Analogousness türkçesi Analogousness nedir

  • Bazı konularda benzer ancak bunun dışında farklı olma niteliği.
  • Benzerlik.
  • Analizlik.
  • Paralellik.

Analogousness ingilizcede ne demek, Analogousness nerede nasıl kullanılır?

Analogous colors : Renk seçme tekerinde yan yana bulunan renkler (kırmızı, turuncu ve sarı gibi). Benzeşik renkler.

Analogous : Örneksel. Analog. Benzer. Andıran. Yakın. Köken bakımından değişik olmakla beraber aynı görevi yapan yapılardan her biri. örnek: midye ve balık solungaçları gibi. Paralel. Karşılaştırılabilir. Analojik.

Analogously : Benzer olarak. Benzer tarzda. Karşılaştırıldığında. Sonuç çıkarma ile.

İngilizce Analogousness Türkçe anlamı, Analogousness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Analogousness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Parallelism : Birbirleriyle hiçbir ilişki ve değinileri olmayan halk kültürlerinde benzer halkbilim ürün ve olaylarının gelişimi ya da tüm halk kültürlerinde varlığı ileri sürülen doğrusal evrim. bk. koşut gelişim. krş. yayılım, temel düşünce, dağılım. Muvazilik. Koşutluk. Koşutçuluk. Paralelcilik. Paralelizm.

Analogies : Kıyas. Benzeşim. Benzeşimler. Karşılaştırma. Analoji. Benzerlikler. Örnekseme.

Conformity : Katman sürekliliği. Uyum. Kilise üyesi olma. Uyma. Denetim altına alınamayan bir toplumsal çevrenin koşullarına uyma. gizli ya da açık etkilere ve baskılara boyun eğme. yürürlükte olan töreleri ve görgü kurallarını pek incelemeden benimseme. genel olarak herkesin görüş ve düşüncelerine uyma. Riayet. Kilise kurallarına uyma. Yaygın bir görüşü benimseme, bir durum ve koşula tüm uyarlanma. Uymacılık.

 

Affinities : İlişki. Dünürlük. Akrabalık. İlgi. Yakınlık. Benzeşme. Birleşme eğilimi (kimya terimi). Çekicilik.

Comparisons : Karşılaştırmalar. Kıyas. Benzetme. Üstünlük derecesini gösterme. Mukayese. Karşılaştırma. Kıyaslama.

Alikeness : Benzeyiş.

Conformability : Uygunluk. Yerindelik.

Affinity : Yakınlık. Benzeşim. İlişki. Cazibe. Kimyasal koşullar eş ya da birbirine çok yakın olduğunda öğelerin birbirleriyle birleşmede gösterdikleri seçicilik. İki kimyasal madde arasındaki karşılıklı çekicilik, eğilim, meyil. antijen ve antikor arasındaki bağlanma gücü. Karşılıklı etkileşme değeri göz önüne alındığında, iki molekül arasındaki bağlanma gücü. iki kimyasal madde veya ilaç-almaç arasındaki çekicilik. ilgi, eğilim, cazibe, meyil. Öğe, örge, örge karması ya da değişkenler arasında denge kurarak halkbilim ürünleriyle olaylarının yaşamlarını sağlayan, bunlar arasında yeni ilişkiler düzenleyerek yeni halkbilim ürün ve olaylarını oluşturan güç. bk. öğe, örge, değişken. Benzeşme. İlginlik.

Approximation : Yakınlık. Gözlem araçlarıyla elde edilen bilgilerin belli bir kesinlik ölçüsüne yaklaşma düzeyi ya da gözlem değerlerinin kalıplı tanım ya da simgelere uygun düşme durumu. -e yakın olma. Kararlama. Tahmin. Yaklaşma. Denklem ya da kuramlarda, kesin çözüm bulunamayan yerde yaklaşık çözüm bulma. -e yakın bir şey. Yaklaştırma.

Collimation : Hizalama. Yönlendirme. Ayarlama. Kolimasyon.

Analogousness synonyms : community, communities, analogy, conformities, comparison, congeniality, blee.