Rockets türkçesi Rockets nedir
- Papara.
- Havai fişek.
- Azar.
- Roka.
- Roketler.
- Roket.
- Füze.
Rockets ile ilgili cümleler
English: My son loves rockets.
Turkish: Oğlum roketleri sever.
English: The rockets were fired from a launching pad.
Turkish: Roketler bir fırlatma rampasından ateşlendi.
English: Today’s spacecraft use rockets and rockets use large quantities of propellant.
Turkish: Bugünün uzay araçları roketler kullanıyor ve roketler büyük miktarda itici yakıt kullanıyor.
Rockets ingilizcede ne demek, Rockets nerede nasıl kullanılır?
Brockets : Kuzey dakota eyaletinde şehir. İki yaşında erkek geyik.
Crockets : Kule ucu veya çatı kenarındaki eğik duvar köşesinde kullanılan kıvrık yapraklı mimari süs. Crocket.
Retrorockets : Geciktirme roketi. Yavaşlatma roketi. Fren roketi.
Skyrockets : Birden artmak. Birdenbire yükseltmek. Havai fişek. Birdenbire yükselmek veya artmak. Hava fişeği. Fırlamak.
Sprockets : Zincir dişlisi çarkı. Film şeridi dişlisi. Zincir dişlisi.
Anti submarine rocket : Denizaltı avcı gemisi.
Rocket engine : Roket makinesi. Roket motoru. Sıvı yakıtlı roket motoru.
Rocket bomb : Komutalı bomba. Füze bombası. Roket bomba. Roket bombası. Tepkili bomba.
Antitank rocket launcher : Tank veya başka zırhlı araçları yok etmek için tasarlanmış olan roketler ateşleyen elde taşınan silah. Tanksavar roket fırlatıcısı.
Rocket projector : Roket rampası. Roket atma cihazı. Roketleri fırlatmak için kullanılan silah. Roket fırlatıcı. Roketatar. Roket lançeri.
İngilizce Rockets Türkçe anlamı, Rockets eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Rockets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Projectile : Fırlatıcı. Atılan cisim. Büyük hızla atılan ve bu sırada edindiği devinirlik ile devinimini sürdüren nesne. İtici. Atıcı. Projektil. Mermi. Kurşun. Atma.
Censure : Tektir etmek. Cezalandırmak. Sertçe eleştirmek. Kınama. Tenkit etmek. Eleştirmek. Kınamak. Suçlamak. Tekdir.
Jaw : Azarlamak. Sıkıcı konuşmak. Nasihat faslı. Vırvır. Fırça çekmek. Paylamak. Çene. Dırdır. Sıkıcı öğütler vermek.
Pouch : Biyoloji, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kese. Poş. Yutmak. Torba ya da cep biçiminde herhangi bir yapı. cep. Para kesesi. Avurt. Cebe indirmek. Torbalanmak. Torbacık.
Garden rocket : Keskin kokulu yenilebilir yeşil yaprakları olan akdeniz bitkisi. Roka (salatalarda kullanılan).
Vest pocket : Ceket cebi. Minyatür. Cep.
Pyrotechnical : Tenek fişekçiliği. Payroteknik. Parlak (zeka). Fişekçilik ile ilgili.
Skyrocket : Birdenbire yükselmek veya artmak. Birdenbire yükseltmek. Hava fişeği. Birden artmak. Fırlamak.
Rebuke : Sitem etmek. Azarlama. Ders vermek. Döşenmek. Azarlamak. Fırça atmak. Fırça çekmek. Paylamak. Çıkışmak.
Scolding : Çıkış. Paylama. Fırça. Tekdir. Kınama. Azarlayan. Azarlama.
Rockets synonyms : slash pocket, pocket flap, patch pocket, objurgations, ballistic missiles, going over, scoldings, earfuls, hip pocket, censuring, bird, projectiles, censures, censured, firework, missile, ballistic missile, skyrockets, objurgation, sparkler, rebukes, earful, rocketed, aerospace, jobation, rocket, missiles, banger, dressing down, noise, pyrotechnic, garment, lashing.
Rockets zıt anlamlı kelimeler, Rockets kelime anlamı
Stable : Kararlı. Ahıra bağlanmak. Oturmak. Damız. Sarsılmaz. Değişmez. Tavla. Çevrenin atlar üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla inşa edilen at barınağı. Ahıra koymak. Ahırdaki atlar.
Give : Yapıvermek. Tanımak. Doğruluğunu kabullenmek. Bel vermek. Armağan etmek. Düzenlemek. Esneklik. Gitmek. Hediye etmek. Uçlanmak.

Bu kısımda Rockets kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Rockets ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Rockets anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Rockets ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.