Roll in türkçesi Roll in nedir
- Çok para tutmak (pahalı vb).
- Yatağa girmek.
- Belleğe getirmek.
- Oluk gibi akmak.
- Tortop olmak.
- Kıvrılıp yatmak.
- Yığınla gelmek.
- Yağmak.
- İçinde yüzmek.
Roll in ile ilgili cümleler
English: I was the only child to enroll in college.
Turkish: Koleje kaydolan tek çocuktum.
English: He was not allowed to enroll in the college.
Turkish: Üniversiteye kayıt yaptırmasına izin verilmedi.
English: Ali and Mary held hands as they watched the fog roll in.
Turkish: Ali ve Mary sisin yağışını izlerken el ele tutuştular.
Roll in ingilizcede ne demek, Roll in nerede nasıl kullanılır?
Roll : Takla (yuvarlanma). Yalpa yapmak. Tekerlekler üzerinde gitmek. Rulo ile boyamak. Tomar yapmak. Ağzında yuvarlayarak söylemek. Gitmek (araba). Rulo yapmak. Haddeden geçirmek. Yuvarlanmak.
In : İktidardaki. Da. Olarak. İçeriye. İçine. Dahili. İçeri. Tutulan. Halinde. İçeri doğru yönelen.
Roll back : Düşman savunmasını zayıflatma. Daha düşük bir fiyat tespit etme. Tesirsiz hale getirme. Ucuzlatmak. Tutarı geriye çekme. Düşürmek. Değişiklikleri kaldırmak. Aşağı çekmek (fiyat).
Roll call : İsim yoklaması. Verilmiş bir ders, işlenmiş bir konu ya da tamamlanmış bir ünite ile ilişkili olarak öğrencilerin başarı durumlarını anlamak için ders öğretmenince yapılan kısa süreli, küçük sınav. bk. sözlü yoklama, yazılı yoklama. öğrencilerin derste (derslikte, işlikte, uygulamada) bulunup bulunmadıklarını anlamak için yapılan araştırma. İsmen sayma. Asker yoklaması. Askerlik yoklaması. Yoklama alma. Öğrenci yoklaması. Yoklama.
Roll mark : Hadde izi.
Roll neck : Dik yaka. Kıvrılabilir veya katlanabilir yüksek dar yaka. Balıkçı yaka. Balıkçı yakalı (giysi).
İngilizce Roll in Türkçe anlamı, Roll in eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Roll in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Hailed : Topa tutmak. Dolu yağmak. Yağdırmak. Limanından gelmek. Çağırmak. Selamlamak. Taksi çağırmak. Yerlisi olmak.
Wallow in : Çamurda yuvarlanmak. Ağnamak. Çamura bulanmak. Yuvarlanmak.
Snuggle down : Büzülüp yatmak.
Snuggles : Sarılıp yatmak. Sarılmak. Kucaklamak. Yanına kıvrılmak. Sarınıp yatmak. Yanına sokulmak. Kıvrılmak. Sokulmak.
Hailing : Taksi çağırmak. Yağdırmak. Dolu yağmak. Topa tutmak. Limanından gelmek. Çağırmak. Yerlisi olmak. Selamlamak.
Pours : Yağdırmak. Üşüşmek. Dökmek. Akmak. Dökülmek (kalıba). Boşaltmak. Akıtmak. Yığılmak.
Pour : Yığılmak. Üşüşmek. Boşaltmak (sıvı vb dökmek). Dökmek. Boşaltmak. Akıtmak. Dökülmek (kalıba). Yağdırmak. Akmak.
Hail down : Topa tutmak. Yağdırmak.
Precipitate : Apar topar. Kimyasal bir tepkime sonucunda, çözeltide çözünmediği için katı olarak ayrılan ve tanecik büyüklüğü nedeniyle dipte toplanan özdek. Çökelti. Sıvı içindeki bir tepkime sonucu, dibe çöken çözünmez özdek (deney tüpünde olduğu gibi). Presipitat. Çökelek. Acele. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Telaşlı.
Hail : Çağırmak. Yağdırmak. Göklere çıkarmak. Taksi çağırmak. Seslenmek. Dolu. Övmek. Takdir etmek. Alkışlamak.
Roll in synonyms : fall, raining, poured, shower, hit the sack, swim in, snuggling, hails, rained, sack out, get between the sheets, snuggle, snuggled, showering, get between the sheet, shake down, rain.

Bu kısımda Roll in kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Roll in ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Roll in anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Roll in ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.