Penal servitude türkçesi Penal servitude nedir

Penal servitude ingilizcede ne demek, Penal servitude nerede nasıl kullanılır?

Penal : Ceza ile ilgili. Ceza. Cezai. Ceza gerektiren. Cezayı gerektiren. Cezaya ait. Ceza olarak.

Servitude : Ağır ceza. Kölelik. İrtifak hakkı. İş mahkumiyeti. Kulluk. Hizmetkarlık. Esaret. Hizmet. Bağımlılık.

Penal servitude for life : Ömür boyu hapis cezası. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası.

Penal action : Ceza davası.

Penal code : Ceza kanunları. Ceza yasası. Ceza kanunu. Ceza hukuku.

Penal colony : Mahkumların gönderildiği sürgün yeri. Sürgün yeri.

İngilizce Penal servitude Türkçe anlamı, Penal servitude eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Penal servitude ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abstainer : İçki içmeyen kimse. Sakınan kişi. İçki içmeyen biri. Çekimser. Oy vermeyen biri. Çekimser kalan biri. Müstenkif.

Administration of justice : Kaza uygulamaları. Yargı idaresi. Adliye. Yargı. Adalet yönetimi.

Absente : Yitimli. Latince absente reo (davalının hazır olmaması) deyiminin bir parçası.

Hard labor : Ağır iş cezası. Ağır ceza. Kürek.

Allegation : Bahane. İthamname. İddia. Mazeret. Sav. İleri sürme. İtham. Suçlama. Özür.

 

Aggravating circumstances : Cezayı ağırlaştırıcı sebepler. Cezayı ağırlaştırıcı nedenler. Ağırlaştırıcı nedenler. Cezayı ağırlatıcı nedenler. Suçu ağırlaştırıcı sebepler. Ağırlaştırıcı sebep.

Administrative districts : İdari bölüm. İlçe. İdari bölge. Kaza.

Hard labour : Ağır ceza. Ağır iş. Zor iş. Ağır iş cezası.

American law of corporation : Dernekler tüzesi.

Annulment : İlga. Feshetme. Evliliğin iptali. Bozma (yasa veya yargı veya sözleşme vb'ni). İptal. Bozma. Fesih. Kaldırma. Iskat. İhlal etme.

Penal servitude synonyms : a wide saloon, act of witness, hard time, forced labor, accused, abduction, abstention, administer an oath, acts contra bonos mores, abetment.