Ring for türkçesi Ring for nedir

  • Zilli çalarak çağırmak.

Ring for ile ilgili cümleler

English: Ali didn't tell anyone that he'd bought a diamond ring for Mary.
Turkish: Ali Mary için bir elmas yüzük aldığını hiç kimseye söylemedi.

English: Ali bought an engagement ring for Mary with money he inherited from his grandfather.
Turkish: Ali büyükbabasından miras kalan parayla Mary için bir nişan yüzüğü aldı.

English: Ali doesn't want to buy an expensive engagement ring for Mary.
Turkish: Ali Mary için pahalı bir nişan yüzüğü almak istemiyor.

English: After retirement, Teresa devoted herself to caring for orphans.
Turkish: Emekli olduktan sonra, Teresa kendini yetimlerin bakımı için adamış.

English: Ali is busy preparing for his trip.
Turkish: Ali gezisi için hazırlanmakla meşgul.

Ring for ingilizcede ne demek, Ring for nerede nasıl kullanılır?

Ring : Daire içine almak. Çınlatmak. Yüzük. Gırgır ağlarının alt kısmında yer alan ve ağın alttan kapatma düzeneğinde görev yapan istinga halatının içinden geçtiği halkalar. gemi içini aydınlatmaya yarayan, içinde zeytinyağı bulunan siperli fener. Halka biçiminde doğramak. Kuşatmak. Halka. Çember. Çalmak (zili veya çanı). Yüzük takmak.

For : -e. Adına. Yerine. Namına. Nedeniyle. Zira. -dir. -e elverişli. Yönünden.

 

Ring for a servant : Hizmetçiyi çağırmak.

Ring a bell : Çağrıştırmak. Bir şey hatırlatmak. Aklına getirmek. Anımsamasına neden olmak. Kampana çalmak. Anımsatmak. Bir şeyi hatırlamak. Bir şeyler çağrıştırmak. Yabancı gelmemek. Işık yakmak.

Ring abscess : Halka apse. Ring apse.

Ring around rosy : Daire şeklinde oyun. Halka şeklinde dans.