Roof türkçesi Roof nedir

  • Üst kısım.
  • Dam.
  • Yuva.
  • Damını yapmak.
  • Çatısını örtmek.
  • Çatısını yapmak.
  • Çatı.
  • Madencilik alanında kullanılır.
  • En yüksek çekit ya da düzey.
  • Ev.
  • Çatı yapmak.
  • Ruf.
  • Çatı olmak.
  • Çatı ile örtmek.
  • Üstünü kapamak.
  • Tavan.

Roof ile ilgili cümleler

English: Ali fixed the roof of his house just yesterday.
Turkish: Ali dün evinin çatısını tamir etti.

English: Ali bumped his head on the roof of the car.
Turkish: Ali kafasını arabanın çatısına çarptı.

English: Ali fell off the roof and broke three ribs.
Turkish: Ali çatıdan düştü ve üç kaburgasını kırdı.

English: Ali climbed up the ladder to the roof of the garage.
Turkish: Ali garajın çatısına merdivenle tırmandı.

English: Ali fell off the roof and died.
Turkish: Ali çatıdan düştü ve öldü.

Roof ingilizcede ne demek, Roof nerede nasıl kullanılır?

Roof arch : Tavan kemeri. Tavan yayı.

Roof bar : Teras bar. Sarma. Tavan çubuğu. Çatı barı. Kavisli boru. Kemer.

Roof block : Çatı bloku.

Roof bolt : Tavan saplaması.

Roof caving : Tavan göçertme.

Roof support : Tavan desteği.

Roof light : Tavan lambası. Çatı ışıklığı.

Roof rack : Boşluğu. Port bagaj. Tavan sepeti. Portbagaj. Tavan galerisi. Üst bagaj.

Roof lamp : Aracın içini aydınlatmak için tavana konan ışıtaç. Tavan lambası. Tavan ışıtacı.

 

Roof pressure : Tavan basıncı.

İngilizce Roof Türkçe anlamı, Roof eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Roof ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Thatched roof : Saz çatı. Kamış çatı. Sazdan çatı. Saman çatı.

Vault : Atletizm, jimnastik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kemer yapmak. Vücudun, sıçrama gücü ile bulunduğu dayanak yüzeyinden koparak ayrı bir düzeye konması. Mezar. Yüksek atlama. Üzerinden atlamak. Filmlerin dış etkilerden korunması ve saklanmasında kullanılan, havalandırma ve yangın söndürme donanımı bulunan madenden korumalık. Sırıkla atlamak. Dolap. Atlamak.

Lofted : Yükseğe atmak. Tavanarası odası. Samanlık. Kilise balkonu. Çatı arası. Çatıkatı. Ahır üstündeki samanlık. Tavan arası. Güvercinlik.

