Resembling türkçesi Resembling nedir

Resembling ile ilgili cümleler

English: This is a dog resembling a horse.
Turkish: Bu, ata benzeyen bir köpek.

Resembling ingilizcede ne demek, Resembling nerede nasıl kullanılır?

Resemblance : Benzeşim. Benzeyiş. Benzerlik. Müşabehet. Benzeme. Andırış.

Resemblance on basic elements : Temel öğelerde benzerlik. Bir markayı ortaya çıkaran temel öğelerin benzemesi (kuş resmi bulunan iki markadaki kuşun özdeş olması gibi).

Resemblance on ortohraphy and pronunciation : Yazım ve söyleniş yönünden benzerlik. Yazım ve söyleyiş yönünden benzerliği olması nedeniyle, marka olarak kullanılmayan imler.

Resemblance point of view of meaning : Markaların anlamca birbirine benzer olma özelliği (manda-dombay gibi). Anlam benzerliği.

Resemblances : Benzeme. Müşabehet. Benzeyiş. Andırış. Benzerlik. Benzeşim.

Have resemblance to : Benzemek.

Close resemblance : Yakın benzerlik.

Resemble : Kan çekmek. Okşamak. Andırmak. Birisine çekmek. Benzerlik göstermek. Benzemek.

Bear no resemblance to : -e hiç benzememek.

Bear resemblance to : Benzemek.

İngilizce Resembling Türkçe anlamı, Resembling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Resembling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Agglomeration : Yığışım. Toplama. Toplanma. Yığın. Bir araya toplama. Küme. Halter. Bağlantı noktası. Bir toplumsal kümenin ya da daha kalabalık bir nüfus topluluğunun, yaşamak ve ekonomik etkinliklerini sürdürebilmek amacıyla seçip yerleştikleri kent, kasaba, köy ya da daha küçük bir yer.

Appeared : Gibi gelmek. Anlaşılmak. Göründü. Gözükmek. Ortaya çıkmak. Görünmek. Belirmek. Belli olmak.

Compares : Kıyaslamak. Benzetmek. Karşılaştırılmak. Üstünlük derecesini göstermek. Karşılaştırmak.

Assimilates : Benimsenmek. Hazmetmek. Benzetmek. Özümsemek. Özümlemek. Benimsemek. Özümsenmek. Uydurmak. Asimile etmek. Sindirmek.

Numismatics : Madalya ve para bilgisi. Madeni ve kağıt para ile jeton, madalya gibi değişim aracı olarak kullanılan nesneleri inceleyen bilim dalı. Numizmatik. Medeni para ve madalya ilmi. Nümismatik. Madeni paralar. Madeni para bilimi.

Appears : Gibi gelmek. Belli olmak. Belirmek. Ortaya çıkmak. Görünmek. Gözükmek. Anlaşılmak.

Collecting : Para toplama. Koleksiyonculuk. Toplama. Tahsil. Devşirici. Derleme. Toplayıcı. Cemi. Devşirme. Derme.

Reminiscence : Hatırlatan şey. Anı. Hatıra. Yadigar. Hatırat. Hatırlama. Ç.anılar. Anımsanan şeyler. Hatıralara dalma.

Coin collecting : Madeni para koleksiyonculuğu. Bozuk para koleksiyonculuğu.

Philately : Pul toplama. Filateli. Pul koleksiyonculuğu. Pulculuk. Pul kolleksiyonculuğu.

Resembling synonyms : shell collecting, bottle collection, stamp collection, coin collection, congener, analogical, analog, decoration, approached, aggregation, assimilate, closely, analogic, pickup, congeneric, analogues, tax collection, gather, approximate, comme, conformable, aping, similar, numismatology, compare, conform to, compilation, comparable, approximated, appear, ornamentation, analogous, homologous.