Penal türkçesi Penal nedir

  • Cezayı gerektiren.
  • Cezaya ait.
  • Ceza olarak.
  • Cezai.
  • Ceza gerektiren.
  • Ceza ile ilgili.
  • Ceza.

Penal ile ilgili cümleler

English: His crime deserved the death penalty.
Turkish: İşlediği suç ölüm cezasına layıktı.

English: Do you support or oppose the death penalty?
Turkish: Ölüm cezasını destekler misin yoksa karşı mı çıkarsın?

English: Ali believes that the death penalty should be abolished.
Turkish: Ali ölüm cezasının kaldırılması gerektiğine inanıyor.

English: Criminal law, also known as penal law, involves prosecution for an act that has been classified as a crime.
Turkish: Ceza hukuku, ceza yasası olarak da bilinen, bir suç olarak sınıflandırılmış olan bir hareket için takibat gerektirir.

English: England go out on penalties again.
Turkish: İngiltere yine penaltılarla elendi.

Penal ingilizcede ne demek, Penal nerede nasıl kullanılır?

Penal action : Ceza davası.

Penal code : Ceza hukuku. Ceza kanunu. Ceza kanunları. Ceza yasası.

Penal colony : Mahkumların gönderildiği sürgün yeri. Sürgün yeri.

Penal duty : Ceza olarak verilen görev.

Penal institution : Ceza infaz kurumu. Cezaevi. Hapishane.

Penal servitude : Kürek cezası. Ağır hapis. Ağır hapis cezası. Ağır kapatım.

Penal provision : Cezai nitelikte kanun hükmü. Cezai hüküm. Cezai nitelikte yasa hükmü.

 

Penal system : Ceza infaz sistemi.

Penal offense : Cezai suç.

Penal legislation : Ceza mevzuatı.

İngilizce Penal Türkçe anlamı, Penal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Penal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chastisement : Ceza verme. Dayak. Kötek. Cezalandırma (şiddetli).

Punitive : Cezalandırıcı. Ceza gerektirici. Ceza kabilinden. Çok sert. Cezalı. Ceza niteliğinde. Acımasız.

Amende : Para cezası.

Fines : Para cezası. Para cezaları. İnce kısım. İnce daneler.

Punishable : Suç oluşturan. Cezayı hakeden. Cezalandırılır. Cezalandırılabilir. Cezaya layık. Cezayı hak eden.

Chastening : Islah etme. Islah. Dayak. Şiddetli cezalandırma. Cezalandırma.

Corrections : Tashih. Tashihat. Disiplin yolları. Doğrulama. Cezalandırma. Düzeltme.

Forfeit : Ceza olarak kaybetmek. Ceza olarak vermek. Kayıp. İhmalden dolayı kaybedilen şey. Yoksun kalmak. Bir hakkınından mahrum kalmak. Kaybetmek. Zarar. Ceza olarak kaybetme.

Vindictive : Kindar. Kinci. İntikam isteyen veya arayan veya güden. Kin güden. İntikamcı. İntikam güden.

Criminal : Suç oluşturan. Sabıkalı. Cezalı. Canice. Suça ait. Kabahatli. Cinayet. Cinai. Suçla ilgili.

Penal synonyms : punitory, discipline, abandum, sentential, fine, forfeitures, forfeiture, conclusion, avengement, apodosis, correction.

Penal zıt anlamlı kelimeler, Penal kelime anlamı

Rehabilitative : İyileştirici.

Legal : Kanuna uygun. Legal (kağıt boyutu için). Tüzel. Kanuni. Adli. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Hukuksal. Hukuki. Nizamlı. Hukuk.

Penal ingilizce tanımı, definition of Penal

Penal kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Pertaining to criminal jurisprudence. Of or pertaining to punishment, to penalties, or to crimes and offenses.