Punitive türkçesi Punitive nedir

  • Ceza gerektiren.
  • Acımasız.
  • Cezaya ait.
  • Cezai.
  • Cezalı.
  • Ceza kabilinden.
  • Çok sert.
  • Ceza gerektirici.
  • Ceza niteliğinde.
  • Cezayı gerektiren.
  • Cezalandırıcı.
  • Ceza.
  • Cezayla ilgili.

Punitive ingilizcede ne demek, Punitive nerede nasıl kullanılır?

Punitively : Cezalandırıcı bir şekilde.

Punition of disarrangement of tax confidence : Vergi gizlemini bozan yetkili ve sorumlu kişiler hakkında türk ceza kanununa göre işlem yapılması. Vergi gizliliğinin bozulması cezası.

Impunities : Cezasız kalma. Cezadan muaf olma. Dokunulmazlık. Kişisel dokunulmazlık. Ceza ve mukabelden muaf olma. Cezasızlık. Cezasız kalma hali. Cezadan muaf tutulma. Cezasız kalmak.

Impunity : Kişisel dokunulmazlık. Cezasız kalma. Cezasız kalmak. Cezalanmayacağından emin olma. Cezadan muaf olma. Cezasız kalma hali. Cezadan muaf tutulma. Dokunulmazlık. Cezasızlık. Ceza ve mukabelden muaf olma.

With impunity : (sonuçlarını) umursamadan. Cezasız. Fütursuzca. (sonuçlarından) çekinmeden. Ceza görmeden.

Punishability : Cezalandırılabilirlik. Cezai ehliyet.

Punishable : Cezayı gerektiren. Cezayı hakeden. Cezaya layık. Suç oluşturan. Cezayı hak eden. Cezalandırılır. Cezalandırılabilir.

Puniness : Zayıflık. Ufak ve zayıf kalmışlık. Cılızlık. Gelişmemişlik. Çelimsizlik. Sıskalık. Önemsizlik.

 

Punishers : Cezalandırıcı.

Punished : Dövmek. Cezalandırmak. Ceza vermek. Silip süpürmek. Hırpalamak. Cezalı. Dayak atmak. Cezalandırılmış. Azarlamak. Ceza almış.

İngilizce Punitive Türkçe anlamı, Punitive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Punitive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Forfeit : Zarar. Bir hakkınından mahrum kalmak. Bedel. Kayıp. İhmalden dolayı kaybedilen şey. Ceza olarak kaybetmek. Yoksun kalmak. Ceza olarak vermek. Ceza olarak kaybetme.

Penitentiary : Kilise mahkemesi başkanı rahip. Islahevi. Suçluları ıslah etme ile ilgili. Pişmanlığa ait. Cezaevi. Hapishane.

Brutal : Yontulmamış. Şiddetli. Kaba. Hayvanca. Nezaketsiz. Sert. Yabani. Vahşi. Zalim.

Bowelless : Merhametsiz.

Avengement : İntikam. İntikamcı. Öç. Öç alma.

Punishable : Cezayı hak eden. Suç oluşturan. Cezayı hakeden. Cezaya layık. Cezalandırılır. Cezalandırılabilir.

Cruels : Çekilmez. Kalpsiz. Hain. Yavuz. Zalim. Merhametsiz. Amansız. Gaddar. Hissiz.

Chastener : Eleştirici. Disiplini sağlayan kimse. Arıtıcı.

Crueler : Daha zalim. Zor. Korkunç. Hissiz. Merhametsiz. Gaddarca. Gaddar. Zalim.

Punitive synonyms : punitory, relatiative, penalised, fine, castigators, chastisers, criminal, discipline, castigatory, as hard as iron, barbaric, abandum, forfeited, executioner, chastiser, conclusion, retaliatory, catawampus, cruel, correction, cutthroat, penal, chasteners, cold blooded, chastening, retributory, punisher, forfeitures, retributive, fines, confiscatory, as hard as nails, adamantine.

Punitive zıt anlamlı kelimeler, Punitive kelime anlamı

Rehabilitative : İyileştirici.

Punitive ingilizce tanımı, definition of Punitive

Punitive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to punishment. Involving, awarding, or inflicting punishment. As, punitive law or justice.