Comparisons türkçesi Comparisons nedir

Comparisons ile ilgili cümleler

English: Comparisons are difficult.
Turkish: Karşılaştırmalar zordur.

Comparisons ingilizcede ne demek, Comparisons nerede nasıl kullanılır?

Paired comparisons : Tutum ölçümlerinde kullanılan ve ölçüye vurulanların aynı sürekliliğe ilişkin çeşitli uyaranlar ya da sınarlar arasında ikili karşılaştırmalar yapmalarını öngören ölçek. bk. ölçekleme. İkili karşılaştırma. İkili karşılaştırmalar ölçeği.

Comparison axiom : Karşılaştırma aksiyomu. Karşılaştırma belgiti.

Comparison bridge : Karşılaştırma köprüsü.

Comparison measurement : Karşılaştırmalı ölçme.

Comparison of adverbs : Zarfların karşılaştırılması. Zarflarda derece.

Comparison star : Bir ya da birkaç yıldızın parlaklığını ya da bir başka özelliğini saptamak üzere karşılaştırma amacıyla seçilen belirli bir yıldız. Dayanak yıldızı. Karşılaştırmada ölçüt yıldız.

In comparison to : Nazaran. İle kıyaslandığında. -e nazaran.

Surround of a comparison field : Bir ölçüştürme-karşılaştırma-alanının parıltısı, görme organı üzerinde dolaylı bir etki dışında, görsel ışıkölçümsel ölçüştürmeye girmeyen, ve ölçüştürülecek parıltılar alanını sınırlayan ve çevreleyen alan. Çevre alanı.

 

In comparison with : Tersine. İle karşılaştırılacak olursa. İle kıyasladığında. -e nazaran. Nin aksine. Oranla. -e göre. Nispeten. Nazaran. Kıyasla.

Stand comparison with : Mukayese götürmek. Karşılartırmaya değmek.

İngilizce Comparisons Türkçe anlamı, Comparisons eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Comparisons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Syllogism : Uslamlama. Tasım.

Assimilation : Yeniden sentez. Sindirim. Magmanın yer yüzeyine çıkması sırasında, rastladığı kayaçları ergime ile sindirmesi. Benzeşme. Özümseme. Emilim. Yemdeki besin maddelerinin vücudun kendi maddelerinin yapısı ve deposu için vücut tarafından yararlanılabilir duruma getiren ve vücut tarafından kullanımını sağlayan, sindirim, emilim, dağılım ve metabolizma dahil işlemlerinin bir grubuna atfedilen fizyolojik bir olgu, özümleme. Asimilasyon. Biyoloji, coğrafya, eğitim, kimya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Özümleme.

Affinities : Yakınlık. İlgi. Dünürlük. Birleşme eğilimi (kimya terimi). Akrabalık. İlişki. Çekicilik. Benzeşme.

Approximating : Andıran. Andırma. Benzeme. Andırmak. Benzemek. Yaklaşmak. Benzeyen.

Analogies : Örnekseme. Benzerlikler. Analoji. Benzeşimler. Benzeşim.

Comparing : Karşılaştıran. Karşılaştırıyor. Uygulama.

Image : Yansıtmak. Eş. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna gibi araçlarla oluşturulan resmi; herhangi bir nesnenin bazı ışık olayları sonucu elde edilen resmi. bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla görüntülüğe art arda düşürülmesi sonunda devinimin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş; görüntülük üzerindeki devinimli resimler bütünü. tv. almaç görüntülüğünde, elektron demetinin oluşturduğu devinimli resimler bütünü. Aynı. İmaj. Benzer. İzlenim. Tapıncak. Hayal.

 

Prognosis : Tahmin. Hastalığın sonucunu tahmin. Hastalığın seyrini ve ne kadar süre devam edeceğini tahmin etme. Öngörücü sınama. Prognoz. Teşhis. Hastalık tablosunun hali hazır durumu, hastalığın olası gidişi ve sonuçlarını, organizmanın direnme gücünü ve hastaya yardım olanaklarını dikkate alarak hastanın geleceğinin nasıl olacağını tahmin etme. Önbili.

Collations : Tanımlama. Derleme. İstihbarat tasnifi. Hafif yemek. Mirasta iade. Harmanlama. Aperatif. Demet.

Mimesis : Taklit. Benzeme. Mimez.

Comparisons synonyms : imaginative comparison, similes, conformity, paralleling, communities, relation, community, confrontation, likening, crosscheck, alikeness, matching, suppositions, comparativus, syllogisms, benchmarking, supposition, comparison, matchings, simile, approximation, contrast, imitations, congeniality, scrutiny, benchmark, affinity, similitude, equating, checking, emulating, collation, imitation.

Comparisons zıt anlamlı kelimeler, Comparisons kelime anlamı

Dissimilitude : Benzeşmeme. Başkalık. Fark.

Unlikeness : Benzeşmezlik. Farklı olma durumu. Özdeşmezlik. Olay, nesne ya da özellikler arasında ayrımlar gözetmeye yarayan ayrıtsal uzaklık. Benzemeyiş. Farklılık. Benzemezlik.