Right of way türkçesi Right of way nedir
- Geçiş üstünlüğü.
- Geçiş önceliği hakkı.
- Yol hakkı.
- Otoyol hakkı.
- Demiryolu arazisi.
- İrtifak hakkı.
- Mürur hakkı.
- Trafik geçiş hakkı.
- Yol geçen arazi parçası.
- Geçiş hakkı.
- Geçit hakkı.
- Bir kimsenin iyesi bulunduğu taşınmazın yanından ya da içinden, onun yakınındaki bir başka yerbölüm üzerindeki taşınmaza ya da yola geçebilmeleri için başkalarına tanınmış yetki.
Right of way ingilizcede ne demek, Right of way nerede nasıl kullanılır?
Right : Sağda. Çeki düzen vermek. Hak. Doğru. Düzgün. Haklı çıkarmak. Sağa. Doğrudan doğruya. Telafi etmek. Tam.
Of : In. Yüzünden. Li. -nin. Hakkında. -in. Den. Nin. İle ilgili. Karşı.
Way : Davranış. Huy. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler. Yapılış şekli. Gidişat. Gelenek. Mesafe. Bakım. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Uzak mesafede.
Give the right of way : Geçiş önceliği vermek. Yol vermek.
I had the right of way : Yol benimdir.
Yield the right of way : Trafikte yol vermek. Yol vermek. Geçiş önceliği vermek.
Right of action : Dava hakkı.
Right of appeal : Temyiz etme hakkı. Temyiz hakkı.
Right of assembly : Toplantı yapma hakkı. Toplanma hakkı. İçtima hakkı. Toplantı hakkı.
Right of asylum : İltica hakkı. Sığınma hakkı. Melce hakkı.
İngilizce Right of way Türkçe anlamı, Right of way eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Right of way ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Easement : Kullanma hakkı. Başkasının arsa veya bahçe veya tarla vb'ini kullanmak. Başkasına ilişkin arsa, yol, bahçe, ev gibi taşınmaz bir maldan belirli bir yön ve ölçüde yararlanma ya da kullanma yetkisi veren hak. taşınmaz bir mal ya da kişi yararına kimi yükümlülük ekleyen özdeksel hak. Sıkıntıdan kurtarma. Ekleme parçası. Başkasının taşınmazı üzerinde, onun değerini azaltan ve bir kimsenin yararlandığı, geçme, ışık alma, yapı desteği gibi kullanma hak ve ayrıcalığı. Ara parçası. Rahatlık.
Servitude : Kölelik. Hizmet. Ağır ceza. Esaret. İş mahkumiyeti. Hizmetkarlık. Bağımlılık. Kulluk.
Appurtenances : Aksam. Takım taklavat. Donatı. Alet edevat. Müştemilat. (gemiyi çalıştıracak) gerekli donanım. Gerekli ekipman.
Wayleave : Başka bir arazi üzerinden geçme hakkı. Başka bir özel arazi üzerinden geçme hakkı (hukuk terimi). Maden ocağından çıkarılan madenleri başkasına ait araziden taşıma hakkı.
Right of way synonyms : way leave, easements.

Bu kısımda Right of way kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Right of way ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Right of way anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Right of way ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.