Relocations türkçesi Relocations nedir

  • Yerdeğiştirme.
  • Yerini değiştirme.
  • Tehcir.
  • Ripaj.
  • Yeniden yerleştirme.
  • Başka yerde iskan.
  • Rölekasyon.

Relocations ingilizcede ne demek, Relocations nerede nasıl kullanılır?

Dynamic relocation : Dinamik yeniden yerleştirme.

Relocation : Özellikle hükümetlerce uygulanan yöneltiler sonucunda yerinden, yurdundan, barkından edilen bireylerin ve ailelerin yeni yerleşim yerlerine taşınmaları, oralarda konutlandırılıp çalışma olanaklarına kavuşturulmaları, bk. yeniden konutlandırma. Tehcir. Ripaj. Yeniden yerleştirim. Rölekasyon. Başka yerde iskan. Başka yere yerleştirme. Yeniden yerleştirme. Yerdeğiştirme. Yerini değiştirme.

Relocating : Yeni yerine geçmek. Taşımak. Yerini değiştirmek. Taşınmak. Yeniden yerleştir.

Relocatability : Konum değişirlik. Yer değişirlik. Yerdeğişirlik.

Relocatable : Yerdeğişir. Yer değiştirebilir. Yeniden yerleştirilebilir. Yerdeğiştirebilir.

Relocates : Yerini değiştirmek. Tayini çıkmak. Yeniden yerleştir. Yer değiştirmek. Yerdeğiştirmek. Taşınmak. Taşımak. Yeni yerine geçmek. Yeniden yerleştirmek.

Relocate : Yer değiştirmek. Taşımak. Yerdeğiştirmek. Yerini değiştirmek. Tayini çıkmak. Yeni yerine geçmek. Yeniden yerleştir. Taşınmak. Yeniden yerleştirmek.

Relocatable program : Belleğin herhangi bir bölgesine yerleşip çalışabilecek biçimde göreli adreslerle düğümlenmiş izlence. Yer değiştirebilir program. Yerdeğişir program. Yerdeğişir izlence. Yeniden yerleştirilebilir program. Yerdeğiştirebilir program. Yer değiştirebilen program.

 

Relocated : Taşınmak. Taşımak. Yeniden yerleştir. Yerini değiştirmek. Yeniden yerleştirilmiş. Yeni yerine geçmek.

Relocatablity : Yerdeğişirlik. Bir bilgisayarın donanım yapısında ve işletim dizgesinde yerdeğişir izlencelere olanak veren özellik.

İngilizce Relocations Türkçe anlamı, Relocations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Relocations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deportation : Sürgüne gönderme. Sürme. Sınırdışı. Sınır dışı. Sürgün. Yabancı uyruklu birinin bir ülke veya devletten kanun gücüyle çıkarılması. Sınırdışı etme. Sınır dışına çıkarma. Müebbet sürgün.

Reinstallments : Yeniden yerleşme.

Reposition : Yeniden yerleşme. Repozisyon.

Deportations : Sınırdışı etme. Sürgün. Yabancı uyruklu birinin bir ülke veya devletten kanun gücüyle çıkarılması. Müebbet sürgün. Sınırdışı. Sınır dışı etme. Sürme. Sürgüne gönderme.

Emigrations : Dış göç. Dışgöç. Göç (ülkeden dışa doğru). Hicret. İçerden dışarıya göç. Göçme. Dışagöç. Göç.

Annulment : Fesih. İhlal etme. İlga. Kaldırma. İptal. Bozma. Bozma (yasa veya yargı veya sözleşme vb'ni). Iskat. Evliliğin iptali. Yokarma.

Rearrangement : Tekrar düzenleme. Yeniden düzenlenme. Yeni düzenleme. Düzenleştirim. Düzenleştirme. Yeni düzen. Yeniden düzenleme.

Outplacement : Yeni işe yerleştirme. Dışarıdan işe yerleştirme. İşten ayrılmış işçilere bir şirket tarafından sunulan iş bulma yardımı. Yeniden işe yerleştirme. Yerdeğişim.

 

Reinstallment : Yeniden yerleşme.

Transposition : Kanuna. Çaprazlama (kablo). Bir organın olmaması gereken bir yerde bulunması. bir doku parçasını kesip başka bir yere yapıştırma ameliyatı. bir genin veya genlerin hücrede bir kromozomdan diğerine veya aynı kromozom içerisinde yer değiştirmesi. Bir genin, bulunduğu kromozom üzerinde yer değiştirmesi. genomun bir parçasının bulunduğu yerden bir sıçrama ile başka bir yere kolaylıkla ve süratle yerleşmesi ve bu arada kromozom yapısında dikkate değer bir değişiklik olmaması olayı. Bir dizeyin diksıralarını yansıra, yansıralarını diksıra yapma işlemi. Transpozisyon. Devirme. Transpoziyon. Yer değişikliği.

Relocations synonyms : emigration, dealings, diastasis, transumption, state, transpositions, relocation, removal, repositions, rearrangements, social relation.