Corrections türkçesi Corrections nedir

Corrections ile ilgili cümleler

English: He made several corrections.
Turkish: O, birkaç düzeltme yaptı.

English: Ali made several corrections.
Turkish: Ali birkaç düzeltme yaptı.

English: I made some corrections.
Turkish: Bazı düzeltmeler yaptım.

English: Thank you for the corrections.
Turkish: Düzeltmeler için teşekkür ederim.

Corrections ingilizcede ne demek, Corrections nerede nasıl kullanılır?

End corrections : Uç düzeltmeler.

Make corrections : Düzeltme yapmak.

Correction by himself : Yanlış olarak gerçekleştirilmiş olmalarında kuşku edilmeyen açık ve kesin nitelikteki vergi bozukluklarının doğrudan doğruya yönetimce düzeltilmesi. Yönetimce düzeltme.

Correction demand : Yanlış olarak gerçekleştirilen vergiler için yükümlünün vergi örgütüne dilekçe ile baş vurarak gerekli düzeltmenin yapılmasını istemesi. Düzeltme istemi.

Correction factor : Düzeltme etkeni. Düzeltme faktörü. Düzeltme katsayısı. Tashih faktörü. Düzeltme çarpanı.

Correction for guessing : Rastlantı etkisini ortadan kaldırmak ya da azaltmak için, bir testin doğru-yanlış ve doğru-seçmeli maddelerinden elde edilen puanların, yanlış yanıtların sayısına göre ve kuralına uygun olarak azaltılması işlemi. Kestirim düzeltmesi.

 

Disable error correction mode : Hata düzeltme kipini devreden çıkar.

Correction of age : Yaş tashihi.

Correction registration : Düzeltme yazılımları. Gerçekleştirmeler, değer azalmaları, gereç yığınak farkları, aşınma payı ve benzerleri işlemler yazılımlarının ayarlanmasını sağlamak amacıyla uygulanan sayışmanlık işlemleri.

Correction range : Düzeltme erimi.

İngilizce Corrections Türkçe anlamı, Corrections eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Corrections ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Forfeit : Zarar. Kayıp. Ceza olarak kaybetmek. Ceza olarak vermek. İhmalden dolayı kaybedilen şey. Yoksun kalmak. Kaybetmek. Ceza olarak kaybetme. Bedel.

Apodosis : Sonuç tümceciği.

Rectification : Rektifiye. Tasfiye. Doğrultma. Doğru akıma çevirme. Düzelme. Bir aracın yetenek, yeterlik ve gücünü, ilk andaki verimlilik niceliğini arttırma ya da doğal yaşam süresini uzatma. kullanılma biçimini, kendisine özgü hizmetin niteliğini değiştirme amacıyla asıl yapısında ve tümünde değişiklikler yapma. Verimleme. Damıtarak arıtma.

Ameliorations : Ameliyorasyon. İyileşme. Gelişme. Düzelme. Tadil. Islah. Anlam yücelmesi. İyileştirme. İmar ve ihya etme.

Social control : Sosyal kontrol. Toplumsal kontrol. Toplumsal denetim. Bireylerin ya da toplumsal kümelerin toplumsal düzenin beklentilerine uygun biçimde davranmalarını sağlamaya yönelik önlemlerin tümü.

Department of local government : Yerel idare bölümü.

Amende : Para cezası.

Defense : Savunu. Vikaye. Defans oyuncusu. Savunma. Görevi karşı takımın akıncılarına karşı kaleyi korumak olan oyuncuların kurdukları kat. Himaye. Bir takımın kalesini korumak ve gol yememek için oyun süresince çaba göstermesi. Koruma. Savunma katı.

 

Revisions : Düzeltilmiş baskı. Düzeltmeler. Gözden geçirme. Revizyon. Düzeltme yapma.

Avowals : İtiraf. İkrar. Kabul etme. Beyan. Açıkça söyleme.

Corrections synonyms : local department, department of corrections, corroborations, redressing, mortification, amendment, chastening, fines, punishments, correct, revision, justification, bonification, evidence in support, fine, castigation, redresses, punishment, confirmation, correction, forfeiture, penalising, forfeitures, chastisement, adjusting, rectifications, debugging, affirmance, penalisation, amendments, affirmations, amelioration, castigations.