Reindeer türkçesi Reindeer nedir

  • Çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, geyikgiller (cervidae) familyasından, 200 cm kadar uzunlukta, 110 cm kadar yükseklikte, hem dişisinde hem de erkeğinde boynuz bulunan, gerdanı yeleli bir tür.
  • Ren.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Ren geyiği.
  • Rengeyiği.

Reindeer ile ilgili cümleler

English: Tom fell off the truck while he was feeding the reindeer.
Turkish: Tom, ren geyiğini yedirirken kamyondan düştü.

English: Who owns these reindeer?
Turkish: Bu geyiklerin sahibi kim?

Reindeer ingilizcede ne demek, Reindeer nerede nasıl kullanılır?

Reindeers : Ren. Ren geyiği. Rengeyiği.

Reinduction : Reendüksiyon.

Preindustrial : Sanayileşme öncesi. Endüstrileşme öncesi. Sanayi devrimi öncesi.

Preindustrial city : Toplumsal ve ekonomik yapısı, yönetkil kurumlarıyla ortaçağın özelliklerini yansıtan, küçük oylumlu, dar sokaklı, ekonomik etkinliklerin ayrımlaşmamış olduğu, din ve savunma işlevlerinin önem ve öncelik taşıdığı, genellikle kale duvarları arasında kurulmuş kent. Ortaçağcıl kent.

Rein in : Dizginlemek. Dizgini çekip durdurmak. Kotrol altında tutmak. Dizginini çekip durdurmak. İdare etmek. Yavaş gitmek. At dizginlemek.

Draw rein : Dizginleri çekmek. At dizginlemek. Durmak.

Reincarnate : Yeniden hayat vermek. Reenkarnasyon geçirmek. Öldükten sonra yeni bir bedende diriltmek. Yeni bedene sokmak (ruhu). Yeni bedene girmek. Tekrar dünyaya getirmek.

 

Reincarnating : Öldükten sonra yeni bir bedende diriltmek. Tekrar dünyaya getirmek. Reenkarnasyon geçirmek. Yeni bedene girmek. Yeni bedene sokmak (ruhu). Yeniden hayat vermek.

Rein : Dizginini çekip durdurmak. İdare. At dizgini. Yular. Dizginleme. Dizgin. Kontrol.

Give rein to : Kaptırmak. Dizginlerini vermek. Başıboş bırakmak. -i başıboş bırakmak. Dizginini salıvermek. Engel olmamak. -in dizginini salıvermek. Kapılmak.

İngilizce Reindeer Türkçe anlamı, Reindeer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reindeer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Deer : Geyik benzeri hayvan. Geyik. Karaca.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Acacia : Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Salkım ağacı. Mimoza. Akasya.

 

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Yerdomuzu. Damarlı dişliler.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

Reindeer synonyms : rangifer, greenland caribou, rangifer tarandus, cervid, rangifer caribou, woodland caribou, rangifer arcticus, genus rangifer, barren ground caribou, abambulacral area, caribou, aardvark, a chromosome, a cells, abacus bodies, abo blood groups system, rhenish, reindeers, caribous, abiotic environment.

Reindeer ingilizce tanımı, definition of Reindeer

Reindeer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Any ruminant of the genus Rangifer, of the Deer family, found in the colder parts of both the Eastern and Western hemispheres, and having long irregularly branched antlers, with the brow tines palmate.