Fabric : Bir kayacın iç yapısı. (iç yapı, kayacın oluşum koşullarına bağlı olduğundan belli başlı doku örneklerinde, kayaç cinslerine göre şöyledir: a) kor kayaçlar. 1. kristal: kayaç yapıcı minerallerin hepsi kristal biçimi göstermektedir, aralarında bağlayıcı madde yoktur. kristal dokunun şu cinsleri vardır: a) tüm kristal: kayacı yapan bütün mineraller kristallenmişlerdir. b) yarı kristal: kristallenmiş yapıcılar arasında camsı madde de vardır. c) iri kristalli: kristallenmiş yapıcılar çıplak gözle görülebilmektedirler. ç) ince kristalli: kristal yapıcılar ancak mikroskopla seçilebilmektedir. d) taneli: kristallenmiş yapıcıların büyüklük ve biçimleri ortalama özdeştir. iri, ufak ve sık taneli dokular vardır. 2. camsı: kayaç tüm ya da büyük çoğunlukla, camsı bir madde ile yapılıdır. 3. porfirsi: sık taneli ya da camsı bir kayaç hamuru içinde kendine özgü kristal biçimi gösteren kristaller vardır. 4. camsı porfirsi: kayaç hamuru büsbütün camsı maddedir ve bu hamur içinde iri kristaller bulunmaktadır. 5. akış izli doku: kayacın geldiği magmanın akış yönü, kayaç hamurundaki kristalciklerin sıralanışından ve camsı maddenin biçiminden bellidir. 6. yuvarsı doku: camsı madde ile yapılı kayaç hamurunda, özekten ışınsal ve küresel biçimler vardır. a) tortul kayaçlar. doku genellikle birikme koşullarına uygun olarak katlıdır. c) başkalaşım kayaçları. mineralleri az çok özdeş zamanda kristallendiklerinden, bu kayaçlarda, genellikle kristal başkalaşım dokusu bulunur: a) mozaiksi doku: kayacın mineralleri taneli biçim gösterir. b) eşit doku: kayacın minerallerinin taneleri ortalama birbirine eşit büyüklüktedir. c) değişik doku: minerallerin tane büyüklükleri çeşitlidir. ç) porfirsi başkalaşım dokusu: taneli kayaçta, ötekilerinden sonra ve çok daha büyük tane büyüklüğünde gelişmiş kristaller vardır. d) porfir kırıklı doku: başkalaşımdan önce oluşmuş kristaller, kayaçta kalıntı durumunda bulunur. İskele. Nesiç. Kumaş. Bez. Bünye. Doku. İnşa. Yapı.

 

Hearth : Aile ocağı. Şömine tabanı. Yürek. Demirci ocağı. Ritmik kasılmalarıyla kanın dolaşımını sağlayan ve devam ettiren, değişik sayıda odacıklara ayrılmış veya tüp biçiminde, kaslı bir organ. kalp. Fırın. Ocak tabanı. Şömine. Yurt.

Advancing longwall : İlerleyen uzunayak.

Creep : Yaltakçı. Sızıntı. Emekleme. Sığınak. Emeklemek. Sünmek. Sarılmak. Yayılma. Sokulmak. Sarılarak büyümek.

Alveolus : Akciğerlerde gaz değişiminin yapıldığı çok ince duvara sahip hava kesesi. memedeki kübik epitel ve miyoepitelden meydana gelen salgı bezi yapısı. küçük çukur. diş yuvası. Akciğerde bronşçukların sonlandığı küçük kese şeklindeki boşlukların son ucu. bez yapılarındaki küçük boşluklar. 3-küçük bir kese şeklinde olan herhangi bir boşluk. Alveolus. Küçük boşluk, çukurluk. mikroskopik, epitel hücrelerinden oluşan memenin süt yapan küresel birimi. Hava keseciği. Diş çukuru. Alveol. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Diş yuvası. Beze taneciği.

Frameworks : Yapı. Kadro. Sistem. İskelet.

Fabrics : Kumaş. Dokuma. İnşa. Yapı. Bünye. Mefruşat. Bez.

Roof synonyms : hipped roof, sunshine roof, protective covering, protective cover, slate roof, roof peak, hip roof, saddleback roof, housetops, eaves, docs, headpieces, tile roof, protection, housetop, coped, acetylene lamp, creeps, saddle roof, deck, advance per shift, roofing, day nursery, adit, dwelling house, additional support, ceiling, fornix, creches, acid treatment, dwelling, decks, loft.

Roof zıt anlamlı kelimeler, Roof kelime anlamı

Uncover : Örtüsünü ya da kapağını açmak. Şapka çıkarmak. Örtüsünü kaldırmak. Meydana çıkarmak. Kapağını açmak. Örtüsünü açmak. Ortaya çıkarmak. Su yüzüne çıkarmak. Deşifre etmek. Ortaya çıkmasını sağlamak.

Roof ingilizce tanımı, definition of Roof

Roof kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The cover of any building, including the roofing ([Bakınız: Roofing]) and all the materials and construction necessary to carry and maintain the same upon the walls or other uprights. In the case of a building with vaulted ceilings protected by an outer roof, some writers call the vault the roof, and the outer protection the roof mask. It is better, however, to consider the vault as the ceiling only, in cases where it has farther covering. To cover with a roof.