel paralarda bulunan değerli maden niceliğini azaltma. bazı özdeklere değeri çok düşük bazı özdekler katılması. Yıpranma payı.
Reducing synonyms : abridgments, dispraised, detractions, dwarfing, ax, chemical reaction, mitigating, attenuations, adjudication, belittling, lightening, attenuation, deducting, debasement, abating, choking, debarkation, curtailments, axe, cutbacks, loss, diminutions, limiting, throttling, mitigant, cachexia, tabes, reduction, debarkations, soothing, muting, lessening, adduction.

Bu kısımda Reducing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Reducing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Reducing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Reducing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.