Rummagers türkçesi Rummagers nedir
- Deyatlı bir araştırma yapan kimse.
- Didik didik arayan kimse.
Rummagers ingilizcede ne demek, Rummagers nerede nasıl kullanılır?
Rummager : Deyatlı bir araştırma yapan kimse. Didik didik arayan kimse.
Rummage goods : Iskarta eşya. Mezat malı.
Rummage out : Araştırarak bulmak. Araştırıp bulmak.
Rummage sale : Elde kalan malların haraç mezat satışı. Eski eşya satışı. Tapon mal satışı. Bir hayır kurumu vb yararına ikinci el eşya satışı. Yardım dernekleri yararına yapılan kullanılmış eşya satışı. Hayırsever bir kurum yararına yapılan kullanılmış eşya satışı. İkinci el eşya satışı. Kullanılmış eşya satışı.
Rummage : Altüst edip aramak. Altını üstüne getirme. Karıştırmak. Araştırmak. Aramak. Aktarmak. Araştırma. Bir yeri karıştırmak. Didik didik aramak. Altını üstüne getirmek.
Brummagem : Birmingham (kenti). Gösterişli ama değersiz şey. Taklit. Sahte. Gösterişli ama değersiz.
Scrummage : İtip kakma. Saldırı (amer. fut.). Saldırış. Hamle (amer. fut.). Çarpışma. İtişip kakışma.
Rummages : Araştırma. Altını üstüne getirme. Aramak. Altını üstüne getirmek. Bir yeri karıştırmak. Araştırmak. Didik didik aramak. Altüst edip aramak. Karıştırmak.
Rummaging : Gümrük muayenesi. Araştıran bir başka insana yönlendirilmemiş ve düzensiz görünen bir kimseye ait eşyalar arasında arama. Detaylı araştırma. Gümrük tarafından aranma. Gemide arama yapma. Heryeri arama.
Rummaged : Araştırmak. Didik didik aramak. Aramak. Didik didik aranmış.
İngilizce Rummagers Türkçe anlamı, Rummagers eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Rummagers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Search : Kollamak. Bilgisayar, bilişim, hukuk alanlarında kullanılır. Bakma. Sondalamak (medikal tıp terimi). Aramak. Arama tarama yapmak. Araştırmak. Bir öğeler kümesinin, belirtilen bir özelliği taşıyan bir ya da birden çok öğenin bulunması amacıyla incelenmesi. Gedik açmak (mermi). Arama.
Smother : Bunalmak (dumandan veya havasızlıktan). Yenilmek. Kaplamak. Kontrol altına almak. Havasızlıkdan ölmek. Boğarak öldürmek. Gelişmesini engellemek. Bastırmak. Boğulmak. Bunaltmak (duman veya havasızlık).
Jumble : Karışık iş. İntizamsızlık. Karmakarışık olmak. Karışıklık. Karmakarışık etmek. Düzensiz karışım. Hayırsever bir kurum yararına yapılan kullanılmış eşya satışı. Karışmak. Düzensizlik. Düzensiz bir şekilde karıştırmak.
Muddle : Kafasını karıştırmak. Dağıtmak. Karmakarışık etmek. Sersemletmek. Şaşkına çevirmek. Becerememek. Bozmak. Şaşırtmak. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Karıştırmak.
Fuddle : Zihnini karıştırmak. Sarhoşluk. (içki) sersemletmek. Sızmak. Çakırkeyif yapmak. Şaşkınlık. Sersemlik. Şaşırtmak. Sersemletmek. Çakırkeyif olma.
Welter : İçinde yuvarlanmak. Kontrolsüzce dolanmak. Yüzükoyun yatmak. Yüzüstü yatmak. Debelenmek. Yatıp yuvarlanmak. Ağnamak. Kontrolsüzce hareket etmek. Karmaşa. Karışıklık.
Clutter : Karıştırmak. Darmadağınlık. Darmadağınık etmek. Dağıtmak. Dağınıklık. Darmadağın etmek. Karman çormanlık. Saçıştırılmış şeyler. Karmakarışık etmek. Koşuşmak.
Rummagers synonyms : mare's nest.

Bu kısımda Rummagers kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Rummagers ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Rummagers anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Rummagers ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.