Servitude türkçesi Servitude nedir
- Ağır ceza.
- İrtifak hakkı.
- Bağımlılık.
- Hizmet.
- Kulluk.
- İş mahkumiyeti.
- Hizmetkarlık.
- Kölelik.
- Esaret.
Servitude ingilizcede ne demek, Servitude nerede nasıl kullanılır?
Penal servitude for life : Ömür boyu hapis cezası. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası.
Penal servitude : Ağır hapis. Kürek cezası. Ağır hapis cezası. Ağır kapatım.
Urban servitude : Kentsel yükümlülük. Kamunun ya da bir kimsenin, bir başkasının toprağını ya da yapısını kullanma ya da bu taşınmazları dilediği gibi kullanabilmesini belli ölçülerde önleyebilme hakkı. Kent tutkunluğu.
Servitor : Burslu öğrenci (eski). Maiyet. Hizmetçi. Uşak.
Servitors : Burslu öğrenci (eski). Uşak. Maiyet. Hizmetçi.
Service area : Yayın alanı. Hizmet alanı. Tesis. Servis alanı. Dinlenme tesisi. İşletme bölgesi. Yakıt almak veya dinlenmek için otoyol kenarlarında bulunan alan. Mola yeri. Dinlenme tesisleri. Yayını alabilen alan.
Service agency : Hizmet acentesi.
Service account : Hizmet hesabı.
Service : Çiftleştirmek (kısrak). Tamir etmek. Oyuna, yeni bir döneme ve ölü toplardan sonra yeniden oyuna başlama için yapılan atış. Aşmak (erkek hayvan). Bilgisayar, iktisat, masa tenisi, voleybol alanlarında kullanılır. Gereksinimleri karşılama ve üretildiği anda tüketilme özelliklerine sahip her türlü etkinlik. Başlama atışı. Bakımını sağlamak. Müşteriye bakmak. Bakim yapmak.
Service book : Dua kitabı.
İngilizce Servitude Türkçe anlamı, Servitude eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Servitude ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fixation : Işık mikroskobu ya da elektron mikroskobunda incelemek üzere canlıdan alınan parçaların daha sonra çürüme ve bozulmasını engellemek ve canlı hallerine en yakın şekliyle korumak için bouin, zenker, ozmiyum tetroksit vb. gibi tespit sıvıları ile muamele etmek. fiksasyon. Katılaşma. Sabit ve oynamaz hale getirme, tespit etme, özellikle yerinden kaymış veya ayrılmış bir organı ameliyat veya diğer bir yolla eski yerine tespit etme. mikroskopik muayene için ince kesit almayı kolaylaştırmak üzere dokunun parafin vb. madde içinde tespit edilmesi. anatomopatolojik muayene için organ veya oluşumun tespit edici bir materyalin içerisine konması. görüntünün retinada sarı leke üzerine düşmesini temin edecek biçimde her iki gözün obje üzerinde odaklanması. doku veya sıvıların tespit çözeltileri içerisinde işleme tabi tutularak dokunun çürümesinin veya kokuşmasının engellenmesi, fiksasyon. Bağlama. Biyoloji, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Saplanma. Fiksaj. Düşkünlük. Takma. Sabitleşme.
Attendance : Katılma. İştirak. Düzenli olarak gitme. Bakma. Katılım. Mevcut sayısı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Belirli bir izlencenin, belirli bir sinemanın, belirli bir dönemin ya da mevsimin izleyicilerini belirten sayı. Devam. Kumanda.
Fixations : Tespit etme. Tespit. Katılaştırma. Fiksaj. Tesbit. Bağlama. Saplanma. Katılaşma. Düşkünlük.
Enthrallment : Büyülenme. Büyüleme. Esirlik. Kendine bağlama.
Ministry : Vekillik. Vekalet. Papazlık (protestanlıkta). Nezaret. Bakanlık. Vaizlik. Papazlık. Yardım.
Serf : Ortaçağ köylüsü. Savaşta tutsak alınan, yabancı ülkelerden zorla kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan ya da başkasından satın alınan erkeklere verilen ad. Kul. Derebeylik kölesi. Esir. İktisat, tarih alanlarında kullanılır. Derebeylikte tarımsal üretimde çalışan ve toprakla birlikte alınıp satılan kişi. krş. köle. Toprağa bağlı köle. Serf.
Ministrations : Görev. Görev icrası. İhtimam. Özenli bakım. Vazife icrası.
Indulgences : Hoşgörü. Müsamaha. Zevk. Günahların kilisece affedilmesi. Tutku. Haz. Boyun eğme. Şımartma. Yüz verme.
Duty : Eşya ve kişilerin ülke sınırlarından giriş ve çıkışlarında denetimlerinin yapıldığı ve vergilerin tahakkuk ettirildiği kamu kuruluşu. bk. gümrük vergisi. Güç. Vergi. Gümrük vergisi. İş. Borç. Vazife. Kapasite. Görev. Saygı.
Bondages : Esirlik. İşe bağlılık. Serflik. Görev mükellefiyeti.
Servitude synonyms : addictions, harsh punishment, peonism, slaveries, easement, serfages, dependence, enthrallments, vassalage, appurtenances, mission, labor intensive, gruelings, peonages, bondservice, enslavement, interdependence, captivity, right of way, bondage, hard labour, helotry, habit, employments, habits, severe punishment, job, slavery, captivities, dependencies, dependency, duties, police station.
Servitude ingilizce tanımı, definition of Servitude
Servitude kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The condition of being bound to service. Hence, a state of slavish dependence. Slavery. The state of voluntary or compulsory subjection to a master. The condition of a slave. Bondage.

Bu kısımda Servitude kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Servitude ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Servitude anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Servitude ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.