Roll back türkçesi Roll back nedir

  • Tesirsiz hale getirme.
  • Daha düşük bir fiyat tespit etme.
  • Düşürmek.
  • Aşağı çekmek (fiyat).
  • Tutarı geriye çekme.
  • Ucuzlatmak.
  • Değişiklikleri kaldırmak.
  • Düşman savunmasını zayıflatma.

Roll back ingilizcede ne demek, Roll back nerede nasıl kullanılır?

Roll : Yaprak haline getirmek (metalurji terimi). Soymak (sarhoş vb). Takla (yuvarlanma). Sallanmak. Ağzında yuvarlayarak söylemek. Makaraya değil, göbekli ya da göbeksiz olarak kendi çevresinde sarılmış çeşitli çaptaki film tomarı. Rulo yapmak. Sallamak. Gümbür gümbür çalmak. Yuvarlanmak.

Back : Ters. Önce. Arkasını imzalamak. Arkaya. Kasalı çalgılarda kasanın arka tarafında kalan ve genellikle birbirine yapıştırılmış iki simetrik parçadan oluşan ağaç tabakası. Geride. Geçmişe. Art. Sırt. Ciro etmek.

Roll call : İsmen sayma. İsim yoklaması. Yoklama. Verilmiş bir ders, işlenmiş bir konu ya da tamamlanmış bir ünite ile ilişkili olarak öğrencilerin başarı durumlarını anlamak için ders öğretmenince yapılan kısa süreli, küçük sınav. bk. sözlü yoklama, yazılı yoklama. öğrencilerin derste (derslikte, işlikte, uygulamada) bulunup bulunmadıklarını anlamak için yapılan araştırma. Asker yoklaması. Askerlik yoklaması. Yoklama alma. Öğrenci yoklaması.

Roll in : Yatağa girmek. İçinde yüzmek. Oluk gibi akmak. Yığınla gelmek. Çok para tutmak (pahalı vb). Kıvrılıp yatmak. Tortop olmak. Yağmak. Belleğe getirmek.

 

Roll mark : Hadde izi.

Roll neck : Balıkçı yaka. Balıkçı yakalı (giysi). Kıvrılabilir veya katlanabilir yüksek dar yaka. Dik yaka.

İngilizce Roll back Türkçe anlamı, Roll back eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Roll back ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Depreciated : Küçük düşürmek. Değer kaybetmiş. Değer yitirmiş. Aşınmış. Amorti edilmiş. Değeri düşmek. Değerini düşürmek. Küçümsemek.

Downscale : Ölçek küçültmek. Daha az pahalılaştırmak. Azaltmak. Boyut küçültmek.

Curtailing : Kısmak. Kısaltmak. Kısa kesmek.

Depreciating : Küçümsemek. Küçük düşürmek. Değerini düşürmek. Değeri düşmek.

Cheapen : Değerini düşürmek. Değer kaybetmek. Değerini kaybetmek. Değeri düşmek. Alçaltmak. Ucuzlamak. İtibarını düşürmek.

Become cheap : Değerini düşürmek. Değeri düşmek. Ucuzlamak.

Cheapening : İtibarını düşürmek. Değerini düşürmek. Ederlerde indirim yapma. Değer kaybetmek. Ucuzlatma. Değeri düşmek. Alçaltmak. Ucuzlamak. Değerini kaybetmek.

Deflated : Havasını boşaltmak. Havası boşaltılmış. Gururunu kırmak. Hüzünlü. Yükselişe müdahele etmek. Azaltılmış. Sönük. Burnunu sürtmek. Kederli.

Depreciates : Değerini kaybetmek. Fiyatını kırmak. Küçümsemek. Değer kaybetmek. Küçük düşürmek. Kıymetten düşmek. Değerini düşürmek. Değeri düşmek. Hor görmek.

Become cheaper : Değerini düşürmek. Ucuzlamak. Değeri düşmek.

Roll back synonyms : deflate, depress, curtail, bring down, close out, depreciate, deflates, depresses, cheapened, mark down, cheap, deduct, deducts, disprize, cause to fall, rolling back, detract from, cheaps, cheapens, detract, deflating, curtails, beat down.