Resemblances türkçesi Resemblances nedir

Resemblances ingilizcede ne demek, Resemblances nerede nasıl kullanılır?

Resemblance on basic elements : Bir markayı ortaya çıkaran temel öğelerin benzemesi (kuş resmi bulunan iki markadaki kuşun özdeş olması gibi). Temel öğelerde benzerlik.

Resemblance on ortohraphy and pronunciation : Yazım ve söyleniş yönünden benzerlik. Yazım ve söyleyiş yönünden benzerliği olması nedeniyle, marka olarak kullanılmayan imler.

Resemblance point of view of meaning : Anlam benzerliği. Markaların anlamca birbirine benzer olma özelliği (manda-dombay gibi).

Bear no resemblance to : -e hiç benzememek.

Bear resemblance to : Benzemek.

Family resemblance : Aile benzerliği.

Have resemblance to : Benzemek.

Distant resemblance : Uzaktan yakından benzerliği olmama.

Close resemblance : Yakın benzerlik.

Resemblance : Benzeşim. Benzeme. Benzerlik. Andırış. Benzeyiş. Müşabehet.

İngilizce Resemblances Türkçe anlamı, Resemblances eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Resemblances ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Approximation : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Denklem ya da kuramlarda, kesin çözüm bulunamayan yerde yaklaşık çözüm bulma. Uyumlulaştırma. Tahmin. Yaklaşım. Kararlama. -e yakın olma. Yakınlık. Yaklaşma. -e yakın bir şey.

 

Mimicries : (hayvanlarda) vücudun ortama uyması. Vücudun bulunulan ortama benzemesi. Şaklabanlık. Taklit etme. Taklit. Taklitçilik.

Simulation : Danışıklık. Muvazaa. Doğabilimsel bir yapının özelliklerini ve uzbilimsel davranışını başka ibir yapı ile gösterme. Benzer şartları oluşturma. Kendini hasta gösterme. Öykünüm. Simulasyon. Gerçeğin yanlış beyan olunması. Sahte tavır.

Homogeny : Bünyece birbirine benzeyiş. Benzeşme. Yapı ve karakterde benzerlik (ortak kökenden dolayı). Homojeni. Birlik.

Analogies : Kıyas. Analoji. Karşılaştırma. Benzeşimler. Benzerlikler. Örnekseme.

Conformity : Katmanların birbiri üzerinde kat sırası ile bulunması. Yaygın bir görüşü benimseme, bir durum ve koşula tüm uyarlanma. Kilise kurallarına uyma. Katman sürekliliği. Kilise üyesi olma. Uyarlık. Mutabakat. Eğitim, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Denetim altına alınamayan bir toplumsal çevrenin koşullarına uyma. gizli ya da açık etkilere ve baskılara boyun eğme. yürürlükte olan töreleri ve görgü kurallarını pek incelemeden benimseme. genel olarak herkesin görüş ve düşüncelerine uyma.

Kindreds : Akraba. Akrabalık. Aynı soydan. Akraba olan. Soy. Aynı türden. Benzer. Birbirine benzer. Akrabalar.

Affinity : Güçlü ilgi. Çekicilik. Benzeşme. Akrabalık. Çekim. Dünürlük. İlgi. Öğe, örge, örge karması ya da değişkenler arasında denge kurarak halkbilim ürünleriyle olaylarının yaşamlarını sağlayan, bunlar arasında yeni ilişkiler düzenleyerek yeni halkbilim ürün ve olaylarını oluşturan güç. bk. öğe, örge, değişken.

 

Analogousness : Analizlik. Bazı konularda benzer ancak bunun dışında farklı olma niteliği. Paralellik.

Similarity : Ayrımsızlık. Birlik. Benzeşlik. Yakınlık.

Resemblances synonyms : mutual resemblance, emulations, comparisons, mimesis, mimicry, homology, alikeness, congeniality, simulations, semblances, blee, communities, analogy, assimilation, homothety, emulation, approximating, resemblance, affinities, kindred, similitude, conformability, simulacrum, likeness, conformities, community, semblance, comparison, homologous, likenesses.

Resemblances zıt anlamlı kelimeler, Resemblances kelime anlamı

Dissimilitude : Fark. Benzeşmeme. Başkalık.

Unlikeness : Benzemeyiş. Olay, nesne ya da özellikler arasında ayrımlar gözetmeye yarayan ayrıtsal uzaklık. Farklılık. Farklı olma durumu. Benzemezlik. Özdeşmezlik. Benzeşmezlik.